MERVE DUMAN / VERYANSIN TV
Geçen günlerde Samsun’dan gelen acı bir haber Türkiye’nin gündemine yerleşti.
Çarşamba ilçesinde bir LC Waikiki mağazasında reyon yöneticisi olarak çalışan Muhammed Yavuz, intihar etti. Eşine ve çocuklarına birer veda mektubu bırakan Yavuz, mağazaya ve yöneticilerine de mail attı.
Yavuz, arkasında bıraktığı mektupta, eşinin de aynı firmada çalışırken işten çıkarıldığını, işe dönüş davası açtıklarında ise baskı ve mobbinge maruz kaldığını anlattı. Yavuz, “Bu bir intihar vakası değildir. Cellatlığını E.C.’nin yaptığı bir idam vakasıdır” diyerek ölümünden bölge müdürünü sorumlu tuttu.
Yavuz’un intiharına ilişkin açıklama yapan LC Waikiki, olaya dair kurum içi soruşturma yürütüldüğünü belirtti. Kurumun açıklamasında, Yavuz’un yönetime iletmiş olduğu mobbing ile ilgili bir şikâyeti bulunmadığı öne sürüldü.
VATANDAŞ GEÇİM MÜCADELESİNDE ADETA SAVAŞ VERİYOR!
Yavuz’un arkasında bıraktığı not, vatandaşın geçim mücadelesinde adeta savaş verdiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
“Burada vahşi kapitalizmin dibini yaşıyoruz” diyen çalışanlar, yaşadıkları problemleri çeşitli sosyal medya platformlarından dile getiriyor.
‘TAMAMEN BASKICI BİR SİSTEM ÜZERİNE KURULU BİR SİSTEM’
Veryansın TV’ye konuşan bir LC Waikiki personeli, 13 senedir çalıştığı kurumdaki deneyimlerini anlattı.
Muhammed Yavuz’un şirkete gönderdiği mailde yazdıklarının tamamının doğru olduğunu dile getiren LCW personeli, “şirketin üst düzey yöneticilerden başlayarak en aşağı kademeye kadar tamamen baskıcı bir sistem üzerine kurulu olduğunu” söyledi.
Çalışanların haftada bir veya 2 haftada bir gece 03.00’te mağazaya çağrılıp çalıştırıldığını dile getiren LC Waikiki personeli, “LC Waikiki’nin arkadaşımızın intiharından sonra yaptığı açıklama, halkı kandırmaya yönelik. İşin peşinde değiller. Şu an hala mağazalara mail atıyorlar, çalışmalarınız şöyle olsun böyle olsun diye… Bizim arkadaşımızın intihar etmesi üst yönetimin umurunda bile değil. Hala nato mermer nato kafa devam ediyorlar” diye konuştu.
‘KİMİ KİME ŞİKÂYET EDECEKSİN’
Şirketin, Yavuz’un intiharı sonrası “Merhum çalışma arkadaşımızın bugüne kadar şirketimizde çalıştığı süre boyunca etik hattına ya da üst yönetime iletmiş olduğu mobbing ile ilgili bir şikâyeti bulunmamaktadır” açıklaması yaptığını hatırlatan LC Waikiki personeli, şunları söyledi:
“’Etik hattı’ denilen sistemin şu şekilde işlediği çalışanlara anlatılmaktadır; örneğin müdürüm bana mobbing uyguluyorsa etik hattı arayıp şikâyet ediyorum, şirket ise olayla ilgili mağazaya müfettiş gönderip olayı araştırıyor. Bize sistemin bu şekilde işlediği anlatılmasına rağmen gerçekte şöyle işliyor; ben müdürümden şikayetçiysem etik hattına bildirdiğimde etik hattı konuyu bölge müdürüne iletiyor. Bölge müdürü ise mağaza müdürüne durumu anlatıp şikayetçi personele beraber mobbing yapmaya başlıyorlar. Yani kimi kime şikayet edeceksiniz?”
‘MOBBİNG OLAYLARININ EN BAŞINDAKİ 3 AKTÖR…’
Sözlerinin devamında şirketin yapısından bahseden LC Waikiki personeli, “bütün mobbing olaylarının en başındaki ve en önemli üç aktör bunlar” diyerek, şirketin hem sahibi hem de şu an ki CEO’su Vahap Küçük, genel müdür Berna Akyüz Öğüt ve genel müdür yardımcısı Mahir Bozkurt’u işaret etti.
Şirketin tepe yönetiminin tamamının AKP’li olduğunu belirten (LC Waikiki’nin kurucusu, yani şirketin şu anki CEO’su Vahap Küçük’ün kendisiyle aynı ismi taşıyan babası, AKP’den Malatya Doğanşehir Belediye Başkanı seçilmişti) LC Waikiki personeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘GECE 03:00 GİBİ MAĞAZAYA ÇAĞIRILIYORUZ’
“Tepe yönetim biatçı olduğu için daha alt kademe yöneticilere de (operasyon müdürü, bölge müdürü, mağaza müdürü) bu biatçılık sirayet ediyor.
Biatçılıktan kastım şu; örneğin tepe yönetim, verilen zaman içerisinde yapılması mümkün olmayan, ülkedeki 500 küsur mağazadaki personellerin bir kısmının gece 03:00, 04:00 gibi saatlerde mağazaya çağrılıp aç susuz çalıştırılmasına sebep olan saçma sapan mağazacılık uygulamaları istemekte ancak hiç kimse istenilen bu işin ne kadar saçma ve insafsızca olduğunu bir üstündeki yönetim kademesine iletememektedir.
İletemiyorlar çünkü mobbing yemekten korkuyorlar. Örneğin mağaza müdürü üstündeki kişi olan bölge müdürüne ‘bu işin zamanında bitmesi mümkün değil, bu işin şirkete veya mağazaya hiçbir faydası yok’ diyemez.”
‘5 KİŞİNİN YAPACAĞI İŞİ BİR KİŞİYE YÜKLÜYORLAR’
LC Waikiki’nin Yavuz’un intiharına ilişkin yaptığı açıklamaya çalışanlardan gelen tepkilerden bazıları şu şekilde:
“5 kişinin yapacağı işi bir kişiye yükleyip personel yok deniliyor. Verilen işi yaparken aynı zamanda kasaya destek verilmesini istiyorlar, depoya destek olunmasını istiyorlar. İçlerinden birini yetiştiremeyince laf ediyorlar. Verdikleri bir buçuk saatlik molanın giriş-çıkış saatlerinin gruba yazılmasını istiyorlar. 2’de başlanılan mesaiye her an sabah arayıp erken çağırabiliyorlar. Hayatınızı kendinize göre değil de onların yaptığı shifte göre planlamanızı bekliyorlar. Bir de 15 dakika esneme payı diye bir şey uydurmuşlar, reyonlar kapanmayınca esneme payı diye geç çıkılan günler oluyor. (Mesaiye eklenmiyor.) Ama geç kalırsan esneme payının lafı olmuyor.”
‘ETİK HATTI 10 KERE ARADIM SONUÇ SIFIR’
“Etik hattı ara, etik hat şirkete bildirsin, şirket bölge müdürüne bildirsin, bölge müdürü konuyu bile kimseye açmadan üstünü kapatsın… 10 kere aramışımdır sonuç sıfır. Mobbing yiyip de etik hattı arayanlar sonuç alamayıp istifa ettiler ya da işten çıkarıldılar. Seslerini duymadınız, önemsemediniz. İlla birinin canından mı olması gerekliydi!”
‘BU ŞİRKETTE STRESTEN KAYNAKLI BİRÇOK HASTALIK YAŞADIM’
“Ben de 6 yıl çalıştım ama üzgünüm şirket politikanız yanlış. Aynı sebepten aynı mobbingten ben de mağdur oldum. Birçok yere şikayet ettim, birçok yere mail attım… Sonuç mobbing yapanlar bunu öğrendi ve daha çok eziyet edildi. Ben pandemide bir fiil çalıştım, emziren annelere izin verildi bana verilmedi. Sonrasında da izin kullandırılmamak için birçok şey denendi. Çalışma saatlerimiz de bir o kadar kötüydü. Bunları bir üst mevkilere ilettiğimizde unvanlarına unvan katıldı. Bize, evet bize diyorum çünkü mağdur çok, biz mobbing mağdurları da depodan depoya gezdirilerek haklarımızı almadan çıkalım istediler. Her hafta sonu mesai yapmak zorunda kaldık, gelemem dediğimizde ise psikolojik baskı ile bizi bastırdılar. Ben bu şirkette stresten kaynaklı birçok hastalık yaşadım, ağır depresyon geçirdim hastane raporumda mevcuttur ve en sonunda kronik hastalıkla birlikte dayanamayıp ayrılmak zorunda kaldım. Mobbing yapanlar ise şu an üst mevkilerin keyfini sürüyor. Kısacası mağdursanız sizi gören duyan yok, üst kattakiler pek etkilenmiyor bu durumdan.”
‘MOBBİNGE MARUZ KALARAK İŞTEN ÇIKARILDIM’
Çeşitli sosyal medya platformlarında LC Waikiki ile ilgili gelen şikayetlerin bazıları şöyle:
“11.06 itibariyle Antares mağazasında gözlem odaklı satış danışmanı olarak çalışmaktaydım. Benden hiçbir şikayet olmadığı ve her işe koştuğum halde bugün mağaza 1. müdürü H.B. tarafından hakarete, bağırışa ve mobbinge maruz kalarak deneme süremde işten çıkarıldım. A+ mağazada her işe yetişemediğimi söylemeye çalıştım ancak beni hiç konuşturmadı bile.”
‘HER İŞÇİNİN O BATAKLIĞA BATMASINI SAĞLIYORLAR’
“LM depoya atanan yeni müdür, işçiyi ne kadar ezerim, ne kadar işçiyi işten bıktırırım politikasını sürdürüyor. Prim sistemi denilen bir bataklık yarattılar ve her işçinin o bataklığa batmasını sağlıyorlar. Örnek vermek gerekirse bir gün rapor aldığınızda 4 günlük prim kesiliyor, yani kolumuz, bacağınız kırıldığında işe gelmek zorundasınız yoksa hiçbir şekilde size verilen 5-6 bin liralık primi alamazsınız. Yoğun dönem denen bayramlardan bir ay öncesinde ve bayramdan sonrasına izin bile vermeyen bir sistemi işçiye dayatıyorlar. Ve de zorunlu mesai denen 16.00’da başlayacağınız vardiyaya 13.00’de başlamanızı ya da 16.00’da bitecek vardiyayı 20.00 da bırakmanızı istiyorlar eğer sizin işiniz varsa mazeret kabul etmeden tutanağınız tutuluyor.”
‘BEŞ KİŞİLİK İŞ YAPMANIZI İSTERLER’
“Size iş öğretmeyip iş yapmanızı beklerler. Eleman alımı yapmayıp aynı anda her yerde olmanızı beklerler. Müşteriyle iletişiminiz mükemmelken kendileri müşteriye azar çeker. Çalışanlarına sıfır saygıyla yaklaşıp beş kişilik iş yapmanızı isterler. Reyonda tek çalıştırıp dört belki beş saat sonunda mola yaptırırlar… Köle gibi çalışıp üç kuruşa yorulmak isterseniz kurumsalız diye geçinip iş etiğinden uzak insanlardan azar hakaret işitmek isterseniz hemen başvurun. Zaten çalışacak eleman olmadığı için azarlayıp stres atacakları yeni elemanları birkaç gün içinde siz olacaksınız.”
‘MECBUR KALMAZSANIZ GİRMEYİN’
“Eğer çok mecbur kalmazsanız girmeyin. Tabii çalıştığınız mağazaya göre değişiklik gösterebilir bu durum. Bir kişiden 4 kişinin yapacağı iş beklenir ve yetişmeyince azar gelir. Görselci, egoist, kendini bilmez biriyse kendini yönetici sanıp sizde moral motivasyon bırakmaz. Kendinize ait bir alan zaten yok.”
‘GEÇİMİMİ SAĞLAMAK İÇİN DEVAM ETTİM’
“Tam 8 yıl çalıştım. Yaşamamış olmayı tercih ederdim. Para kazanmak, bir şekilde geçimi sağlamak hepimizin ihtiyacı malum. Bir şekilde devam ettim bu sebeple. Part time çalışanların ekstra zulüm gördüğü bir yer. Full personelin mesaiye kalmaktan mağazadan çıkamadığı, kısmi partların da açlık sınırının altında maaş aldıkları bir ortam… Benim çalıştığım part time dönem içinde, yol parası verilmiyordu. Yemek parası da 4 gün üstünden yatırılıyordu. Fakat 4 gün değil, 5 gün çalışıyorsunuz. Prim vermemek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Gece çalışmaları asla bitmek bilmiyor. AVM’de çalışıyorsanız, mağaza kapandığı saatte gelir sabah saat 07.00’de çıkarsınız. Ertesi gün izin verirler ama uyumaktan başka bir şey yapamıyorsunuz maalesef. Yönetim kadrosu iyi ise belki biraz daha çekilir hale gelir. Kötüsüne denk geldiyseniz vay halinize. Taraf tutmak, adam kayırmak, işlerine nasıl geliyorsa çalışana öyle davranmak, canının istediğine anlayış gösterip, istemediği herkesi yerden yere vurma hakkını kendine görmek gibi bir çok olayla karşı karşıya kalırsınız. Bu işe başlamayı düşünen varsa eğer açlıktan ölmek üzere miyim diye düşünsün.”

2002-2010 tarihleri arasında bende LCW çalıştım.35.Mağazasında kat sorumlusu olarak.Ozaman şirket küçük ama değerleri büyüktü.Mobingin kralını o dönemler ben de çok yaşadım.İkk zamanlar yemek molalarımız 1 saat yerine 20 dk veriliyor mesaimiz bittiği halde izin almadan cikamiyorduk.Ben çok yetenekli bir calisandim.Bunla ilgili hala elimde üst yönetimden gelen takdirler sertifikalar teşekkür mailleri var.Ama kariyer yolum kesildi.Sebebi ise çok basit.Dunyada bilinen bir gerçek vardır O da en iyi network’ün sigarayla kuruldu sigara içen insanlar birlikte mola kullandıkları için iyi anlaşırlar Bizim de müdürümüz içki içmeyi ve işkembe çorbası yemeği çok severdi kendisi ile akşam bir yerde oturup bira içmeyen veya işkembe çorbası yemeyen personellerin kariyer yapmasını engellerdi
Bu tip özel şirketlerde şirket sahibi bir kenara, ona yaranmak ve daha fazla maaş almak isteyen bazı yönetici sınıfındaki tipler, şirket sahibinden daha tehlikeli, acımasız ve karaktersizdir. İnsan hayatını bile, kendi maaş, prim ve bir üstüne yaranmak için önemsemezler. Aslında bir şirket için en tehlikeli olanlardır, çünkü gerekirse patronu bile satarlar.
narsist bir yönetici ile çalışmanın nedemek olduğunu bilirim ben de bunları düşünmüştüm ama olayı araştırınca narsizimle mücadeleye başladığımda rahatladım o eşikden döndüm insanlar sıkıntılarını başkaları üzerinden çözmeye başlıyor firmalar için ise herşey rakamlardan ibaret
İğrenç. Greve gidilmesi gerek.
Nesttle de çalıştım aynı şeyler geçerli ve bu yüzden işten ayrıldım.. Kim ne derse desin; BU ÜLKE İHTİLAL OLMADAN DÜZELMEZ…. Vesselam
Sosyal medyada bunların ürünlerini boykot etme kampanyası başlatın. Zaten bir ay ürünlerini satamadigi an iflas eder. Ancak boyle AKP ye ve Erdoğan a biat edenleri kurtarmaya kalkir bu boykotu baslayanlarda içeri atilirlar. Bozuk duzenin bozuk neticeleri. Bunlar gitmeden birsey duzelmez.
Bozuk düzen, bozuk insan !!!!
Bundan sonra bir daha alışveriş yapmayacağım bunlardan .