Kahramanmaraş’ta yaşanan depremlerde büyük yıkım yaşayan Gaziantep’in Nurdağı ilçesine ‘Koordinatör Vali’ olarak görevlendirilen Şırnak Valisi Osman Bilgin’den itiraf gibi açıklamalar geldi.
Vali Bilgin; depremzedelere yaptığı konuşmasına ‘belki geç geldik’ diyerek başladı. Vali, “Açıklanan rakamlardan en az 3-4 belki 5 kat daha kötü. Bazı illeri komple yıkıp yeniden iller yapacağız” dedi.
Koordinatör Vali Osman Bilgin’in depremzedelere yaptığı konuşma şu şekilde:
“Yaşadığımız afet çok büyük bir afet. Bir örnek vermek istiyorum. Nurdağı ilçesinin -dün akşam kararını aldık Sayın Çevre Bakanı ile- ilçeyi kaldırıyoruz. Komple yıkıyoruz. Tamamını yüzde yüzünü yıkıyoruz. Yaşanan felaketi anlayın diye anlatıyorum size. Şu anda 150 ölü çıkan apartman var.
‘ALLAH’IN TAKDİRİ İLAHİSİ’
Tabii ki yüce Allah’ın takdiri ilahisi. O olmadan bir saniye bile adım atamayız ve bir saniye sonrasına da hükmedemiyoruz. Ben Trabzonlu olduğum için bizde hocalık fazladır onu da söyleyeyim. Hocam burada olduğu için çok fazla konuşmuyorum da. Şunu anlatmaya çalışıyorum biz insan olarak üzerimize düşeni yapmalıyız. Biz onun için buraya geldik. İnsan olma gereği. Devletin temsilcisi olarak sizlerle beraber olmak, sizi dinlemek için geldim. Kusura bakmayın belki geç geldim ama durum gördüğünüzden bildiğinizden çok daha vahim. Açıklanan rakamlardan en az 3-4 belki 5 kat daha kötü. Bazı illeri komple yıkıp yeniden iller yapacağız.
‘HARİTADAN SİLİNDİ…’
Dolayısıyla gördüğünüz İstanbul veya Erzincan depremi… Hiçbirine benzeyen bir deprem değil. Şehirler haritadan silindi, yeni haritalar oluşturulacak. Devlet olarak, devletin görevlileri olarak geç gelmişsek sizden özür diliyoruz.”
adam ozur bile dilememis zaten. Gec geldiyseler ozur diliyormus. Tam laf hokkabazligi.
Özür ölüleri diriltebiliyor mu? Istifa etmeniz lazım, hem de hic vakit kaybetmeden.
Takdiri ilahi değil takdiri siyasidir yaşananlar.
Öyle bir kavram yok Ceyhun bey. Her şey takdir-i ilahinin içerisinde, tabii inananlar için. Doğa kanunları da takdir-i ilahinin parçası ve biz onlara dikkat ederek hayatımızı düzenlemek zorundayız. Ama dere yatağına ev yapıp sonra selde evsiz-barksız kalmak da Allah’ın kanunlarına uygun. Depreme göre ev inşa etmeyip, edileni kontrol etmeyip enkaz altında kalmak da o kanunlara uygun.
Hiç denenmemiş aşıların milyonlarca insana uygulanmasını savunmak, sonra yan etkilerden ötürü hastalanan, ölen binlerce insana şahit olmak da kanunlara uygun. Ekonomiyi geliştirmek , ihracatı arttırmak için bir şey yapmayıp sonra dışa bağımlı halimizle oturup ekonominin zayıfladığını izlemek de ha keza.