Tamamı dişilerden oluşan minik hayvanların neslini nasıl devam ettirdiği keşfedildi

Tamamı dişilerden oluşan minik hayvanların neslini nasıl devam ettirdiği keşfedildi

Milimetrenin 5’te biri kadar küçük bir akar (mite) türünün, seks yapmadan binlerce yıl boyunca neslini devam ettirdiği ortaya çıktı.

Bilim insanları bu tür hayvanların çiftleşmeden nasıl varolabildiğini de açıklığa kavuşturdu.

Latince ismi Oppiella nova olan bu türün tamamı dişilerden oluşuyor. Bunların çiftleşmeden üremeyi nasıl başardığı ise anlaşılamıyordu.

Bilim insanları ender de olsa üreyebilen bir erkeğin dünyaya geldiğini ve neslin devam etmesini sağladığını öne sürüyordu.

Ayrıca hayvan türlerinin eşeyli üreme olmaksızın uzun süre hayatta kalmasının şimdiye kadar pratik açıdan imkansız olduğu düşünülüyordu.

Ancak yeni bir araştırmada Köln, Lozan ve Göttingen Üniversitelerinden bilim insanları, Oppiella nova’nın binlerce, hatta muhtemelen milyonlarca yıldır çiftleşmeden hayatta kalabildiğini tespit etti.

Hakemli bilimsel dergi PNAS'ta yayımlanan araştırmada, eklem bacaklılar şubesinde yer alan bu hayvanların, üremek yerine kendini klonlayabildiği anlaşıldı.

Lozan Üniversitesi'nden üreme biyoloğu Jens Bast, "Sonuçlarımız, O. nova'nın yalnızca aseksüel olarak çoğaldığını açıkça gösteriyor" dedi ve ekledi: Evrimin seks olmadan nasıl işlediğini anlamak açısından bu akarlar bazı sürprizler sunabilir.

Normalde bir canlının iki ebeveyne sahip olmasının büyük bir evrimsel avantajı var. İnsanlar da dahil olmak üzere iki kromozom setine sahip hayvanlarda genetik çeşitlilik sağlanabiliyor.

Genetik çeşitlilik, dünyadaki yaşamın zaman içinde uyum sağlamasını, yani çevreye en uygun özellikleri geliştirmesini sağlıyor.

Bu da türlerin neslinin uzun süreler devam edebilmesi anlamına geliyor. Yani cinsel ilişkiye girmeden üreyen türlerin neslinin er ya da geç tükenme riskiyle karşı karşıya kalması gerekiyor.

Yeni araştırmanın şaşırtıcı yönü de bu noktada yatıyor. Görünüşe göre Oppiella nova gibi bazı türler, bu kurala tabi değil.

Bilim insanları bu hayvanların kendilerinin klonlarını üretmesine rağmen, genetik çeşitlilik sağlayabileceğini ve çevrelerine farklı bir şekilde adapte olabileceğini ortaya koydu.

Buna göre bir genin iki kopyasının, tamamen bağımsız olarak gelişen ayrı mutasyonlar biriktirmesi mümkün. Harvardlı moleküler biyolog Matthew Meselson’ın ortaya attığı bu teoriye Meselson etkisi deniyor. Ayrıca bunun yalnızca aseksüel olarak üreyen türlerde bulunduğu ifade ediliyor.

Lozan Üniversitesi Ekoloji ve Evrim Bölümü'nden Prof. Dr. Tanja Schwander, "Bu basit gibi görünebilir. Ancak pratikte Meselson etkisi hayvanlarda hiçbir zaman kesin olarak kanıtlanmadı. Ta ki şimdiye kadar..." diye konuştu.

Araştırmacılara göre bir türün eşeyli üreme olmadan bu kadar uzun süre hayatta kalması nadir bir durum. Ancak araştırmanın gösterdiği gibi, imkansız da değil.

Kaynak: Independent