Şükriye Tutkun 'Erkan Oğur' adına İbrahim Kalın'dan özür diledi

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın şarkısında kopuz çaldığı için eleştirilen Müzisyen Erkan Oğur gelen tepkiler üzerine 'benim hatamdı' demişti. Bu açıklama sonrası sanatçı Şükriye Tutkun, Erkan Oğur adına İbrahim Kalın'dan özür diledi.

Şükriye Tutkun 'Erkan Oğur' adına İbrahim Kalın'dan özür diledi

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın sözü, müziği kendisine ait olan ve bizzat seslendirdiği "Hiç oldum" türküsünün klibi geçen günlerde Youtube ve diğer dijital müzik platformlarında yayınlandı.

Kalın'ın seslendirdiği türküye kopuz çalarak eşlik ettiği için eleştirilen müzisyen Erkan Oğur gelen tepkiler üzerine "İçimin bir köşesi cız etmişti, 'benim ne işim var' diye. Halk müziğini seven birisi olduğunu sezdiğim için bu işe eşliği kabul ettim. Sanırım bu benim hatam idi" ifadelerini kullanmıştı.

Oğur, “Benim Saray ve kendi menfaati için müzik yapan birisi olduğumu ifade edenler oldu. Tersine Saray'ın verdiği ödülü kabul etmemiştim. Cumhurbaşkanı Müzik Ödülü'nü kabul etmemiştim” demişti.

Oğur'un bu sözleri üzerine sanatçı Şükriye Tutkun Twitter hesabından "Halk müziğine gönül vermiş bir müzisyen olarak bu davranıştan ötürü İbrahim Kalın'dan ben özür diliyorum" dedi.

Kalın'ın sanatçı kişiliğinden dolayı politik görüşüne bakmaksızın Erkan Oğur ile çalışabilecek kadar "müziksever" olduğunu belirten Tutkun, "ama müziğin evrensel olduğunu savunan solcu dostlarımız, sırf politik görüşü sebebiyle kendi ülkesinin müzik insanına kıyabiliyor. Müzik hani evrenseldi?" diye sordu.

ERKAN OĞUR NE DEDİ?

Erkan Oğur’un Independent Türkçe'den Ali Kemal Erdem'in sorularına önceki gün şu yanıtları vermişti:

Projeye nasıl katıldınız?

Ben sadece müzikle ilgili bir yaklaşımla ve İbrahim Kalın'ı bağlama seven, halk müziğiyle ilgili birisi diye hissettiğim için birkaç müzisyen arkadaşın ricası üzerine kopuzumla eşlik ettim. Düzenleme yapmadım. Onu yanlış yazıyorlar ya da yapımcı mı böyle yazmış bilemiyorum. Öylesine bir stüdyo işiydi, benim için ondan öte bir şey değildi.

‘İBRAHİM KALIN DA ARADI, RİCACI OLDU’

İbrahim Kalın, çalmanız için ricacı oldu mu?

Kendisi de aradı, ricacı oldu. 'Çalarsam mutlu olacağını' söyledi. Ben de 'Benim için bağlama çalıp, halk müziği seven İbrahimsiniz. Tabii ki çalarım' dedim. Ama çalan müzisyen arkadaşlar daha önce bilgiliydiler herhalde. Daha önce çalışma yapmışlar çünkü. Müzik hazırlanmış. Sağına soluna benim de bir şeyler çalmamı istediler. Ben de dokundum.

‘BUGÜNKÜ İKTİDARI TASVİP EDEN BİRİ DEĞİLİM’

Ne zaman oldu bu proje?

Neredeyse 1,5-2 yıl geçti. Ne çaldığımı bile unuttum.

Çalışmaya katıldığınız için bir eleştiri bekliyor muydunuz?

İçimin bir köşesi cız etmişti, benim ne işim var diye. Belki benim de hatam olmuş olabilir, böyle bir şeyi kabul etmek. Ben sadece müzik tarafına baktığım için çalmakta pek sorun görmedim. İnsanlar başka taraflara çektiler. Beni tanımadıkları için. Ben bugünkü iktidarı, hükümeti politikaları nedeniyle tasvip eden biri değilim.

Son eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Benim Saray ve kendi menfaati için müzik yapan birisi olduğumu ifade edenler oldu. Tersine Saray'ın verdiği ödülü kabul etmemiştim. Cumhurbaşkanı Müzik Ödülü'nü kabul etmemiştim.

Bazı kişiler sanatla, müzikle siyasetin farklı şeyler olduğunu söylerken bazıları da sanatın, müziğin içinde de siyasi tavır olacağını söyledi. Siz ne diyorsunuz bu konuda?

Olabilir. Birçokları böyle düşünebilir. Düşüncelere saygım var. İnsan varlığı, siyaset konusunun içinde olmamazlık edememiştir. Kimi aktif, kimi pasif olarak siyasetle ilgilenir. Ben solcu, devrimci birisiyim.

Yaşanan polemiğin ardından İbrahin Kalın sizi aradı mı?

Çok üzüldüğünü belirten mesajlar aldım.

‘HATASIZ BİR İNSAN GÖSTERİN’

Peki usta bir müzisyen olarak İbrahim Kalın'ın müzik yorumunu nasıl buldunuz?

Güzel, tok bir sesi var. Bağlamasını güzel çalıyor, deyişler söylüyor. Halk müziğini seven birisi olduğunu sezdiğim için bu işe eşliği kabul ettim. Sanırım bu benim hatam idi. Hatasız bir insan gösterin. Yoksa konumuyla, yaptığı işlerle, bulunduğu pozisyonla alakam yok. Elinde bağlamayla yürüyen ve halk müziğini seven biri benim için. Ben siyasetçi değilim. Müziğim siyaset üstüdür. Kendi felsefesini içerir. O da ses ve sessizlik oluşmaktadır. Şu an ses bölümündeyim. Bu demek değil ki ben apolitik birisiyim. Devrimci bir tarafım var. Tırnaklarımızla buraya geldik.

‘KURMAYA ÇALIŞTIĞIM OKULLA İLİŞKİLENDİRİLME ÜZDÜ BENİ’

Kalın'ın seslendirdiği türküye eşlik etmeniz nedeniyle gelen eleşitirlerde en çok sizi ne üzdü?

Bodrum'un Gümüşlük Köyü'nde açmaya çalıştığım müzik okuluyla ilişkilendirilmesi beni fazlasıyla üzdü. Herhangi bir maddi beklenti karşılığında eşlik etmedim, böyle bir tarzım da yok. Beni rahatsız eden okul meselesinde insanların bilip bilmeden bir şeyler söylemesi. Derslerin verildiği yer, köyün eski okulu. Terkedilmiş, virane haldeydi. Burası bugün CHP belediyesine ait bir sanat merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Ben oranın kiracısıyım. Benim ne malım ne başka bir şeyim. Borç içinde bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Orada eğitim yapıyoruz ancak zaten pandemi koşullarında da fazla bir şey yapılamıyor. Pandemi öncesinden beri sahne ve konser çalışmalarını bırakmıştım. Okul ve eğitim işine yönelmiştim. Kendi bestelerimi yapıyorum. Bazen film müziği teklifleri geliyor onları değerlendiriyorum. Son süreçleri böyle geçiriyorum.

‘SEVGİ KALIR’

Vermek istediğiniz son bir mesajınız var mı?

Yaşamın sonu sessizliktir. Bir gün ben de susarım. Sevgi kalır.