Ticaret Odası Başkanı'ndan AKP'li Özhaseki'ye sert tepki

Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım 'Suriyeliler olmazsa Gaziantep sanayisi çöker' diyen AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki’ye tepki gösterdi. Yıldırım 'Gaziantep gibi bir sanayi kenti olan Kayseri’nin evladı Sayın Özhaseki de çok iyi bilir ki biz dün sanayi kenti olmadık. Başarımız geçici korumamız altında olan sığınmacıların sırtından değildir.' dedi.

Ticaret Odası Başkanı'ndan AKP'li Özhaseki'ye sert tepki

"Suriyeliler olmazsa Gaziantep sanayisi çöker" diyen AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki’ye bir tepki de Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım'dan geldi. 

'BİZ DÜN SANAYİ KENTİ OLMADIK'

‘Geçici Koruma' altında bulunan yabancıların bölgenin sosyoekonomik geleceğine etkilerinin masaya yatırıldığı Gaziantep Ticaret Odası Olağan Toplantısı'nda konuşan Yıldırım “Gaziantep gibi bir sanayi kenti olan Kayseri’nin evladı Sayın Özhaseki de çok iyi bilir ki biz dün sanayi kenti olmadık. Başarımız geçici korumamız altında olan sığınmacıların sırtından değildir. Suriyeli kardeşlerimizin hiçbir katkısı yok diyemeyiz ancak “sanayiyi onlar ayakta tutuyor” ifadesi inanıyorum ki yanlış bilgilendirme neticesinde söylenmiştir." dedi.

'BAŞARIMIZ TÜFEKÇİ YUSUF'A DAYANMAKTADIR'

Yıldırım "Başarımız, tarihi İpek Yolu üzerindeki şehrimizin köklü ticaret kültürüne, Antep Savunması’nda İmalat-ı Harbiye Fabrikası’nda kendi cephanesini üreten Tüfekçi Yusuf’a dayanmaktadır. Gaziantep 100 yıldır sanayi kentidir, kendi girişimcisi, kendi sermayesi, kendi emekçileri ile beraber 100 yıllar boyunca da sanayi kenti olmaya ve küresel ekonomide başarılara imza atmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı. 

'TEHLİKE OLUŞTURABİLİRLER'

Gaziantep merkezli 1923 Haber'in haberine göre Yıldırım şöyle devam etti:

“Gaziantep sanayisini onlar ayakta tutmuyor ama önlem alınmazsa Gaziantep sanayisi için tehlike oluşturabilirler. GTO üyelerinin yaklaşık %10’unu Suriye uyruklu firmalar. Ancak bu firmalar bizim üyelerimiz gibi devlete karşı yasal sorumluklar noktasında sıkı denetlenmiyor. Ve bu durum maalesef haksız rekabete neden oluyor. Rekabet şartlarının eşitlenmesini istiyoruz. Herkes vergisini ödemeli, istihdamları kayıt altına alınmalı. Suriyeli sığınmacılara yönelik bir çözüm planımız yokken şimdi de Afgan sığınmacılar gündeme gelmeye başladı. Geleceğin belirsizliği ne yazık ki toplumu artık fazlasıyla yormuş durumdalar.

'DEVASA SORUN OLARAK...'

Nüfusumuzun dörtte birini oluşturan, ekonomik ve sosyal her anlamda hayatımızın içinde olan bir grup var. Yüksek bir doğum oranları var. Şehrimizdeki Suriyelilerin yaşlarına baktığımızda %30’u 14 yaş altında. Önümüzdeki 10 yılda, devam eden yıllarda ne olacak, bu süreci nasıl yöneteceğiz bilmiyoruz. Bilmediğimiz için ne yazık ki mülteciler konusu içinden çıkılmaz devasa bir sorun olarak çocuklarımıza miras kalacak. Ama ben çocuklarıma böyle bir miras bırakmak istemiyorum. Kültürel dokumuzun, demografik yapımımızın, güvenliğimizin tehlikede olmadığını bilmeye ihtiyacımız var.

'TÜRKİYE İLERİ KARAKOL GÖREVİNİ ÜSTLENEMEZ'

Avusturya Başbakanının Afgan sığınmacılar için doğru yer Türkiye sözlerine de değinen Başkan Tuncay Yıldırım, “Bu sözler söylenebiliyorsa dış dünyanın bu sorumluluğu paylaşmaya niyeti yok demektir.  Ama Türkiye Avrupa Birliği’nin ileri karakolu görevini üstlenemez. Eğer göç bir insanlık dramıysa bunu tüm dünyanın kucaklaması gerekir.” Dedi.

Afganistandan gelmesi muhtemel kitlesel göçe Suriye’den gelen göçteki gibi hazırlıksız yakalanmamak için ulusal bir plana ihtiyaç olduğunu vurgulayan Yıldırım şunları söyledi:

'GÖÇ BAKANLIĞI KURULMALI'

“Hem Türkiye’deki geçici koruma altındaki insanların geleceklerini daha net tasavvur etmeleri hem de bizim toplumumuzun bu insanların ekonomik bir külfet, güvenlik ve demografik açıdan bir riskten kurtaracak bir plan lazım. Artık bir Göç Bakanlığı kurulması elzemdir. Zira mülteci sorunu ülkemiz için sadece Suriyelilerden ibaret değil. Afganlısı, İranlısı, Iraklısı, Nijeryalısı… derken her geçen gün artan yabancı göçüne mazur kalıyoruz. Ülkemiz Avrupa’ya geçiş noktası olarak görüldüğünden ve Avrupa’nın da “mültecilerin kalacağı en iyi yer Türkiye” bakış açısında. Bizim bu süreci yönetecek bir Göç Bakanlığına ihtiyacımız var. Artık Göç İdaresinin çözebileceği bir boyuttan çıkmış durumda.”

Uluslararası fonlar ile güvenli bölgelerde geri dönüşleri için gerekli altyapı çalışmaları yapılmalı diyen Yıldırım, “Geçici koruma demek ülkelerindeki tehlike devam ettiği sürece can güvenliklerini sağlamaktır. Artık geri dönüş sürecinin de başlatılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için Dünya Bankası ve uluslararası fonların yapacağı katkı ile terörden arındırılan bölgelerde barınma ve üretim merkezleri oluşturmalıyız.” dedi.