'Türkiye özür dilesin' diyen Levent Gültekin ve Murat Sabuncu da okusun!

Şenol Demirci yazdı...

'Türkiye özür dilesin' diyen Levent Gültekin ve Murat Sabuncu da okusun!

Bu ülke kendilerine uzatılacak havucu bekleyen çok, inanın!

Bazen yazar, bazen akademisyen, bazen gazeteci olarak çıkarlar karşınıza…

Canan Kaftancıoğlu türünde politikacı olarak da görülürler!

Tarihi bilmezler; ama iş Türkü kötülemeye geldiğinde cesaretleri tavan yapar, uzman kesilirler…

Biri Kürt, diğeri kuvvetle muhtemel Beyaz Türk! Biri Cumhuriyet gazetesini, diğeri Cine5’i çöp etmiş, olsun ne çıkar!

Biri Aydın Doğan kümesinden, diğeri Tayyip Erdoğan’ın…

Anladınız işte! Konumuzu Murat Sabuncu - Levent Gültekin’in Halk Tv'de sergilediği Ermeni meselesi uzmanlığı…

Veryansın Tv haber akışında gözüme takıldı

Okudum, okumaz olsaydım… Nasıl bilmezlerdi? Nasıl ama? Ermenistan, yalanları ortaya çıkmasın diye resmi arşivlerine dünyaya yasakladığını? Gazetecilik mesleğimiz bu kadar mı yerlerdeydi, meslektaşlarımız ihanete bu kadar mı hazırdı?

Biden'ı bırakıp Türkiye'yi suçladılar! ABD Başkanı'na teşekkür...

İkilinin, nereden baksanız bu ikilinin en az bir 30 yıllık gazetecilik geçmişleri vardı oysa… Nasıl oluyordu da Ermeni meselesi hakkında kahvehane müdavimi kıvamında bilgilerle öz vatanları hakkında aşağılayıcı ithamlarda bulunabiliyorlardı…

Neden? Neden? Neden?

NE DEMİŞLER?

Levent Gültekin: “Rusya tanımış, Almanya tanımış, İsviçre tanımış 31 tane ülke tanımış. ABD bir açıklama yaptı ne olur 32 olur. Biz bundan neden rahatsızız. Dünyada böyle kaba, böyle sorunlarını çözemeyen ülke olmaktan utanırız. Yeri gelir özür dileriz, yeri gelir alttan alırız. Güçlünün zayıftan özür dilemesi büyüklüktür.”

Murat Sabuncu: “Bir ezber koyuluyor kamuoyunun önüne. 24 Nisan 1915 gününün ne olduğunu bile bilmeyenler var. 24 Nisan'da evlerinden alınan Ermeniler bir daha geri dönmemek üzere götürüldüler ve bu bütün ülkeye yayıldı. Her konu konuşulsun. Özür bir devleti devlet yapar.”

ŞAHİTLERİM TÜRK DEĞİL!

Naçizane bendeniz 2014 yılında olası bir “Ermeni Meselesi” konulu belgesel ve film yapılabilir iyimserliği ile bu konuda epey bir kaynak taraması yapmıştım…

Farklı bir yöntem denedim…Tanıklarımı Türklerden değil, yabancılardan seçecek, onların şahitliğine sığınacaktım. Üstelik bu tanıkların bir çoğu Ermeni asıllı olacaktı…

Epey bilgi toplamıştım.

Lütfen, yabancı şahitlerin anlattıklarına dikkat kesiliniz…

Lütfen!

Ermeni sorununu kimler kaşımış?

İlk yabancı tanık Robert Koleji'nin kurucusu Rahip Dr. Cyrus Hamlin… Anı 1893 tarihli. Yani, Ermeni sorunu henüz gündemde yok…

Dostlar!

Kavgayı kim başlattı?

Bu mesele için sorulması gereken soru budur!

Kim başlattı?

Sabuncu ve Gültekin kılıklılar dikkatlice okusun!

BİR ERMENİ İLE RAHİP ARASINDAKİ KORKUNÇ DİYALOG

“Kusursuz İngilizce ve Ermenice konuşan ve ihtilâlin hararetli savunmasını yapan çok zeki bir Ermeni bana, Rusya’nın Anadolu’yu istilâ edip ele geçirmesini hazırlamayı kuvvetle ümit ettiklerini bildirdi.

‘Nasıl?’ sorusuna da şu karşılığı verdi: ‘Bu Hınçak çeteleri, İmparatorluğun her tarafında örgütlendiler, Türkleri ve Kürtleri öldürmek ve onların köylerini ateşe vermek, sonra da dağlara çekilmek için fırsat kolluyorlar. Bunu yapınca gazaba gelecek olan Müslümanlar savunmasız Ermenilerin üzerlerine çullanacaklar ve onları barbarca kılıçtan geçirecekler. Bunun üzerine Rusya, insanlık namıma ve Hıristiyan uygarlığı adına Anadolu’ya girecektir.’

Bu tasarıyı dehşet verici ve her türlü tahayyülün ötesinde gördüğümü bildirince şu cevabı verdi: ‘Hiç şüphesiz size öyle gelebilir, fakat biz Ermeniler hür olmaya kararlıyız. Avrupa Bulgar dehşetine kulak verdi ve Bulgarlara hürriyet verdi. Milyonlarca kadın ve çocuğun çığlıkları ve kanı ile karışacak olan bizim sesimize de kulak verecektir.’ Bu plan yüzünden bütün uygar insanlar Ermeni adını lânetler diye kendisini vazgeçirmeye çalıştımsa da fayda etmedi. ‘Biz ümitsiziz, bunu yapacağız’ dedi. ‘Fakat sizin halkınız Rusya himayesi istemiyor. Kötü de olsa Türkiye’yi tercih ediyor. (Rusya ile Türkiye) arasında yüzlerce millik bitişik topraklar var, buralara göçler her zaman kolay olmuştur. Sizin halkınız Rusya Hükümetini tercih etmiş olsaydı, bugün Türkiye’de bir tek Ermeni ailesi kalmazdı (hepsi Rusya’ya göçmüş olurdu)’ dedim. ‘Evet, bu aptallıkları yüzünden şimdi acı çekeceklerdir’ diye cevap verdi...”

Rahip Dr. Cyrus Hamlin

Robert Kolej kurucusu…

28 Aralık 1893 tarihli USA Congregationalist dergisindeki köşe yazısı.

KÜRTLERİ KIŞKIRTMAK İÇİN ÖLÜLERİN CİNSEL ORGANLARINI KESİP AĞIZLARINA SOKTULAR

Kaldı ki, onlar insanları sadece öldürmeyip, vahşet yaratmışlar, ölülere bile hakaret etmişlerdir. (Cinsel organlarını kesip ağızlarına sokmak gibi)Bu tür ayıplar bir yandan Ermeni çetecilerinin rezil faaliyetlerinin rezil bir sonucu ise, diğer yandan Türklerin amansız bir intikamı oldu. Şahsen Kürtlerin, Ermeniler ile olan ilişkileri hakkındaki düşüncelerimi kısaca ifade edebilirim.1895 yılının sonunda durum keskin bir şekilde değişti.Ermeni çetelerinin Müslümanları Ermenilere karşı kızıştırmak için göstermiş oldukları faaliyetler sonunda daha önce defalarca ifade etmiş olduğum gibi Kürtlerin anti Ermeni hareketine neden oldu.

Rusya Erzurum-Van Başkonsolosu General Mayevsky

KÜRT KADIN VE KIZLARA TECAVÜZDEN İDAM EDİLDİLER

Azerbaycan-Van Birliği’ne bağlı Kolordu Mahkemesi 1916 yılı 10 Eylül günü 3. ve 4. Ermeni Gönüllü Birlilerine bağlı sanıklar Seno Araturyan, Ayk Ohanyan, Sahak Olikyan Karapet Cem Koçyan, Martisro Akopov, Karnik Babinyats, Keropb Manukov ve Maksut Cezmiciyan’dan oluşan toplam 8 kişiyle ilgili davayı görüştü. Onları Kürt kadın ve kızlara tecavüz, 26 kadın ve çocuğa kasıtlı olarak işkence etme ve ölümcül yaralayarak öldürme iddialarından suçlu bularak, adı geçen sanıkların tümünün asılarak idam edilmesine ve tüm imtiyazlarının alınmasına karar verdi.

Rus Kafkas Ordusu Kurmay Başkanı Tuğgeneral L.M. Bolhotinov.

ERMENİ MESELESİNE DAİR YAZILAN ŞEYLERİN HEPSİ YALANDIR

İngiliz başkonsolos 15 Mayıs 1896 tarihli raporunda, şunları kaydediyor: “Bu havalideki vaziyetin arzu edilen şekilde olmadığını zat-ı asilanelerine arz ederim. Geçen 8 gün zarfında Ermeni ihtilalcileri iki defa Müslümanlara taarruzda bulundular. Birincisinde 3 kişi öldürüldü. Her ikisinde de öldürülenler parçalandı. Genellikle gazetelerde, Ermeni meselesine ait rastlanan yazılar hakikate yakın değildir. Ermeni meselesine dair yazılan şeylerin hepsi yalandır.

Van İngiltere Konsolosu Albay Charles Williams’ın 15 Mayıs 1896 tarihli raporu.

20 KİMSESİZ KÜRT ÇOCUĞU PARÇALADILAR

“Ermeni gönüllülerin Türk sivil halka karşı vahşilikleriyle ve buna bizim Kazaklar’ın iştirakiyle ilgili verilerin bütün yönleriyle netleştirilmesi için ilgili komutanlardan malumat istendi. Bitlis Muhabere Komutanı Tümgeneral Abatsiyev şunları bildirdi: Tatvan’da şöyle bir olayın yaşandığını biliyorum. Evlerin birinde Rus avcı taburu ve Ermeni gönüllüleri birlikte konaklamışlar. Kazak Avcı Taburu 20’den fazla evsiz çocuğu eve almış, yemek vermiş. Avcı taburu gönderildiği keşiften döndüğünde bütün çocukların parçalanmış bir şekilde bulmuş. Evde sadece Ermeni gönüllüleri kalmış. Bu konuyla ilgili tarafımdan yürütülen soruşturma sonucunda bu katliamı Ermeniler’in gerçekleştirdiği kesinleşmiştir.”

Rus Kafkas Ordusu Kurmay Başkanı Tuğgeneral L.M. Bolhotinov

AZERİLERİ KUYULARA ATIP TAŞLARLA EZDİM

Basar-Geçar’daki Türk nüfusu ayır etmeden imha ettim. Bazen “kurşunlara yazık olmasın” dersin ya… Bu köpeklere en etkili yol, çarpışmadan sonra sağ kalanları toplayıp kuyuların içine tıkmak ve bir daha dünyada bulunmamaları için yukarıdan ağır kayalarla ezmek. Ben de öyle yaptım. Bütün erkekleri, kadınları ve çocukları topladım, attığım kuyuların içinde kayalarla ezerek hepsinin hayatına son verdim.

Bir Taşnak subayının yazdığı rapor.

Aktaran: A.A. Lalayan. Ermeni asıllı Sovyetler Birliği Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü üyesi.

EVET! ÖLDÜRÜLDÜLER AMA…

Evet, Türkler Ermenileri öldürmüştü, bu doğru ama Ermeniler de birçok Türk'ü öldürmüştü. Bu bir katliam, etnik bir temizleme değildi, savaş koşullarında yaşanmış bir şeydi. Hükümetlerin yanı sıra halklar da savaşmıştı ve bu savaşta yüzbinlerce insan ölmüştü. Bu araştırmayı burada yaşadığım ya da Türkleri sevdiğim için yapmamıştım. Bulduğum gerçekler beni bu sonuca götürmüştü. Rakamlar vardı ve bunlar doğru söylüyorlardı.

ABD’li tarihçi Justin Mccarthy

BATI AJANI ERMENİLER

Ermeni milliyetçi önderleri Batı Avrupa yönelimini kullanarak Anadolu’daki konsoloslukları ve istihbarat ağı aracılığı ile çalışmalarını özenle maskelemiştir. Protestan misyonerler ise İngiliz diplomasisinin ajanı rolünde ideolojik suç ortağı olmuştur.

Ermeni Sovyet Tarihçi G.M. Arutyunyan

ÖLDÜREBİLDİĞİN KADAR AZERİ ÖLDÜR

1905 yılının başlarında Bakü’de cereyan eden kardeş kırımı, silahlı Taşnak çetelerinin çekip çevirdiği Kamorla’da da devam etti. Taşmaklar, Azerbaycanlılar’ı “Öldürebildiğin kadar öldür, yağmala, kimseye acıma!” sloganıyla yok etmek için kampanya başlattılar. Taşnaklar, Ermeni köylerine dağılarak katliam konuşmaları yaptılar, Ermeni halkını Azerbaycanlılar’a karşı silahlandırmaya çabaladılar.

Ermeni Bolşevik önder O.A. Arutyunyan

BİZE ERMENİSİZ ERMENİSTAN LAZIM!

Rus Çarlık Bakanı Lobanov Rostovskiy, Ermeni meselesinde kendi hükümetinin politikasını karakterize ederek az rastlanır bir kesinlikle ve arsızca açıklamıştır “Bize Ermenisiz Ermenistan lazım!” Ermeni milliyetçiliğinin saldırgan partisi Taşnaksudyun, Çarlık bakanının sloganını hayata geçirmek için bayrağına şunu yazdı: Bağımsız ve Birleşik Ermenistan. Ve Çarlık generallerinin, İngiliz bakanlarının, Fransız bankerlerinin, Amerikan hümanistlerinin ve bütün Rus papazların yardımıyla Türkiye’de bir Ermenistan’a ulaştı… Ama gerçekten de Ermenisiz!

Ermeni yazar S.G. Pirimov

YUNAN SAVAŞI VE RUM TAVRI ÖRNEĞİ

Türkler ve Kürtler, Ermeniler’e niçin saldırdı? Aynı dönemde, hatta Yunanistan ve Türkiye arasında açık kanlı bir savaş varken bile, Rumlarla böyle bir ilişki içinde olmadılar. Cevap açık. Türkiye’deki Rum nüfusu Yunan-Türk savaşı sırasında dürüstçe rejime bağlılığını sürdürerek tam bağımsızlığını korudu. Türkiye’deki Ermeni nüfusu ise Ermeni devrimci partileri yüzünden açıktan kendi devletlerinin düşmanlarının safına geçti ve kendi memleketlileri olan Türkler’in ve Kürtler’in öfkesine üzerine çekti.

Gürcü Devlet Adamı: P.P. Goleyşvili (Karibi)

VATANA İHANETİN BELGESİ

“Bilindiği gibi Rus hükümeti savaşın başında Türk Ermenilerini silahlandırmak ve savaş sırasında ülke içinde ayaklanma çıkarmak, hazır hale getirmek amacıyla 242 bin 900 Ruble verdi. Gönüllü birliklerimiz Türk ordusunun savunma hattını yırtıp, ayaklananlarla birleşerek cephe ve cephe gerisinde anarşi yaratmak, bununla birlikte Rus ordusunun geçişini ve Türk Ermenistan’ını ele geçirmesini sağlamak zorunda.”

Taşnaksudyun Partisi Askeri Kanat Temcilcisi’nin 1915 yılı Tiflis’teki konuşması

15 BİN KİŞİLİK HAİNLER TETİKTE

Kafkas Orduları Karargâhına Zeytun’dan Ermeniler ‘in temsilcileri geldi ve yaklaşık 15 bin Ermeni’nin Türk ikmal yollarına saldırmaya hazır olduğunu, ancak silah ve mermilerinin olmadıklarını söylediler. Zeytun’un Türk Erzurum Ordusu’nun ikmal yolları üzerinde olmasından dolayı gerekli miktarda silah ve merminin Ermeniler tarafından alınacağı İskenderun’a gönderilmesi oldukça uygundur.  Zeytun Ermenileri’nin faaliyetlerinin Fransız ve İngilizler için faydalı olmasından, mesenin aciliyetinden ve bizim doğrudan silahları verme olanağımız olmamasından, Fransız veya İngiliz silah ve mermilerinin Fransız ve İngiliz gemileriyle İskenderun getirilmesiyle ilgili görüşmenin gerekliliği olduğunu düşünüyorum.

Çarlık Rusyası Kafkasya Valisi Kont Varontsov Dashkov. 6 Şubat 1915

İSYANI BASTIRMAK TÜRKLERİN TARİHİ VE HUKUKİ HAKKIDIR

Askerî harekâtın cephe gerisinde 10 bin kişilik bir kitlenin devlete karşı ayaklanma çıkardığında ve bununla varlığını ortaya koyduğunda, devlet düşüncesi, devlet iktidarının ve devlet adamlarının meşru müdafaa adına sorumlu önlemler alması gerektirir. Ayaklanmayı bastıranın imkânlarını arayıp bularak ve kendi devletini korumak gibi ortada duran önemli bir görevi unutmadan bu ilke tamamıyla uygulanabilir. Amaç, aracı haklı kılar.

Ermeniler’in ayaklanması onların tarihi ve hukuki hakkıdır. Eğer devlet, halk ayaklanmasını sert bir şekilde eziyor ve ayaklananları bastırıyorsa bu da onun tarihi ve hukuki hakkıdır.

Sovyet Ermenistan Devlet Adamı B.A. Doryan

ERMENİ BAŞPİSKOPOSUNUN MARİFETLERİ

Kahire elçimiz, Mısır’da yaşayan ve Mısır pasaportlu taşıyan bazı Türkiye Ermenilerinin Kahire’deki Ermeni başpiskoposunun önerisiyle masrafları kendilerine ait olmak üzere gönüllü olarak Kafkasya’ya gitmek istediklerini bildirdi.

7 Eylül 1915 tarihli Kafkas Orduları Kurmay Başkanlığına telgraf.

ARTIK, TÜRKLERE NE GİBİ BİR GÜVEN TELKİN EDEBİLİRİZ Kİ?

“Barışı sabote etmek için savaştık bile. Artık hepimiz Türkler’in düşmanı olan İtilaf devletlerinin kampındaydık. Türkiye’den ‘Denizden Denize Ermenistan’ talep etmekteydik. İtilaf devletlerinin ordularını Türkiye’ye göndermeleri ve hâkimiyetimizi temin etmeleri için Avrupa ve Amerika’ya resmî çağrılar yaptık. Nihayet şu da var ki, var olduğumuz sürece aralıksız olarak Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük. Artık, Türkler’e ne gibi bir güven telkin edebiliriz ki?”

Ermenistan’ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni

ERMENİ TEHCİRİ DOĞRUYDU VE GEREKLİYDİ

“Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vadettiği büyük Ermenistan hayali vardı. Ama biz hiçbir zaman devlet olamadık. ‘Türkiye Ermenistan’ı’ diye bir devletin hayalden öte olmadığı gerçeğini göremedik. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vadettiği Ermenistan hayali vardı, gerçeği göremedik.”

Ermenistan’ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni

TÜRK NÜFUSA KARŞI KİTLESEL CİNAYETLERE GİRİŞTİLER

İşgal edilmiş bölgelerde terör rejimi uygulandı. Fransızlar’ın oluşturduğu Taşnaklar’dan müteşekkil jandarma birlikleri Türk nüfusa karşı kitlesel cinayetlere giriştiler. Klikya’yı ve Türkiye’nin Trabzon kadar olan Doğu vilayetlerini de içine alan “Akdeniz’den Karadeniz’e Büyük Ermenistan” projesi müttefikler tarafından resmi olarak tartışıldı. Ermenistan çeteleri sırayla köylerin bütün halkını kılıçtan geçirdi. Türk nüfusun fiziksel olarak ortadan kaldırılması programı tamamen bilinçli şekilde işgalcilerin yönetiminde sürdürüldü.

Sovyet tarihçi İrandust

AKDENİZ’DEN KARADENİZ’E ERMENİSTAN

Aralık sonunda parlamentoda Paris’e yollanacak talimat karşılığında ortaya bir fikir çıkmadı. İktidar partisi Taşnakyan’ın oyları ikiye bölündü. Bir kısmı, iki Ermenistan’ın da Rusya’nın parçası olarak özerkliğini ya da federasyonu savunurken, diğer kısmı ise Kilikya’yı da içine alan ve Akdeniz’den Karadeniz’e açılan büyük ve bağımsız Ermenistan’ı talep etti. Bu galiplerin fantezileriyle doğmuş olan ve hala büyük devletlerin illüzyonlarıyla yaşayan bir Amerikan projesiydi. Bu projeye göre Müslümanların dört kat yoğunlukta olduğu bölgeler Ermeniler’e kalıyordu.

 Rus Beyaz Ordu Generali E.İ. Daniken.1925

BİR ERMENİ’DEN BAKÜ KATLİAM GÖZLEMİ

“Bakü’de Ermeniler İngilizler’in yardımı ile bu büyük petrol şehrini ele geçirdiler. Şehrin Türk ahalisinden 25 bin kişiyi katliamdan geçirdiler. “

Ermeni Subayı Ohannes Apresyan

CESUR TÜRK VE ERMENİ ASKERLER 

Yağmalanmış Azeri köylerinden birindeydik. Köy ahalisinden dev yapılı bir Türk vardı. Çok güzel dövüşüyordu. Evinden fırlayıp elinde bir tüfekle bir grup Ermeni askerinin ortasına atıldığını ve tüfeğinin dipçiği ile onları sağa-sola dağıttığını gördüm. Her taraftan üzerine ateş ediliyor, fakat o “Allah Allah!” haykırışları ile etrafını kuşatan Ermeni askerine karşı koyuyordu. Askerlerden biri süngüsünü Türk’ün göğsüne sapladı. Süngünün ucu Türk’ün sırtından çıktı. Türk, çevik bir hamle ile tüfeğin namlusunu tuttu.  Asker, bir türlü tüfeğini geri çekemiyordu. Müthiş bir mücadele yaşanıyordu. Nasıl olduysa Türk, kendisini süngüleyen Ermeni askerin hesapsız bir hareketi sonrasında namluyu bırakarak boğazından yakaladı. Diğer Ermeni askerler kahkahalar içinde iki dövüşçüye çembere alarak izliyordu. Bu sırada ikisi de yere yuvarlandı. Bu sırada dövüşü seyreden Ermeni askerlerden biri yerden koca bir kaya alarak Türk’ün kafasına vurdu. Türk hareketsiz kaldı. Bu sırada boğuştuğu asker Türk’ü göğsünde saplı tüfeğini kurtardı. Kan içinde olan süngüyü Rusça “Slodky Slodky” diyerek diliyle yalamaya başladı.

Ermeni Subayı Ohannes Apresyan

ÖLDÜRÜLEN ANNESİNİ EMMEYE ÇALIŞAN BEBEK

Katliamdan geçmiş bir köydeydik. Erkenden yattım. Gece yarısı devamlı ağlayan bir bebek sesiyle uyandım.  Ay ışığı hayal meyan etrafı görmeme yetiyordu.  Ağlayan çocuğun sesini rehber edinerek görüntüde bir Azeri’nin evinin avlusuna ulaştım. Avlunun köşesinde ölü bir kadın yatıyordu. Gırtlağı kesilmişti. Kadının üzerinde bir yaşlarında kız çocuğu duruyordu. Ölen annesinden memesinden emmek için çabalıyordu. Çocuğu kucağıma alıp cebimde kalmış ekmek parçalarını suyla ıslatarak doyurmaya çalıştım. Bu bebeği Ermeni askerlerce kirletilen küçük yaştaki iki kız çocuğu ile birlikte Kars’taki Amerikan Yetimhanesi’ne gönderdim.

Ermeni Subayı Ohannes Apresyan

BİR KATLİAM MESAJI

Gümrü Bağımsız Ermeni Kurulu Başkanlığı’na

Aldığım bilgilere göre emirlerime uymadığından dolayı komutam altındaki kolordudan bütün müfrezesiyle birlikte 5 Haziran 1918 tarihinde uzaklaştırılan Antranik’in, Nahçivan bölgesinde gerçekten birçok mezalim ve katliam yapmakta olduğunu Türk komutanlığına bildirmenizi rica ederim.

Kolordu Komutanı Nazarbeykov

ERZURUM ILICA KATLİAMI

“Erzurum ‘a tabi Ilıca nahiyesindeki halkın tamamının katliama maruz kaldığını ve baltalarla öldürülmüş birçok çocuk cesedini gözleri ile gördüğünü kumandan Oudichelidze şöyle anlatmıştı: Bir gün şehir içinde atla gezerken bir Ermeni askeri tarafından idare edilen ufak bir Rus askeri birliğine rastladım. Bunlar 70 yaşında iki ihtiyar Türk ‘e işkence ederek götürüyorlardı. Ermeni ‘nin elinde demir telden bir kırbaç vardı. Müdahale ederek güçlükle biçareleri ellerinden kurtarabildim.”

Rus 2. Topçu Alayı Kumandanı Twerdo Khlebof

ÇUKUR 10 TANE DAHA ALIR, KESİNİZ!

Ermeniler tarafından Erzincan ‘da yapılan zulümleri bizzat kumandan Oudichelidze ‘nin kendisinden işittim. Bu katliam Ermeni doktor ile ordu müteahhidi tarafından idare edilmiş. Burada 800‘den fazla savunmasız ve silahsız Türk öldürülmüştür. Kazılan büyük çukurlara cesetler atılıyordu. Bu biçareler hayvan boğazlanır gibi kesiliyor ve Ermeniler tarafından sayılıyor ve ‘Ancak yetmiş tane oldu, çukur 10 tane daha alır, kesiniz‘ diye katliamı devam ettiriyorlardı. “Erzurum‘a tabi Ilıca nahiyesindeki halkın tamamının katliama maruz kaldığını ve baltalarla öldürülmüş birçok çocuk cesedini gözleri ile gördüğünü kumandan Oudichelidze söyledi.“
Rus 2. Topçu Alayı Kumandanı Twerdo Khlebof