Takıyoruz ama koruyor mu? Maskelerdeki büyük tehlike

Kovid-19’dan korunmak için olmazsa olmaz önlemlerden biri olan medikal maskede standart altüst olmuş durumda. Tüketici Hakları Derneği Başkanı Bülent Yılmaz, mevcut maskelerin koruyucu özellikli filtre görevi gören kumaşların kullanılmadan üretildiğini iddia ediyor. İTÜ’den Prof. Dr. Osman Özipek, maskede kumaştan çok EN-14683 standardına bakılmasını önerirken TSE Başkanı Şahin ‘Standart maske 3 mikrondan büyük damlacıklara bariyer olmalı’ diyor.

Takıyoruz ama koruyor mu? Maskelerdeki büyük tehlike

Bu maskelerin üretilmesi için bazı koşulların olması gerektiğine işaret eden Yılmaz, standartlara uygun maskenin özelliklerini paylaştı:

“Bunlar üç katlı olması ve bazı nitelikleri taşıması gerekiyor. Fakat şu an üretilen maskelerin büyük bölümü bu sorunu yaşıyor. 3 katlı maskelerde 1’inci ve 3’üncü katta ‘sponbond’ isminde bir kumaş kullanılıyor.

Bu kumaşın kilosu 5 dolar. Ancak asıl koruyucu özelliği olan, filtre görevi gören ‘meltblown’ ismindeki kumaş ise içte kullanılmalı. Onun da kilosu 15-17 dolar arasında.

Şimdi maske üreticilerinin büyük çoğunluğu maliyeti düşürmek için her üç katta da ‘sponbond’ denilen kumaşı kullanmaya başladı. Şu an ülkede bulunan bu maskelerin toplumda salgını artırdığını iddia ediyoruz.”

'TEST EDİLMESİ ŞART'

Milliyet'in özel haberine göre İstanbul Teknik Üniversitesi Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı, Tekstil Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bülent Özipek da maskenin standartlara uygun üretilmesinin kumaşıyla ilgili olmadığını söyledi:

“Bu kumaş veya şu kumaş uygundur, 3 veya 5 katı olsa uygundur’ bunlar afaki rakamlar ve saptamalar. Bunların testleri var. Biz bunları EN 14683 belli testlere göre kontrol ediyoruz.

Bu kontrolde bakteri geçiş hızı, basınç farkı gibi standart test metoduna uygun davranıyor olması şart. Ben size şu kumaş iyidir derim, ama adam daha sıkı yapar, daha kalın elyaf kullanır.

Dolayısıyla bunu belli bir kumaş tipine veya özelliğine bağlamak çok yanlış olur. Yapılması gereken bunun EN 14683 standartına test ettirmek gerekir. Değişik kumaşlar üzerinde spekülatif konuşmak yanlış yola iletebilir. Siz o kumaş daha iyi dersiniz. Ancak bir test ederiz değerler tutmaz.”

'SAHTE CE BELGESİ TÜREDİ'

Milliyet’in konuştuğu Femko Denetim Test Belgelendirme Periyodik Kontrol Muayene Hizmetleri’nden üst düzey bir yetkili, salgının başladığı ilk dönemde maskeler piyasaya standartlara ve uluslararası normlara uygun olarak arz edilmediğini söyledi. “Herkesin elinde CE sertifikası türemeye başladı” diyen yetkili, devamında da şunları ifade etti:

“2000 TL’den 5000 TL’ye kadar CE belgesinin sahtesi hazırlandı. Haliyle Kovid-19 sürecinde Avrupa’ya gönderilen bazı ürünler geri gönderildi. Bu işin olmazsa olmazı EN-14683 standardında maskeler için 3 tip var. Bunlardan biri ‘TİP-1’ diye adlandırılan maskeler, en az yüzde 95 bakteri filtreleme zorunluluğu gerekiyor.

‘TİP-2’de yüzde 98 bakteri filtreleme zorunluluğu, ‘TİP-2R’de ise hem bakteri filtrasyonu bir de kan sıçrama testi gibi özel testler isteniyor. Vatandaşların sokakta kullandıkları genellikle ‘TİP-1’ oluyor. Ayrıca bununla ilgili olarak biyouyumluluk testi de var.

Her türlü medikal ürün firması bütün bu testleri yaptırdığı ve teknik dosyasını hazırladığında ürününü piyasaya arz etmek için önünde hiçbir engel kalmıyor. Ayrıca maskeler 3 katlı da 5 katlı da olabilir.

Önemli olan burada o kumaşın kalitesi ve testleri geçmesi. Vatandaş maskede hangi kumaşın kullanıldığını bilemez. O yüzden üzerinde CE yazan, EN-14683 standardına göre test yaptırmış, üreticinin adres veya firma bilgilerinin yazıldığı ürünler tercih edilmeli.

Şüphe edilen ürünlerle ilgili olarak üreticiden en azından satıcılar test sonuçları istemeli. Çünkü piyasada test raporsuz çok arz edilmiş geçmişteki ürünler var.”

CEYHAN: ŞİŞİP İNİYOR MU?

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, insanların kumaşları veya maskeleri ayır etmesinin mümkün olmadığına dikkat çekti:

“Ne maddesi eksik veya ‘Tamam’ diyemem. O ancak bir tekstil mühendisinin alanı olabilir. Ancak maskeyi doğru takıp takmamak da önemliç Yüzüne tam oturuyor mu oturmuyor mu...

Hiçbir yerden hava almaması lazım. Bunun da çok kuvvetli üflediğinizde havayı içine çektiğinde maskenin şişip indiğini görürsünüz. Ama maskeyi elleyerek veya bakarak çok belirgin bir bozukluğu yoksa onu kimse anlamaz.”

TSE: DAMLACIKLARA BARİYER OLMALI

Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin, maskenin standardına ilişkin bilgi verdi. Demirören Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada Şahin, maskelerde olması gereken kriterleri sıraladı:

“Klipsin (tel) zımba gibi keskin kenarları olmayacak. Cilde zarar verecek bir unsur olmayacak. İpliklerin yatay, dikey dokunmasından oluşan bu yüzeyler arasında 3 mikrondan daha büyük damlalar için bir bariyer oluşturacak. 3 mikrondan yüksek damlacıklar varsa bundan geçemeyecek.

Maskede biyouyumlu malzeme kullanılmalı. Kumaş, sentetik veya doğal liflerden dokunmuş olmalı. Tıbbi açıdan; bakteri filtrasyonu, solunabilirlik, mikrobiyal temizlik, yıkanabilir gibi bez maskenin 4 ana kriterinin olması gerekiyor.

Solunabilirlik konusunda yüzde 60 solumaya müsait olması lazım. Bakteri filtrasyon açısından cerrahi maskelerde olduğu gibi yüzde 90’ın üzerinde koruma,  miktobiyel bakteri tutmuyor olması gerekiyor. En az 5 defa yıkanabiliyor olması lazım. Piyasaya yıkanabilir bez maske arz edecek olan firmanın bunun TSE K 599’a göre üretildiğini belgelemesi gerekiyor.

YANLIŞ TAKIYORUZ

Salgının başladığı 11 Mart’tan beri tüm doktorların tekrarladığı tek şey maske takmak. Ancak Türkiye’de maskeler bazen gözde, bazen kolda, bazen de bir düğün halayında mendil olarak aksesuar gibi tutuluyor. Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Pınar Çıragil doğru maske takılması ile ilgili şu uyarılarda bulundu:

“Maske takılırken kenarlarından lastik veya iplerinden tutularak kulak arkasına takılmalı ve maske ön yüzüne dokunulmamalıdır. Maskenin yüze tam olarak yerleştiğinden emin olunmalı, boşluk kalmamasına dikkat edilmelidir.

Buruna tam olarak yerleştirmek için metal kısmı üst taraftan bastırılmalıdır. Maske çıkarılırken de yine sadece iplerinden veya lastik kısımlarından tutularak çıkarılmalı ve kâğıt havluya sarılarak veya bir poşet içine konularak ağzı kapalı kutulara atılmalıdır.

Maske çıkarıldıktan sonra da eller su ve sabunla yıkanmalı. Maske nemlendiğinde, öksürme veya hapşırma sonrasında da değiştirilmelidir.”

DÖRT KİŞİLİK AİLE AYDA 120 LİRAYI MASKEYE VERİYOR

Maskede tavan fiyat uygulaması uygulanıyor. Buna göre, bir adet maske en fazla 1 liraya satılabiliyor. Maskenin adet fiyatı 50 kuruş ila 1 lira arasında değişiyor.

Dört kişilik bir ailenin günlük kişi başı 1 adet kullandığını varsayarsak 30 günlük (1 aylık) maske maliyeti tanesi 50 kuruş baz alınarak hesaplandığında; 60 lira ediyor. Aynı şekilde tanesi 1 liradan hesaplandığında aylık maliyet 120 lira ediyor.

BİLEN BİLMEYEN ÜRETİMDE

Maske kullanımının her geçen gün arttığını belirten tekstil sektörü temsilcileri, Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı, ISO ve CE belgelerine sahip, 3 katlı, yüksek filtrasyonlu ve burun kısmı demirli olan maskelerin tercih edilmesini öneriyor.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Konfeksiyon ve Hazır Giyim Sanayi Meclis Başkanı Şeref Fayat, “Ucuz olsun da, ağzımda maske görünsün diye düşünen geniş bir kitle var. Maske alırken en az 3 kat ve orta katı tıbbi bir kumaştan olmalı” dedi. Arizon Maske Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özden ise şunları söyledi:

“Merdivenaltı maske üretiminde ürünlerin hangi koşullarda kimler tarafından üretildiği belli değil. Üretim aşamasındaki hijyen koşulları da oldukça önemli. Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı, ISO ve CE belgelerine sahip, 3 katlı ve yüksek filtrasyonlu ve burun kısmı demirli olan maskelerin tercih edilmesi uygun olacaktır.”

'KİMSE UYARMIYOR'

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Gültepe, pandemi sonrasında ihtiyacın çok artmasıyla bilen bilmeyen herkesin maske üretimine soyunduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Üretilen maskenin insan sağlığını koruyucu etkisi olup olmadığı, doğru malzemeden yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi çok önemli. Yıkanabilir maskeler bilinen markalardan alınmalı. 5 TL’nin altındaki bez maskenin koruyucu özelliği yoktur. Cerrahi maskeleri de CE belgesi olmasına dikkat edin.”

RoRo Medikal sahibi Onur Kaygusuz ise, şu görüşleri dile getirdi:

“Maskenin yapım aşamasında ilki kumaş seçimi ve filtrasyon. 3 katlı olması lazım. Orta katman önemli filtrasyon için. Çoğu üretici filtrasyon koymuyor. Kimse de çıkıp bu konuda uyarmıyor. Halkın yüzde 90’ı yanlış maske kullanıyor. Bakteriyi tutacak olan filtrasyondur. Dağıtımının da çok iyi yapılması gerekiyor. Üreticilerin bu konularda belgelerinin olması lazım. Yoksa şu anki haliyle yüzünüze bir kağıt mendil ya da poşet takmadan farklı işlevi olmayan maske üretenler çok.”