‘Ticarette işbirliği’ diye sunuluyor ama… ABD’li bakandan ‘tehdit’ turu

Türkiye ile ABD arasında S-400, F-35 ve PKK/YPG konularında zirve yapan kriz sürecinde Türkiye’ye  5 günlük ziyarette bulunan ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross'un asıl görevi, ekonomik tehdit. ‘Ticarette işbirliği’ diye sunulan görüşmelerde Ross, S-400 ve F-35’leri hep masada tutuyor.

‘Ticarette işbirliği’ diye sunuluyor ama… ABD’li bakandan ‘tehdit’ turu

Ekonomi kulisleri, ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross’un tüm temaslarında S-400 ve F-35 gerilimini masada tuttuğunu belirtiyor. ABD Hazine Bakanı geçen hafta ‘Rusya’dan S-400 aldığı için Türkiye’ye yaptırım seçeneklerine bakıyoruz’ demişti.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross’un katılımıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) düzenlenen çalışma yemeğine katıldı.

Bakan Pekcan, burada yaptığı konuşmada, Ross ile birlikte Türkiye’nin endüstri kapasitesi, yetenekleri ve görünümüne ilişkin sektör temsilcileriyle verimli  toplantılar gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Amaçlarının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın koyduğu 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak olduğunu ifada eden Pekcan, bu amaç için Ross ile nisan ayındaki Washington ziyaretinden itibaren çalıştıklarını ve bu kapsamda çalışma grubu kurduklarını anımsattı.

Pekcan, bu konuda her sektörün ayrı bir çalışma ortaya çıkardığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Biz bu çalışmaları Sayın Ross ile paylaştık. Oluşturulan çalışma gruplarının raporları birbiriyle örtüşür nitelikte. Bu doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Her sektör bizim için önemli. ABD tarafının da fazla ilgi duyduğu sektörler var. Biz de bazı sektörleri ilk safhada birlikte çalışmak üzere seçtik. Yaptığımız çalışmaları özel sektörle de paylaşmayı ve onlardan görüş almaya devam edeceğiz. Sektörel çalışma grubunun çalışması bu ay başlayacak, biz hazırız.”

ERDOĞAN İLE VERİMLİ TOPLANTI YAPTIK

ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross, Türkiye’nin bin yıldır olduğu gibi her alanda bugün de çok güzel ve büyük bir ülke olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 2,5 saat çok verimli bir toplantı yaptıklarını ifade eden Ross, şöyle konuştu:

“Toplantı, oldukça açık ve yapıcı bir diyalog içerisinde gerçekleşti. Ticari ilişkilerimizin yapısını ve karmaşıklığını ele aldık. Bugün Türkiye’de iş yapan bin 700 ABD şirketi var ve bunlar ABD’nin en bilinen markaları. Bu ABD şirketleri ve bunların bağlı ortaklıkları geçen yıl 35,4 milyar dolarlık gelir elde etmişler. Bu da Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın yaklaşık 3,5’ine denk geliyor. Bu ABD şirketleri 78 bin Türk istihdam ediyor ve Türkiye’deki toplam varlıkları 31 milyar dolar değerinde. Dolayısıyla gerçekten uzun vadeli yatırım yaptıklarını söyleyebiliriz. ABD şirketleri Türkiye için oldukça faydalı kuruluşlar. Biz burada her iki ülkenin de ticari çıkarlarını güçlendirmek için bulunuyoruz.”

Ross, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin, jeopolitik müttefikliğin iniş çıkışlarının da üstesinden geldiğini iddia ederek, “Türk şirketleri de ABD’ye doğrudan yatırım yapıyor. Bu yatırım geçen yıl rekor kırdı ve 300 milyon dolara ulaştı. Türkiye, ABD’deki doğrudan yabancı yatırım yapan ülkeler arasında 15. sırada bulunuyor. Türk şirketlerinin ABD’deki satışları 700 milyon dolarla rekor bir seviyeye ulaştı. Tüm bunların devam etmesini umuyoruz.” dedi.

‘İNSAN HAKLARI’ GÖNDERMESİ

Ekonomik başarının, şeffaflığa, öngörülebilir yargı sistemine, fikri mülkiyet ve insan haklarının korunması ve makul yasal çerçeveye bağlı olduğunu dile getiren Ross, “ABD şirketlerinin bu anlamda korunması çok önemli. ABD şirketlerinin, enerji, tarım, turizm ve diğer sektörlerde sizlerle iş birliği yapması çok mühim, sizleri kazan-kazan modeliyle böylesi bir iş birliğine teşvik etmek isterim.” değerlendirmesinde bulundu.

S-400 VE F-35 HATIRLATMASI

İki ülke arasındaki birlikte çalışma geleneğinin daha ileri safhalara taşınması gerektiğini kaydeden Ross, sözlerini şöyle tamamladı:

“Toplantıda, sorunları ve mevcut engelleri ele aldık. Çok açık sözlü görüşmelerimiz oldu. Özellikle F-35 ve S-400 füze kararı sonrasını düşünecek olursak, en acil ihtiyacımız olan şey, spesifik ve somut birtakım verileri duyurmamız. Her iki tarafın da kazanacaklarına ilişkin somut verileri ortaya koyması gerekiyor. Aksi takdirde bu arkadaki başka alanlardan kaynaklanan sorunların yarattığı parazit yakın dönemdeki ilişkileri etkilemeye, ticari ilişkiler üzerinde etkili olmaya devam edecek.”