Teröriste söyledikleriyle dünyaya ders verdi

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki 2 camiye düzenlenen silahlı saldırıda yaralanan Afgan mülteci Mirwais Waziri, mahkemede terörist Brenton Tarrant ile yüzleşerek, dünyaya insanlık dersi veren bir konuşma yaptı.

Teröriste söyledikleriyle dünyaya ders verdi

Yoğun güvenlik önlemleri eşliğinde başlayan üçüncü gün duruşmasında hayatını kaybedenlerin yakını ve yaralılar, terörist Tarrant ile yüzleşmeye devam etti.

Tarrant, güvenlik görevlileri eşliğinde elleri kelepçeli halde duruşma salonuna getirildi.

‘KURT POSTUNA BÜRÜNMÜŞ BİR ACİZ KOYUNSUN’

Saldırıda babası Hacı Muhammed Davud Nabi'yi kaybeden Ahad Nabi, mahkemeye hitaben, "Bu adamı özel bir hapishaneye koyulmasını, özel tedavi ve koruması için ülkenin vergilerinin harcanmamasını talep ediyorum." dedi.

Terörist Tarrant'a seslenen Nabi, "Benim 71 yaşındaki babamla eğer teke tek dövüşseydin, seni ortadan ikiye ayırırdı. Fakat sen, sadece hayatının 10 dakikalık bir diliminde kurt postuna bürünmüş aciz bir koyunsun. Ben ise güçlüyüm ve sen beni daha da güçlü kıldın." diye konuştu.

‘BABAN SENDEN UTANIYORDUR’

Nabi, teröristin savunmasız insanları öldürdüğünü belirterek, "Yaptığından ötürü seni affetmiyorum. Hapse girdiğin zaman cehennemde olduğun ve seni ateşin beklediği gerçeğini anlayacaksın." ifadelerini kullandı.

Terörist Tarrant, Nabi'nin bu sözlerine kafa sallayarak karşılık verdi.

Tarrant'ın bu toplumun bir çöplüğü olduğunu vurgulayan Nabi, "Baban senden utanıyordur. Sen ancak bir çöplüğe gömülmeyi hak ediyorsun." dedi.

Nabi, konuşmasını tekbir getirerek sonlandırdı.

‘OĞLUMU KATLETMENE RAĞMEN AFFEDİYORUM’

14 yaşındaki oğlu Seyid'i saldırıda kaybeden John Milne ise "Bir katile bile affedilme şansı verilmelidir." diyerek Tarrant'ı affettiğini açıkladı.

Yanındaki kızının da bu kararında kendisini desteklediğini mahkemeye beyan eden Milne, şunları söyledi:

"Seni affediyorum Brenton. Benim 14 yaşındaki oğlum Seyid'i katletmene rağmen.

Bana hiçbir kurşun isabet etmedi, ben orada bile değildim. Fakat kalbimde öyle büyük bir yara oluştu ki ancak oğlum Seyid ile cennette bir araya gelirsem iyileşebilir. Seni de orada görmek isterim Brenton, mümkünse oğluma bizzat özür dilemeni ümit ederim. Eminim o seni affetmiştir."

Bir çocuğu öldürmekten daha büyük bir suçun olmadığının altını çizen Milne, "Ölenin arkasında kalanlar, bitmeyecek bir travmaya katlanmak zorundalar ve bunu tecrübe etmeyenler ne manaya geldiğini asla bilemezler." diye konuştu.

Milne, teröriste hitaben, "Bir kez daha seni şartsız olarak affediyorum. Lütfen onun ismini hatırla." ifadesini kullandı.

Saldırıda ölen Abdulfettah Kasım'ın kızı Sara Kasım, babasının şu an burada olmasını çok istediğini belirterek, "Anne ve babamın güvenlik ve çocuklarının başarılı olması için yerleştiği bir ülkede bunların olacağını asla hayal edemezdim." dedi.

Kasım, teröriste hitaben, "O bir tercih yaptı... Aptalca, sorumsuzca, acımasızca, bencilce, iğrenç, çirkin ve şeytanca bir tercih." diye seslendi.

‘ÖĞRENCİLERİM BENİ SELAMÜNALEYKÜM DİYE KARŞILIYOR’

Babasına duyduğu özlemi, "Bana Filistin'deki zeytin ağaçlarını anlatmasını dinlemek istiyorum. Babamın sesini duymak istiyorum." ifadeleriyle dile getiren Kasım, babasıyla yaşadığı hatıraları anlatırken gözyaşlarını tutamadı.

Kasım, babasını kaybedene kadar bu acının nasıl bir şey olduğunu anlamadığını vurgulayarak, "Çok sarsıldık ve kalbimiz milyonlarca parçalara ayrıldı. Ama o kırıkları yavaş yavaş altın bir iplikle yeniden bağlıyoruz. Yeniden bir bütün oluyor, daha güçlü, daha güzel ve eskisinden çok daha fazla birlik haline geliyoruz." dedi.

‘ÖTEKİ BİZ MİYİZ, YOKSA SEN Mİ?’

Terör saldırısının ardından Yeni Zelanda halkının Müslümanlara daha fazla yakınlaştığını ve İslam'ın barışçılığını daha iyi anladıklarını söyleyen Kasım, "Öğrencilerim artık beni selamünaleyküm Sara Hanım diyerek karşılıyorlar." diye konuştu.

Kasım, teröriste bir kez daha hitap ederek, "Bu mahkeme salonuna iyi bak ve buradaki ötekinin kim olduğunu kendine sor. O biz miyiz, yoksa sen mi? Sanırım cevabı çok açık." dedi.

‘BANA TERÖRİST DİYORLARI, BUGÜN TERÖRİST SENSİN’

Saldırıda yaralanan Afgan mülteci Mirwais Waziri de, mahkemede terörist Brenton ile yüzleşerek, dünyaya insanlık dersi veren bir konuşma yaptı. Waziri mahkemede yaptığı konuşmasında, “Afganistan'dan geldiğim için insanlar bana 'terörist' diyorlardı. Ama bu etiketi benim üzerimden aldın. Bugün 'terörist' denilen kişi sensin. Sen dünyaya Müslüman olan benim, bizlerin terörist olmadığını kanıtladın” ifadelerini kullandı.

ÖMÜR BOYU HAPSİ İSTENİYOR

Kendi savunmasını yapma isteği 13 Temmuz’da Christchurch Yüksek Mahkemesince kabul edilen terörist Tarrant, hakkındaki 51'i cinayet, 40'ı cinayete teşebbüs ve 1'i de terör saldırısı olan suçlamaların tamamını kabul etmişti.

Beyaz ırkın üstünlüğünü savunan aşırı sağcı teröristin, 4 günlük yargılamanın ardından ömür boyu hapse mahkum edilmesi bekleniyor.

Tarrant, Christchurch kentindeki Nur ve Linwood camilerine 15 Mart 2019'da cuma namazı esnasında otomatik silahlarla terör saldırısında bulunmuştu.

Yeni Zelanda ve tüm dünyada tepkiyle karşılanan saldırıda, 1'i Türk 51 kişi hayatını kaybetmiş, 2'si Türk 49 kişi ise yaralanmıştı.