1. Haberler
  2. Gündem
  3. Tera Yatırım’ın dikkat çeken BlackRock bağlantısı

Tera Yatırım’ın dikkat çeken BlackRock bağlantısı

Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi, fon krizine ilişkin yeni bir ayrıntıyı gündeme taşıdı. Çelebi, Tera Yatırım’ın Borsa İstanbul’daki piyasa araştırmaları konusunda dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden BlackRock’a hizmet verdiğini açıkladı. Veryansın Tv'nin özel haberi...

featured

VERYANSIN TV

Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi, “Açıklıyoruz: BlackRock ve Fon Krizi | Devlet Kurumları Birbirine Girdi | Kilit İsmin Şüpheli *lümü” başlıklı YouTube yayınında, Türkiye’nin gündemine yerleşen fon krizine ilişkin yeni ayrıntılar paylaştı.

Çelebi, Tera Yatırım’ın Borsa İstanbul’daki piyasa araştırmaları konusunda dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden BlackRock’a hizmet verdiğini söyledi.

Söz konusu bilgi, BlackRock’ın Türkiye ile son dönemdeki temaslarını da yeniden gündeme getirdi.

ERDOĞAN, BLACKROCK CEO’SU İLE GÖRÜŞMÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mart 2026 tarihinde BlackRock CEO’su Larry D. Fink’i Dolmabahçe’de kabul etmişti.

Basına kapalı gerçekleştirilen görüşmede Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Üst Düzey Yöneticisi Alois Zwinggi de yer almıştı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da görüşmeyi kamuoyuna duyurmuştu.

ASELSAN’I SATIN ALACAKLARI İDDİA EDİLMİŞTİ

Amerikalı yatırım fonu BlackRock’ın Türk savunma sanayisi şirketlerinden ASELSAN’ı satın almak istediğine yönelik iddialar gündeme gelmişti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), “ASELSAN’ın ABD menşeili bir şirkete satılacağına” dair iddiaları resmi X hesabından yazılı olarak yalanlamıştı.

Açıklamada, “Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerli ve milli gücünün en önemli sütunlarından biri olan ASELSAN gibi stratejik öneme sahip milli bir değerimizin yabancı bir şirkete satılması ya da devredilmesi söz konusu değildir.” denilmişti.

BlackRock, ASELSAN’ın (ASELS) toplam şirket sermayesindeki doğrudan sahiplik payının yaklaşık yüzde 1,24’ünü elinde bulunduruyor.

BLACKROCK NEDİR?

ABD’de faaliyet alanlarının genişliği nedeniyle adeta finans dünyasının “İsviçre çakısı” olarak tanımlanan BlackRock; kurumsal yatırımcılık, varlık ve para yönetimi ile özel sermaye gibi çok sayıda alanda faaliyet gösteriyor.

Şirketin yatırım ağı yalnızca Apple, Microsoft, Facebook ve Lockheed Martin gibi küresel şirketlerle sınırlı değil. BlackRock, Chase ve Goldman Sachs gibi büyük bankalarda da önemli hisselere sahip. Şirketin dünya genelindeki toplam yatırımlarının büyüklüğü ise 15 trilyon doları aşıyor.

BlackRock, bugün de şirketin CEO’luğunu sürdüren Larry Fink tarafından 1988 yılında kuruldu. Şirketin finans dünyasındaki en önemli araçlarından biri ise “Alaaddin Risk Yönetimi Sistemi” olarak bilinen yazılım. Bu sistem aracılığıyla ABD Federal Rezervi ve Avrupa merkez bankaları dahil olmak üzere 18 trilyon dolarlık varlık portföyü gözetim altında tutuluyor.

NASIL BİR NUMARA OLDU?

BlackRock’ın büyüme hikâyesinde ekonomik krizlerin ayrı bir yeri bulunuyor. Şirket, kuruluşundan bu yana özellikle kriz dönemlerinde üstlendiği rollerle dikkat çekiyor.

BlackRock’ın kurtarma süreçlerine dahil olduğu şirketlerin hemen hemen hepsinde hisse sahibi olması da dikkat çekiyor. Şirketin yönettiği varlıkların hacmi kriz dönemleriyle birlikte katlanarak büyürken BlackRock zaman içerisinde devlet fonları, büyük yatırımcılar, emeklilik fonları ve maliye bakanlıklarına danışmanlık yapan bir yapıya dönüştü. Böylece finans sektöründe şirketin müdahil olmadığı alan neredeyse kalmadı.

BlackRock’ın oluşturduğu ESG (Çevre, Sosyal, Yönetimsel sorunlar) puanlama sistemi ise şirketlerin sosyal sorunlara ne ölçüde duyarlı olduğunu değerlendiriyor. Sistem, yatırımcılara şirketlerin ne kadar “güvenli” olduğuna ilişkin değerlendirmeler sunuyor.

Ancak sistemin amacı olumlu görünse de bazı çevreler BlackRock’ın ESG aracılığıyla küresel nüfuzunu artırdığı görüşünde.

ABD’DEN AVRUPA’YA SİYASETLE İLİŞKİSİ

BlackRock’ın siyaset dünyasıyla kurduğu ilişkiler de yıllardır tartışılıyor. Şirketin komplo teorisyenlerinin dikkatini çekmesinin nedenlerinden biri de siyasete müdahale ettiği yönündeki iddialar.

Washington merkezli Campaign for Accountability isimli STK’nin 2019 yılında yayımladığı araştırmada, BlackRock’ın devlet düzenlemelerinden kurtulabilmek amacıyla yoğun ve agresif lobicilik faaliyetleri yürüttüğü öne sürüldü. Araştırmada, şirketin dünyanın en büyük finans firması haline gelmesinde söz konusu faaliyetlerin etkili olduğu savunuldu.

BlackRock’ın lobicilik faaliyetleri özellikle 2016 ABD seçimleri döneminde kamuoyunun dikkatini çekti. Demokratların adayı Hillary Clinton’a bir dönem danışmanlık yapan Cheryl Mills ve Michael Pyle, daha sonra BlackRock bünyesinde görev aldı. Joe Biden’ın 2019 yılında, ABD seçimleri öncesinde BlackRock’a yaptığı ziyaret de dikkat çekti. Biden’ın daha sonra Ulusal Ekonomi Konseyi’nin başına getirdiği Brian Deese, göreve başlamadan önce BlackRock’ta çalışıyordu. Deese, BlackRock’a geçmeden önce ise Obama döneminde danışmanlık görevinde bulunmuştu.

Biden hükümetinin Hazine Bakanı Janet Yellen ile çalışan bakanlık müsteşarı Adewale Adeyemo da 2017-2019 yılları arasında BlackRock CEO’su Larry Fink’in danışmanlığını yaptı. Biden’ın daha sonra Hazine Bakanlığı kadrosuna dahil ettiği ve Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili ekonomi politikaları üzerinde çalışacak olan Eric Van Nostrand da BlackRock yönetim kurulundan geliyordu.

BlackRock’ın siyasetle kesişen ilişkileri yalnızca ABD ile sınırlı değil. Güncel bir örnek olarak Almanya’nın mevcut Hristiyan-Demokrat Şansölyesi Friedrich Merz, aktif siyasetin dışında bulunduğu dönemde dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden BlackRock ile doğrudan çalıştı. Merz, 2016-2020 yılları arasında BlackRock’ın Almanya Denetim Kurulu Başkanı olarak, şirketin ülkedeki en üst pozisyonunda görev yaptı.

İSRAİL’LE BAĞLANTILARI

BlackRock’ın küresel faaliyet ağında İsrail de önemli bir yer tutuyor.

Şirket, kendi açıklamasına göre 2016 yılından bu yana İsrail’de faaliyet gösteriyor ve ülkedeki kurumlara, finans profesyonellerine ve bireysel yatırımcılara çeşitli yatırım ürünleri sunuyor. BlackRock’ın İsrail yapılanmasının başında Anath Levin bulunuyor.

Şirketin kurucusu ve CEO’su, Larry Fink’in de İsrail kuruluşlarıyla uzun yıllara dayanan ilişkileri bulunuyor.

‘KÜÇÜK İSRAİL’

Yahudi asıllı Amerikalı bir iş insanı olan Larry Fink, kariyerine 1976 yılında Wall Street’teki yatırım bankası First Boston’da başladı. Fink’in bu dönemde kurduğu ve başında olduğu tahvil ticaret ekibinin büyük bir kısmı Yahudi çalışanlardan oluşuyordu. Dönemin Wall Street ortamında, firmadaki diğer çalışanlar bu yoğunluk nedeniyle Fink’in çalışma masasına ve departmanına “Küçük İsrail” lakabını takmıştı.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!