Tayyip Erdoğan ‘önümüzdeki cuma yayınlanacak’ demişti… Kabataş yalanının üzerinden 7 yıl geçti!

Gezi Parkı eylemleri sırasında, eylemcilere yönelik kışkırtmalar için uydurulan 'Kabataş'ta başörtülüyü dövdüler' yalanının üzerinden yedi yıl geçti. Saldırıyı izlediğini iddia eden yazarlar, şimdi sessiz.

Tayyip Erdoğan ‘önümüzdeki cuma yayınlanacak’ demişti… Kabataş yalanının üzerinden 7 yıl geçti!

MURAT ŞİMŞEK

İlk olarak Tayyip Erdoğan‘ın dile getirdiği, yandaş köşe yazarlarının sürdürdüğü Kabataş uydurmasının üzerinden tam yedi yıl geçti. Tayyip Erdoğan, 11 Haziran 2013 tarihinde, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “başörtülü kızlarımızı başörtülerinden tutmak suretiyle onları yerde sürükleyenler bunun hesabını nasıl verecekler? Bu olayda çok önemli bir yakınımın gelini, Başbakanlık ofisinin yanında, yerlerde süründürdüler, kendisini çocuğunu taciz ettiler” demişti.

Saldırıya uğradığı iddia edilen kişi ise Erdoğan’ın nikah şahitliğini yaptığı Zehra Develioğlu idi. Develioğlu, 5 Haziran’da polise başvurdu ve kaldırımda beklediği sırada, 80 – 100 kişilik bir grubun kendisine saldırdığını iddia etti. Üstelik gruptaki erkeklerin belden yukarılarının çıplak, ellerinde eldivenler, başlarında da siyah bandanalar vardı. Develioğlu, kalabalıktakilerin kendisine küfür ettiğini, birinin de tokat atarak yere devirdiğini, ardından da 4-5 kişinin üzerine idrarlarını yaptığını, bir kişinin başına doğru erkek cinsellik organını sürdüğünü iddia ediyordu. Yine Devecioğlu’nun ifadesine göre bütün bu taciz ve dayak olayları olurken, iki kişi biralarını tokuşturup, kahkalarla gülerek olayı izliyordu.

Erdoğan’ın iddialarının ardından, yandaş yazarlar sahneye çıktı. O dönem Yeni Şafak gazetesi Ankara temsilcisi olan Abdülkadir Selvi, 12 Haziran 2013 tarihli yazısında Erdoğan’ın sözünü ettiği kadından bahsetti. Selvi, olaydan “Bir haftadır kalbimi sıkıştıran… Bu da yapılır mı diye isyan edip, sonra isyanımı kalbime gömdüğüm bir hadise” sözleriyle bahsediyordu. Selvi, yazısında uzun uzun başörtülü kadının dövüldüğünü, bebek arabasının parçalandığını yazdı.

Radikal yazarı İsmet Berkan, Selvi’nin yazısını twitter’da paylaşarak görüntüleri izlediğini iddia etti.

Ertesi gün Star gazetesinde, Elif Çakır‘ın, Zehra Develioğlu ile gerçekleştirdiği röportaj yer aldı. Manşetten yayımlanan “Kadınlar küfrediyor. Erkekler vuruyordu” başlıklı röportajda “üzeri çıplak, elleri deri eldivenli 70-100 kişilik kalabalığın ortasında kaldım. İçlerinden bazıları hakaret ve küfürlerle, bana ve bebeğime saldırmaya başladı. Kendime geldiğimde üzerim idrar kokuyordu” ifadeleri yer aldı. Star gazetesi yaptığı kışkırtıcılığın farkında olmalı ki, röportajın altına “ülkede infial olmasın diye bekledik” notunu düştü. Elif Çakır’ın röportajı yandaş medyada geniş yankı buldu. Sosyal medya üzerinden #KabataşEşkıyalarıBulunsun kampanyaları başladı. Tüm yurtta AKP yanlısı kitle örgütleri “başörtülüye saldırıyı” kınayan basın açıklamaları gerçekleştirdi.

Develioğlu ile görüşen bir başka kadın gazeteci Balçiçek İlter(Pamir) ise o dönem “Ben cesur bir kadın tanıdım o gün… Kalabalık bir grup tarafından darp edilen, tacize uğrayan, bebeği ve kendisi için ölümüne korkan, olur da şikayette bulunursa sokakta tekrar başına bir şey gelir mi kabusu gören…
Morluklarını da gördüm, ille de meraklıysanız, ama benim tanıklığıma ihtiyaç yok ki, raporu var zaten. Yaşadığı travmaya tanık oldum, konuşmasına, bana bakamayışına, olayı konuşurken bebeğini odada istemeyişine… Ellerini hiç bir yere koyamayışına… Geç gelen ama sonrasında hiç bitmeyen gözyaşlarına… Kabuslarına, sütten kesilmesine değinmiyorum bile… Ruhunda telafisi imkansız darbeler yaratmış bir şey yaşadı Zehra!” diye yazmıştı.

FETÖ’cülerin Bugün gazetesinde yazan Ahmet Taşgetiren de 13 Haziran tarihli yazısında iddia edilen Kabataş saldırısını “Sırp çeteleri böyle yapmıştı Boşnak kadınlara” sözleriyle anlattı.

Ertesi gün Star gazetesi “Kayıtlar mercek altında” haberiyle, bölgede bulunan güvenlik kamerasının fotoğrafını yayımladı.

Tayyip Erdoğan, gittiği her ilde “Benim başörtülü kızlarıma, başörtülü bacılarıma saldırdılar” diyerek yalanını sürdürdü. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı,”Saldırının takipçisi olacağız” açıklaması yaptı.

Akit gazetesi 23 Temmuz’da “Bizi öldürecekler anne başını aç” manşetiyle çıkarak benzer bir kışkırtmaya imza attı…

Milliyet yazarı Aslı Aydıntaşbaş, 4 Temmuz 2013 tarihli yazısında şunları yazmıştı:

”70-100 arası üstü çıplak, elleri deri eldivenli adam” bölümünün abartılı olduğunu düşünsem de, ortada bir taciz vakası olduğuna pek şüphe etmemiştim. Haklıymışım. Milyonlarca insanın sokakta olduğu eylemlerde herkesin pirüpak olmadığı, arada vandalların, magandaların, provokatörlerin de olabileceği ortada. Taciz edilen başörtülü kadın hepimizin kardeşidir.”

Dönemin AKP milletvekili Mehmet Metiner ise Kabataş saldırısına ilişkin görüntülerin ellerinde olduğunu iddia etmişti. Metiner yıllar sonra FETÖ’cü emniyet müdürleri tarafından kandırıldıklarını savundu.

Vİnyet: Mustafa Bilgin

Mustafa Karaalioğlu ise yazısında şu ifadeler yer vermişti:

“Siz, Taksim Meydanı’nda yaktığınız ateşin etrafında şarkılar söylerken içinizden bir güruh hemen aşağıda Kabataş’ta genç bir “başörtülü” kadını ve bebeğini tartaklıyordu. Mizah duygularını yitirmişlerdi ama küfürleri gayet okkalıydı. Bu ülkenin işgal yıllarından beri şahit olmadığı bir sahneyi oynuyorlardı. Afacan değil barbardılar!”

FETÖ’cüler ise her zamanki omurgasızlıklarıyla ilk başlarda Gezi eylemcilerine iftira attılar. “Darp edilen genç annenin altı aylık bebeğinin sütten kesildiğini” iddia eden FETÖ’cüler daha sonra AKP ile kavgaya tutuşunca iddiaların yalan olduğunu yazdılar.

AKP’lilerin ve yandaşların Kabataş yalanı, tıpkı “Camide içki içtiler” yalanı gibi çok geçmeden ortaya çıktı. Erdoğan’ın “Önümüzdeki cuma yayınlanacak” dediği görüntüleri Kanal D haber yayınladı. 13 Şubat 2014 tarihinde yayınlanan Kabataş İskelesi’nin MOBESE görüntülerinde saldırı yalanı gözler önüne serildi.

Görüntüler Hürriyet gazetesinde de yer aldı ve iddialarından ötürü özür dileyenler “Kabataş özrü” manşetiyle birinci sayfadan yayımlandı. Latif Demirci’nin karikatürüne de yer veren Hürriyet gazetesi Erdoğan’ın tepkisini çekmişti.

Metro açılışında konuşan Erdoğan, ortaya çıkan görüntülere ve Hürriyet’in manşetine tepki göstererek “Kabataş’ta bir kızımıza yavrusuyla birlikte yapılan bir saldırıyla yeniden oynamaya başladılar. O gün sesleri çıkmayanlar bunu da yalanlamaya başladılar” demişti. Erdoğan “Bugün attıkları başlığı özellikle hatırlatıyorum. Bunun altında da boğulacaksınız. Sizler adli tıp raporlarını nerenize saklayacak nerenize koyacaksınız” ifadesini kullanmıştı.

Bunun altında boğulacaksınız denilen Hürriyet gazetesi sonraki yıllarda Doğan Yayın Holding’e gelen rekor vergi cezalarıyla köşeye sıkıştı ve son olarak Demirören Holding’in eline geçti.

2015 yılında Sabah gazetesi fotoşopla Kabataş yalanını sürdürmek istedi. İddiaya göre “Zehra gelinin yaşadıkları” sadece 52 saniyede gerçekleşmiş ve olay anını daha net gösteren görüntüler ise karartılmıştı.

Son olarak kamera görüntüleriyle yalanlanan, Kabataş’ta başörtülü bir kadının Gezi eylemcilerinin taciz ve saldırısına uğradığı iddiası savunmak için hükümete yakın 5 Mart 2015 tarihinde ‘Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ’ başlığını kullandı.

Kabataş yalancıları bu yazıların ardından yalanlarını daha fazla gündeme getirmediler.