Suriye’yi 3’e bölecek HTŞ’yi ‘ılımlaştırma’ planı… Ankara ne yapmalı?

Suriye’yi 3’e bölmeyi hedefleyen ABD merkezli HTŞ’yi ılımlaştırma projesine karşı Ankara’nın atacağı adımlar oldukça kritik. Veryansın Tv’ye konuşan SASAM Başkanı Mesut Emre Karaköse’ye göre öncelikli hamle ‘yabancı savaşçılar’ konusunda olmalı.

Suriye’yi 3’e bölecek HTŞ’yi ‘ılımlaştırma’ planı… Ankara ne yapmalı?

ERAY ÇELEBİ/ VERYANSIN TV

ABD merkezli HTŞ’yi ılımlaştırma projesinde takvim işliyor.

Uluslararası Kriz Grubu’nun bu plana yönelik raporunu Veryansın Tv gündeme getirmişti.

İlgili yazı için tıklayın: Kriz Grubu'ndan İdlib raporu... Türkiye’yi HTŞ ile ittifaka hazırlıyorlar

Raporda “NATO üye ülkelerinin eninde sonunda HTŞ’yi terör örgütü olarak görmeyi ve etiketlemeyi bırakması gerekir. Birleşmiş Milletler de benzer bir değişikliği desteklemeli” ifadeleri dikkat çekmişti.

‘HTŞ’ PLANI DEVREDE

HTŞ merkezinden servis edilen fotoğraflar, örgütü ılımlaştırma planının da uygulamaya geçtiğini gösteriyor.

HTŞ lideri Ebu Muhammed el Cevlani, Amerikan PBS kanalına konuşmuştu. Daha önemlisi “Takım elbiseli ılımlı bir muhalefet lideri” pozu vermişti.

Cevlani bir süre sonra servis edilen fotoğrafta da yardım dağıtan lider olarak lanse ediliyor.

ÖNCÜ İŞARET İDLİB’DE KURULAN ‘HÜKÜMET’

Planın uygulanmasına yönelik öncü işaretler ise daha eskiye dayanıyor. Sahayı yakından takip eden Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM) Başkanı Mesut Emre Karaköse’ye göre “İdlib’in siyasi anlamda yönetimi pozisyonunda sözde bir hükümet ilan ettiler. Adı “Ulusal Kurtuluş Hükümeti”. Kendi içerisinde bakanları, idari teşkilatları olan, Meclis’i olan bir model ortaya koydular. Bu model, HTŞ’nin terör faaliyetleri gerçekleştiren bir örgütten sıyrılıp siyasallaşacağının öncü işaretleriydi.

BİDEN SÜRECİ HIZLANDIRDI

Trump döneminde ortaya konulan planın Biden’ın ABD Başkanı seçilmesinin ardından hızlanmasını ise Karaköse şöyle anlatıyor:

“Biden öncesinde Amerika'nın Suriye siyaseti kendi içerisinde ihtilaflıydı. Farklı yaklaşımlar görüyorduk. Trump kesin bir dille Suriye’den çekileceğini iddia ederken, Amerikan askeri bürokrasisi Suriye sahasını parselledi. Devlet başkanı düzeyinde çekilme tarihi verilirken, ABD’deki sinir merkezleri tam tersine PKK’ya silah sevkiyatına devam etti. Dolayısıyla Başkan’ın da iradesinin ötesinde ABD derin devletinin sahaya bir projeksiyonu var. Biden işte bu projeksiyonu uygulamaya koyacak.”

HEDEF SURİYE’Yİ 3’E BÖLMEK

Tehlikeli projenin perde arkasında ise ABD’nin Suriye'yi 3’e bölme planı var.

İlgili yazı için tıklayın: Tehlikeli HTŞ planının perde arkası... Kimi 'Başbakan' yapacaklar?

Peki Türkiye’yi de doğrudan tehdit eden ‘HTŞ’ planına karşı hangi adımlar atılmalı?

Suriye’yi bölmeyi hedefleyen politikalara karşı toprak bütünlüğünü koruyacak iş birliklerinin sağlanmasının öncelikli hedef olması gerektiğini söyleyen Karaköse’ye göre İdlib sahasındaki mücadele takvimi şöyle olmalı:

‘ÖNCE YABANCI SAVAŞÇILAR SORUNU ÇÖZÜLMELİ’

“Yabancı savaşçılar dediğimiz bir realite var. Avrupa ülkelerinden gelen uyuşturucu bağımlıları, sabıkalı kişiler… Topluma sorun teşkil eden yabancı savaşçıların çoğunluğu İdlib’de yoğunlaştı. Kafkasya’dan gelen Çeçen savaşçılar, Kuzey Afrika’dan gelen cihadist unsurlar… Bu savaşçılar hangi ülkeden geldiyse kendi ülkesine dönmeli ve yargılama sürecinden geçmeli. Ülkeler kendi ceza mevzuatlarına göre bu isimleri yargılamalı.  Türkiye bu politikayı öne çıkarmalı.”

SONRAKİ AŞAMA ÖRGÜTSEL ÇÖZÜLME

Yabancılar çıktıktan sonra örgütsel yapıların liderleri etkisiz hale getirilmeli. Ayrıca bu örgütlerin kontrol ettiği kara para trafiği, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi finans kaynakları kesilmeli. Bunlar yapılırsa zaten örgütlerde büyük oranda bir çözülme sağlanır.

REHABİLİTASYON SÜRECİ

Geride kalan, zamanında bu örgütlerin baskısı altında yaşamış halka yönelik de uzun vadeli rehabilitasyon projeleri uygulanmalı. “

Vahhabi ve selefi akımları tehlikesine dikkat çeken Karaköse, aynı zamanda ideolojik mücadelenin olması gerektiğini söylüyor:

‘İDEOLOJİK MÜCADELE ŞART’

“Kabile, aşiret ve inanç üzerinden ayrılıklar yaratılıyor. Bazı kırılganlıklar var. Bu kırılganlıklar üzerinde çok oynandı. Bu da ciddi bir fay hattı Suriye sahasında. HTŞ vahabilik ve selefiliği yaymak suretiyle bunu kullanıyor.  Bu gelenek bizim gönül coğrafyamızda da yayılıyor. Son olarak Türkiye’de silahlanma meselesi ile gündemimize geldi. Türkiye’nin burada ideolojik mücadele yapması çok önemli. Radikal dinciliğe karşı Türkiye içinde de Suriye sahasında da ciddi bir mücadele edilmesi gerekiyor."