Ünal Çeviköz-Ümit Özdağ tartışması, bize ne anlatıyor?

Ahmet Müfit yazdı...

Ünal Çeviköz-Ümit Özdağ tartışması, bize ne anlatıyor?
Ünal Çeviköz-Ümit Özdağ tartışması, bize ne anlatıyor?

Biden’ın Ermeni soykırımı açıklaması, ulusal çıkar odaklı olması gereken siyaset kurumundaki -kendi meşruiyetini sorgulatacak ölçüde gerçekleşmiş olan- kırılmanın, tüm açıklığıyla gözler önüne serilmesine neden oldu.

Biden’ın açıklamasının iki gün öncesinde -böyle bir açıklama yapılacağının dedikodusu ortalığı sarmışken- yaptığı görüşmede, bu konuyu açmaya gerek duymadığı anlaşılan Cumhurbaşkanı, açıklama sonrasında yapılan kabine toplantısında olayı kınasa da, telefon görüşmesinde kararlaştırdıkları görüşme randevusunu iptal etme ya da en azından erteleme gereği duymadı. “Türkiye olarak tüm samimiyetimizle ABD ile de, AB ile de eşit ve adil şartlarda birlikte çalışmak, beraber yol yürümek istiyoruz. ABD Başkanı Biden ile haziran ayında kararlaştırdığımız görüşmede tüm bu konuları yüz yüze değerlendirerek yeni bir dönemin kapılarını aralayacağımıza inanıyorum” denilerek, ilişkilerin hiçbir şey yaşanmamış gibi devam edeceği söylendi.

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda benzer şekilde iç kamuoyuna yönelik kaldı. Hiç kimsenin aklına, ABD’ye nota vermek, en azından ABD Büyükelçisi’ni bakanlığa çağırarak olayı kınamak gelmedi. Geçmişte bazı Avrupa ülkeleri, benzer açıklamalar yaptığında, hatta “soykırım” diye parlamentolarında karar alıp, uygulamaya koyduğunda ne yaşandıysa, bu sefer de her şey neredeyse birebir aynı şekilde gelişti. İçeriği boş, herhangi bir somut karşı adımı içermeyen hamasi söylemlerle, toplumda olduğu/olacağı varsayılan tepkiye yönelik gaz alma operasyonları yürütüldü.

Muhalefetin tepkisi de benzer şekilde iç kamuoyuna dönük oldu. Biden’ın açıklamasının, iki ülke arasındaki sarsılmaz dostluğa zarar verdiği söylenirken, iktidarla benzer şekilde, 1975 yılında Demirel Hükümeti tarafından alınmış olan ülkemizdeki ABD üstlerinin kapatılmasına benzer bir tepki talebi dile getirilmedi. Bu konuda tek istisna, geçtiğimiz yıl olduğu gibi -bu yılda doğrudan kurucu iradeyi de hedef alarak Ermeni Soykırımı adı altında emperyalizmin tezlerine destek HDP dışında-, konunun hızla örtülüp, gerçek bir tepkinin gündeme gelmemesi için iktidarla birlikte çaba sarf edildi.

Siyasete ilişkin her şey gibi, Biden’ın açıklaması sonrasında iktidara ve muhalefete hakim olan bu tavrın da, ekonomiyle, ekonomik bağımsızlıkla, 1979 tarihli TÜSİAD Muhtırası ile başlayıp, 24 Ocak karaları, 12 Eylül darbesi ile devam eden 40 küsur yıllık bir bağımlılık süreciyle ilişkili olduğunu, sanırım bir kez daha söylemeye gerek yok. Bu tutumun şaşırtıcı olduğunu söylemek de mümkün değil.

Siyaset kurumunun Biden açıklaması sonrasındaki tavrında enteresan olduğunu düşündüğüm ve yazının devamında tartışmak istediğim konu, olayın CHP özelinde neden olduğu ayrışma. Parti Sözcüsü Faik Öztrak’ın ağzından, “Bu toprakların siyasetçilerinin emperyalist tezlerin peşine takılması hiçbir şekilde kabul edilemez” diyerek açıkça isim zikretmeksizin de olsa HDP’ye tepki gösteren CHP’nin, bir başka CHP'li yetkilinin twitter mesajıyla, adeta kendi kendini yalanlamış olması.

HDP adına yayınlanan mesajın içeriğini, çok daha saldırgan bir üslupta dile getiren HDP Milletvekili Garo Paylan’ın, Talat Paşa ile ilgili sözleri ve bu sözlerle ilgili Ümit Özdağ tarafından yapılan -üslubunu ve içeriğini yanlış bulduğum- açıklama üzerine başlayan tartışmada, CHP Milletvekili Ünal Çeviköz’ün almış olduğu tavır, Faik Öztrak’ın parti adına gösterdiği tepkinin neredeyse tam tersi yönde oldu.

Twitter hesabından Ümit Özdağ’a tepki gösteren Çeviköz, gözü dönmüş bir katil tarafından, Berlin’de sokak ortasında öldürülen Talat Paşa’yı, suikastı meşru kılacak şekilde, Hitler’e benzeten Garo Paylan’ın açıklamalarıyla ilgili olarak tek bir söz etmedi. CHP’de Genel Başkan Yardımcılığı yapmış, halen Genel Başkan Baş Danışmanlığı pozisyonunda olan bir Milletvekili olarak, Talat Paşa’nın katilini suçsuz bulan o zamanki Alman mahkemesinin kararını haklı kılacak, kendi parti sözcüsünün sözlerini geçersiz kılacak şekilde, Garo Paylan’ın sözlerini onaylar bir tutum takındı.

Sonuç olarak, CHP’nin özellikle son 4-5 yılda, başta laiklik ve bağımsız üniter devlet olmak üzere kurucu değerleri savunma noktasında takındığı, -en hafif tabirle “ilgisiz” olarak adlandırılabilecek-, bir kesim tarafından, “iktidarın gündem tuzağına düşmemek” ya da mutasavver “demokrasi ittifakında çatlağa sebebiyet vermemek” adına desteklenen, ilkeli olarak nitelenmesi mümkün olamayacak bu tutumu, çok yanlış ve tehlikeli bulduğumu ifade etmeliyim.  

Daha da öte, bu ilkesiz tutumu, esas olarak kurucu ideolojinin temel ilkelerini belirleyen Altı Ok’un, Emre Kongar’ın sözleriyle, “1920’lerin, 1930’ların Anadolu’sunda, geri kalmış bir din-tarım toplumundan çağdaş bir topluma geçişin kısa reçetesi” yani, geçmişe ait değerler olarak nitelenip rafa kaldırılmak istenildiği -1995’de gerçekleşen birleşme sonrasında CHP yönetimine de hakim olan- neoliberal küreselleşmeci dünya düzeniyle yani emperyalizmin talepleriyle barışık, HEP’lileri -o zamanki HDP olarak adlandırmak da mümkün-, kendi partisinden milletvekili yaparak, kendi sonunu hazırlayan SHP çizgisine dönüş olarak nitelediğimi belirtmeliyim.

2010 Kasım ayında, yani FETÖ kumpaslarının gündemi belirlediği yıllarda yazdığı yazıda, “Önder Sav ekibinin tasfiyesinin ardından CHP'de değişim umudu Güneydoğu'da da esmeye başladı” diyerek, bu günlerin müjdecisi olan Anberin Zaman’ın beklentisinin ya da o dönemde BDP Muş Milletvekili olan Sırrı Sakık’ın "1987,89, 90'lı yıllardaki SHP ruhunun içinde herkesin kendini ifade ettiği gibi bir platform olursa bu çok önemlidir" şeklindeki dileğinin gerçek olması olarak nitelemek de mümkün.  

Kaynak:

1 http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1157661/Cumhuriyet_i_icinden_kemirmek.html
2- https://www.kongar.org/makaleler/mak_ke.php
3- http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/115467/Alti_Ok_ve_Sosyal_Demokrasi.html
4- http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/115845/Alti_Ok_ve_Cagdaslik__Milliyetcilik.html
5- http://t24.com.tr/yazarlar/oya-baydar/cumhuriyet-olayinin-ifsa-ettikleri-ve-ogrettikleri20976
6- https://www.ensonhaber.com/kilicdaroglu-alti-oku-yeniden-yorumlayacagiz-2014-08-22.html
7- http://www.milliyet.com.tr/-/fikret-bila/siyaset/siyasetyazardetay/03.12.2008/1023874/default.htm
8- https://www.haberturk.com/yazarlar/amberin-zaman/572807-chp-bdp-ittifaki-hangi-niyetle
9- Yeni Sol, Deniz Baykal İsmail Cem, Cem Yayınları-1992