Tam kapanma kandırmacası

Dr. Ceyhun Balcı yazdı

Tam kapanma kandırmacası
Tam kapanma kandırmacası

Hafta başında Cumhurbaşkanı’nın “TAM KAPANIYORUZ” sözleri uzun süredir bilim çevrelerinin önerdiği yöntemin geç de olsa onaylanması izlenimi verdi. Bir kez daha kandırıldığımızı anlamamız için çok beklememiz gerekmedi. Birkaç saat sonraki İçişleri Bakanlığı genelgesini okumak uzun süre alsa da 43 başlık altında tanımlanan AYRICALIKLILAR listesi Tam Kapanma’nın özde değil sözde olduğunu açıklıkla ortaya koymaktaydı.

Lebaleb parti kongrelerine eklenen sınırsız ve sorumsuz açılma kararları olgu sayılarını patlatıp da Türkiye’yi dünya birinciliğine taşıyınca zor duruma düşen iktidar bir şeyler yapmak zorunluluğu duydu. Bir şeyler yapmayı söze indirgeyince de TAM KAPANMA söylemi üzerinden “halkla ilişkiler” çalışmasına girişmek biricik yol olarak görüldü.

Kırk üç başlıktan oluşan AYRICALIKLILAR listesindeki insan sayısı bile milyonlarla tanımlanabilecek oylumdaydı. Bu listede TAM KAPANMA’da işe gitmek zorunluluğu içinde olan 16 milyon kişi yer almamaktaydı.[1]

TAM KAPAN(A)MAMA İZLENİMLERİ

Ayrıcalıklılar listesindeki bir hekim olarak bu sabah (30.04.2021) işime gitmek için yola çıktım. Trafik yoğunluğu önceki günler kadar olmasa da kesinlikle hiç de az değildi.

İlerleyen saatlerle birlikte ayrıcalıklı işyerleri açıldıkça sokaktaki insan sayısında artış gözlemledim. Canın kuruyemiş çekerse gidip alabiliyorsun. Markete, manava, kasaba ya da tatlıcıya gitmen de serbest. Hatta, vatandaşının eğlencesini bile düşünen devletimiz ganyan ve diğer şans oyunlarını da ayrıcalıklılar listesine eklemiş. Bu gibi son derece gerekli (!) fırsatlardan da yoksun olmadığınızı bilmek içinizi rahatlatıyor.

Yine de polislerin araçları ve sokakta yürüyen vatandaşları denetlediğine şaşırarak tanık oldum. Ülkenin kabaca % 30’unun sokağa çıkma yasağından bağışık olduğu ve geri kalanların da sokağa çıkmak için az önce özetlediğimiz gerekçeleri olduğu göz önüne alındığında bu denetimlere anlam vermekte zorlansam da denetimlerin bir halkla ilişkiler çalışması olduğu kuşkusuz olan “tam kapanma” kandırmacasının bir parçası olduğunu kestirmekte zorlanmıyorum.

Türkiye salgınla baş etme sürecinde başından bu yana başarılı olamasa da son aylardaki çaresizlik ve beceriksizlik örnekleri başlangıçtaki göreceli olumlulukları da ortadan tümüyle kaldırmıştır. Bu bağlamda açık bir başarısızlık olduğu saklanamaz durumdadır.

Tarafıma hasta olarak başvuranlara yaptığı işi sormak meslek uygulamamızın bir parçası olduğundan bu soruyu hiçbir zaman unutmam. Tam Kapanma palavrası dolaşıma sokulduğundan bu yana soruyu ayrıntılandırdım. Meslek sorgusuna ek olarak tam kapanmadaki durumlarını da öğrenmeye çalıştım. Sirke, beyaz eşya, jant, makine üretimi ve akla gelebilecek başka pek çok işkolunda çalıştığını söyleyen hastalarımın hiç birisinden kapanıyoruz bilgisi edinmedim.

Dün günün sonunda Türksat’taki abonelik iptal işlemimi yaptırırken bu kez oradaki iki hanımefendi çalışana kapanmadaki durumlarını sordum. Türksat’ı bir kamu kurumu olarak bildiğim için son derece rahattım bu soruyu yöneltirken. Sormaz olsaydım! Meğer Türksat’ın tv ve internet hizmetleri de altın tepsi içinde birilerine kazanç kapısı olarak sunulalı çok olmuş. Birisi edebiyat fakültesi mezunu diğeri de işletmeci olan iki çalışanın yarasına tuz basmışım sorumla. 30 Nisan’dan başlayarak 17 Mayıs’a dek ücretsiz izine çıkartıldıkları bildirilmiş kendilerine. Aylığın yarısından fazlasının eksilmesi anlamına gelen bu ve benzeri uygulamaların da tam kapan(a)mama tiyatrosunun bir diğer acıklı yüzü olduğunu anlamış oldum.

DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE DURUM

Tam Kapanma konusunda Çin’in çıtayı oldukça yükseğe koyduğunu biliyoruz. Bir eyaleti ve o eyaletin 10 milyonu aşkın nüfuslu kenti Wuhan’da “tam kapanma”nın nasıl olacağını dünyaya gösteren Çin’in eline su dökebilmek yalnız bizim için değil dünyanın gönenç ülkeleri için de kolay değil kuşkusuz.

Ama, her fırsatta G-20 ülkesi olmakla övünç duyan Türkiye’nin birazdan değineceğimiz devlet desteği konusunda düştüğü durumu açıklamak da ancak iktidarın eğme, bükme, karartma ve abartma alışkanlığıyla açıklanabilir.

Küresel ölçekli istatistiklere bakılınca Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın öne sürdüğünün tersine salgın sürecinde en az harcama yapan birkaç ülkeden birisi olduğu çıkmış ortaya. Saraya, uçağa, lüks ötesi akla gelebilecek ne varsa akıla almaz paralar harcayabilme gücüne sahip olan, bakanların kendi işletmelerinden kendi bakanlıklarına ürün satabildiği ülkemizde devletin elindeki parasal olanağı vatandaşından esirgemiş olduğu sayısal gerçeklere bire bir yansıyor. Küresel ölçekte salgın gerekçesiyle yapılan destek ve harcamaların 7.9 trilyon dolara eriştiği hesaplanmış. Türkiye’nin bu pastadaki payının yalnızca binde bire karşılık geldiği belirlenmiş.[2] Hastalığa yakalanma ve hastalığa bağlı ölümlerde başa güreşen Türkiye’nin geniş kitlelere gülünç denebilecek düzeydeki desteği devede kulağa eşdeğerdir.

Salgın döneminde ekonomisi ve psikolojisi altüst olmuş vatandaşından desteği esirgeyen devletimizin yalnızca 2020 yılının ikinci yarısı için Osmangazi Köprüsü işletmecisine 1.6 milyar TL ödeyeceğini belirtelim.[3]Türk Hava Yolları çalışanlarını salgın gerekçesiyle yarı aylığa razı eden devletin otoyol ve köprü işletmecileri karşısındaki eli açıklığını yorumunuza bırakıyorum.

Doğrusu varlıklı ülkenin devleti yoksuldur. Kasası boştur. Merkez Bankası kasasındaki yedek akçenin bile yerinde yeller esmektedir. Özetle, ülke doğru yönetilmemiştir. Salgın ya da bir başka beklenmedik durum öngörülmediği için olağandışı sürece hazırlıksız yakalanılmıştır. Tam Kapan(a)mama olarak niteleyebileceğimiz tuhaf uygulamanın kökündeki nedeni de ekonomik durum bozukluğuyla açıklamak yanlış olmayacaktır.

Bayram sonrasına dek uygulanacak “tam kapanma” görünümlü KARANTURKA (bize özgü karantina) şu ya da bu şekilde olgu ve ölüm sayılarını aşağıya çekecektir. Ancak, bu hiçbir zaman olması gereken düzeye inmeyi sağlamayacaktır.

Turizm ortamına yönelik tablonun biraz iyileştirilmesi yönetenler açısından yeterli sayılacaktır.

KANDIRILMAK eyleminin tepeden tırnağa tüm Türk yurttaşlarının değişmez ve kaçınılamaz yazgısı olduğu bu vesileyle bir kez daha anlaşılmış olacaktır.

[1] https://www.dw.com/tr/disk-kapanmaya-ra%C4%9Fmen-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fanlar%C4%B1n-y%C3%BCzde-70i-i%C5%9Fe-gidecek/a-57366355

[2] https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/disk-ar-acikladi-turkiye-covid-19-ile-mucadelede-vatandaslara-en-az-nakit-destek-veren-ulke-1811516

[3] https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/osmangazi-koprusune-16-milyar-odeme-1819837