Türk-İş hükümetin paketine karşı sokağa çıkıyor... 81 ilde basın açıklaması yapılacak

Türk-İş Konfederasyonu, esnek, güvencesiz ve kuralsız çalışma riskini ortaya çıkaracak torba yasa taslağına karşı yarın 81 ilde basın açıklaması yapacak.

Türk-İş hükümetin paketine karşı sokağa çıkıyor... 81 ilde basın açıklaması yapılacak

VERYANSIN TV

Türk-İş, kamuoyunda "torba kanun" olarak adlandırılan "İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi"ne karşı 81 ilde basın açıklaması yapma kararı aldı.

'ESNEK, GÜVENCESİZ, KURALSIZ ÇALIŞMA RİSKİ'

Sendikadan yapılan duyuru şöyle:

"TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye devam eden torba kanun taslağının esnek, güvencesiz ve kuralsız çalışma riskini ortaya çıkaracak maddelerine karşı, bölge ve il temsilcilikleri önünde basın açıklamaları yapılmasına karar vermiştir.

Bu doğrultuda, 27 Ekim 2020 Salı günü Saat 11:00’de TÜRK-İŞ Bölge ve İl Temsilcilikleri önünde, salgın/pandemi önlemlerine azami dikkat edilmesi şartıyla, olanaklar dahilinde, kitlesel katılımlı basın açıklamaları yapılacaktır.
 
Bu nedenle Ankara’da gerçekleşecek olan basın açıklaması 27Ekim 2020 Salı günü saat 11:00’de TÜRK-İŞ Genel Merkezi önünde olacaktır. Bilgilerinize sunarız."

GÖRÜŞLERİNİ TBMM'YE İLETMİŞTİ

Türk-İş Genel BaşkanI Ergün Atalay ve Genel Mali Sekreter Ramazan Ağar imzasıyla Komisyona gönderilen metinde, Türk-İş'in teklif edilen düzenlemelerden duyduğu rahatsızlık ile bunun gerekçelerine yer verilmişti. 
Bütün olarak incelendiğinde 43 maddelik kanun teklifinin pek çok maddesiyle işveren odaklı olduğu, işveren odaklı kurgulanan düzenlemelerin işçiler yönünden olumlu sonuçlar doğurmadığının geçmişte çok defa tecrübe edildiği vurgulanan metinde, şu görüşler aktarılmıştı: 
"Kaldı ki işveren lehine yapılan tüm bu düzenlemeler için İşsizlik Sigortası Fonu kaynak olarak kullanılmaktadır. Fonun kurulduğu günden bu yana fondan işverene verilen destek işçiye verilen desteğin çok üzerindedir. Hatta bu destek son yıllarda bariz bir şekilde işveren lehine kullanılmıştır. Fonun oluşturulma amacı işvereni desteklemek değildir. İşsiz kalan işçiye bu süreç içinde hayatını idame ettirecek imkan sağlanmasıdır."

'İŞVERENİ YAŞATMAK ADINA İŞÇİLER KORUMASIZ BIRAKILMAMALI'

Türk-İş'in ısrarlı taleplerine rağmen fondan yararlanma koşullarının işçi lehine düzenlenmediği belirtilen metinde, "İşçiler ekonomik hayatın kurucu unsurlarıdır. Sosyal dengeler bakımından işçinin zayıflatılması ve yoksul bırakılması çalışma barışını olumsuz etkileyen unsurların başında gelmektedir. İşvereni yaşatmak adına işçi korumasız bırakılmamalı." ifadelerine yer verildi.

'İŞÇİLER İŞ GÜVENCESİNDEN DE MAHRUM BIRAKILACAK'

Teklifin 28'inci maddesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11'inci maddesine eklenen fıkranın, 25 yaşını doldurmamış veya 50 ve daha yukarı yaştakilerle 2 yıla kadar belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasına imkan sağladığına dikkat çekilerek, şunlar dile getirildi:

"Teklif edilen düzenleme ile işverenlerin yıllardır talep ettikleri düzenleme hayata geçirilmiş olacaktır. Yapılmak istenen düzenleme 'istihdam artışına yönelik' olarak gösterilmek istenmektedir. İş Kanunu'nda yapılacak ufak bir değişiklik ile tüm çalışanların neredeyse yüzde 25'lik bir bölümü başta kıdem tazminatı hakkı olmak üzere İş Kanunu'nun koruyucu hükümlerinden mahrum edilmektedir."

İşçilerin sadece kıdem tazminatı hakkından değil iş güvencesi hakkından da mahrum edileceği vurgulanan metinde, "Bu durumdaki işçilerin işe iade davası açma hakkı olmadığı gibi ihbar tazminatı hakkı olmadığı için de pratikte iş arama izni hakkı da bulunmamaktadır. Bu düzenleme hayata geçerse örgütlenme önündeki engellere bir yenisi daha eklenmiş olacak. Sendikalar sırf bu düzenleme nedeniyle üye kaybına uğrayabileceklerdir. 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçilerin sendika üyeliği ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakları bu düzenlemeden olumsuz etkilenebilecektir." ifadeleri kullanıldı.

'GÜVENCESİZ ÇALIŞMA İLİŞKİSİ'

Teklifin yasalaşmasıyla ay içerisinde 10 günden az çalışan 25 yaş altındakilerin yüzde 2 iş kazası ve meslek hastalıkları primi ile yüzde 7,5'i işveren, yüzde 5'i sigortalıya ait olmak üzere yüzde 12,5 oranındaki genel sağlık sigortası priminin işverence ödeneceğine işaret edilerek, "Bu durumdaki gençler için işverence ihtiyarlık primi ödenmeyecek. İlk defa 16 yaşında sigortalı olan bir işçi 25 yaşına kadar 9 yıl boyunca uzun dönemli sigorta kollarının primi ödenmeden çalıştırılabilecek. Güvencesiz ve emeklilik hakkı ötelenmiş bir çalışma ilişkisi yaşayacaktır." görüşleri paylaşıldı.

'DÜZENLEME BU HALİYLE ANAYASAYA AYKIRI'

Metinde, ilgili teklifin 8'inci maddesiyle 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na "Geçici Madde 27" ile 1 Ocak 2019 ila 17 Nisan 2020 arasında işten çıkarılan ya da kayıt dışı çalışan işçilerin söz konusu kanun yürürlüğe girdikten sonraki 30 gün içerisinde en son çalıştıkları özel sektör işverenine başvurmaları ve fiilen çalışmaya başlamaları halinde işverene her prim günü için günlük 44,15 lira teşvik sağlanacağı belirtildi. Bu maddenin kayıt dışı çalışan işçilerin de başvuru yapması halinde kayıtlı hale gelmesini teşvik eder nitelikte olduğuna vurgu yapılarak, şu uyarılarda bulunuldu:

"İşverene kayıt dışı çalıştırdığı dönem için herhangi bir idari para cezası uygulanmasını da önlemektedir. Kayıt dışı çalıştırarak işçiyi mağdur eden, devleti aldatan ve teşviklerden yararlananların, aldıkları teşvikler de usulsüz olduğu için geri istenmesi gerekmektedir. Düzenlemenin bu haliyle Anayasa'ya aykırı olduğu düşünülmektedir."

Türk-İş hükümetin paketini topa tuttu: Kıdem tazminatına tırpan, emeklilik hakkına sınırlama var!