Feci kaza, dün 15.30 sıralarında Habipler Mahallesi 2700’üncü sokakta yaşandı. 6 Şubat depreminin ardından İstanbul’a taşınan Gaziantepli ailenin 2 yaşındaki oğlu Salih Muhammed Kaya, evlerinin önündeki yolda kediyle oynuyordu. Bu sırada sokakta bekleyen otomobilin sürücüsü ara sokağa girmek için hareket etti. Yoldaki çocuğu fark etmeyen sürücü, 2 yaşındaki Salih Muhammed Kaya ve kedinin üzerinden geçti.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre ağır yaralanan çocuğu daha sonra fark eden sürücü, onu kucaklayarak aracına aldı. Sürücü tarafından ağır yaralı olarak Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine götürülen Salih Muhammed Kaya tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olay anı, sokakta bulunan bir evin güvenlik kamerasına yansıdı.
‘NE YAPACAĞINI BİLEMEDİ’
Olayın yaşandığı sokakta oturan Emri Aksu, “Aile buraya daha bir sene olmadı geleli. Gaziantep’ten taşınmışlar buraya. Deprem felaketinden sonra geldiler. Araç burada 5-10 dakika duruyor, zaten kamera kayıtlarında da var. Daha sonra hareket ediyor ve hareket ettiği gibi çocuğu eziyor. Yaşlı bir amcaydı. Şoförü tanımıyoruz. Bu mahalleden değildi. Hiç görmediğim birisi, aracı da buralarda hiç görmedik” dedi.
Aynı sokakta oturan Gül Yassıyurt ise, “Araba duruyordu, şoför şoka girmişti. Ona ‘Götür, götür’ dedim. Adam belki iki dakika gözümün içine baktı. Ne yapacağını bilemedi. Aslında önü açıktı. Sonra bastılar gaza ve gittiler” diye konuştu.
Bu arada çocuğu ezen sürücünün gözaltına alındığı öğrenildi.
ÇOCUĞUNUN OYUNCAĞINA VE BİBERONUNA SARILARAK AĞLADI
2 yaşındaki Muhammet’in cenazesini almak için ailesi Yenibosna Adli Tıp Kurumu’na geldi. Kaya’nın annesi gözyaşları içinde çocuğunun oyuncağına ve biberonuna sarılarak ağladığı görüldü. Muhammet Kaya’nın cenazesi ailesi tarafından Adli Tıp Kurumu’ndan alınarak memleketi Şanlıurfa’ya götürüleceği öğrenildi.

MİNİK MUHAMMET’TEN GERİYE BU GÖRÜNTÜLER KALDI
Öte yandan küçük çocuktan geriye 4 gün önce doğum günü için akülü oyuncak araca binerken çekilmiş görüntüleri kaldı.
‘ÇOCUĞU ORADA KEDİ İLE OYNARKEN GÖRMEDİN Mİ?’
Öte yandan hayatını kaybeden çocuğun dayısı Veysel Kaya, “Burada cinayet gibi bir şey görünüyor. Bu lafı söylemek istemiyorum ama ateş düştüğü yeri yakar. Kalabalık bir cadde olsa, çocuk yola atlasa tamam diyeceğim ama mahalle arasında, sakin bir yer. İstanbul’un en sakin yerlerinden Habipler. Böyle sakin bir yerde önce sırtına vurup sonra kafasının üzerine çıkıyorsun. Ya telefonla konuşuyor ya da teyp ile oynuyorsun. Hepimiz şoförlük yapıyoruz. Ufak bir taşı görünce bile kaçıyorsun, koskoca çocuğu orada kedi ile oynarken görmedin mi? Bu nasıl vicdandır? Bu nasıl merhamettir? Yoldaki taştan değersiz miydi bu çocuğun canı? Emniyet teşkilatı devrede. Adam yakalanmış. Bizim tek isteğimiz, tek ricamız bu işin peşini bırakmasınlar.” dedi.

‘YARIN DOĞUM GÜNÜYDÜ’
Dayı Veysel Kaya, şöyle konuştu:
“Daha 4 gün önce babası, taksitle akülü araba aldı. Yarın doğum günüydü bu çocuğun. ‘Bile bile yapmadı, kazadır’ demeyi biz de istiyoruz, en azından biraz yüreğimiz ferahlayacak ama söyleyemiyoruz. Yolun kenarında tek bir çocuk var. Nasıl görmüyorsun? Telefonla konuşuyordu bence.
‘BU ADAMIN DIŞARI ÇIKMASINI KESİNLİKLE İSTEMİYORUZ’
Herkesten rica ediyoruz. Bu adamın dışarı çıkmasını kesinlikle istemiyoruz. Çıkarsa, işin sonu kötüye gidecek. Bu çocuğun babası depremzededir. Hastanede temizlik işçisidir. Ateş düştüğü yeri yakar, Allah kimseye vermesin. Sözün bittiği yer budur. Kucağındaki kedi bile can çekişiyor. Birincide vurdun hiç mi hissetmedin ? Emniyet teşkilatı onu bırakmasın, işin sonu kötüye gidecek. Bunları konuşuyorum diye idam edeceklerini bilsem yine konuşurum.O adamın bırakılmasını istemiyoruz.Kaza demeyi biz de isteriz. Yüreğimiz yanıyor su serpilmiyor yüreğimize. Araba yok trafik yok sakin geniş bir alan. Annesi babası biberon almış çocuğun sütü içinde. Bu nasıl bir ateştir ?Allah düşmanıma böyle bir ateş vermesin”
Ülkemizde araç kullanma bilinci seviyesi çok ciddi bir soruna dönüşmüştür.
40 yıllık şöförüm, trafiğe çıktığımda sürekli hayretler içerisinde kalıyorum.
Telefonuyla oynadığı, yola bakmadığı için olmuştur. Başka açıklaması yok. Araba kullanırken telefonu eline alanın ehliyetine el konmalıdır, araç trafikten men edilmelidir, çok yüksek para cezaları verilmelidir. Bu millet hayata cebinden bağlıdır ve cezadan anlar ancak. Trafik kazalarının en baş sebebi telefona bakarken araç kullanmaktan kaynaklanmaktadır. Be alçak adam senin tarafında olan çocuğu nasıl görmezsin, ne yapıyordun?