Venezuela’dan Türkiye’ye: Geleneksel barikatları aşalım

Venezuela Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Ron, Karakas’ın Ankara ve Washington ile ilişkisine dair Veryansın TV’ye özel açıklamalar yaptı. Türkiye’ye “geleneksel barikatları kaldıralım” çağrısı yapan Ron, “Artık yeni bir dünya kurmanın vakti geldi” ifadelerini kullandı.

Venezuela’dan Türkiye’ye: Geleneksel barikatları aşalım

ERAY ÇELEBİ/VERYANSIN TV

Venezula’da seçimlerin tamamlanmasının ardından Venezuela Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Ron Ankara’da bir dizi temaslarda bulundu.

Temasların ardından Venezuela’nın Ankara Büyükelçiliği’nde Veryansın TV’ye özel açıklamalar yapan Ron, Türkiye’ye önemli bir çağrı yaptı. “Geleneksel barikat”ların aşılması gerektiğini, bunların da mesafe ve kültürel farklılıklar olduğunu vurgulayan Ron şöyle konuştu:

‘GELENEKSEL BARİKATLARI AŞALIM’

“Benim fikrim iki ülke arasındaki ilişkinin rehberliğini yapan şeyin aslında bilinç olduğu yönünde. Bu bilinç doğrultusunda iki ülke arasında halkların yararına olabilecek iş birlikleri kurmayı arzuluyoruz. Bizim aslında artık dünyaya daha farklı bir şekilde bakmamız lazım. Önümüzdeki geleneksel barikatları aşmamız lazım. Nedir bu geleneksel barikatlar? Mesafe mesela… Ya da kültürel farklılıklar. Artık bizim bu barikatları aşarak halklarımızın yararına olacak yeni iş birliklerini kurmamız lazım.

Aslında bu yeni şeylere rehberlik etmesi gereken şeyler uzun vadeye yayılan iş birliği ve ittifak kurulmasını sağlamak. Bu ittifak sayesinde uzun süreler boyunca, bir ülkenin herhangi bir diğer ülkeye kendi modelini dayatmadan iki ülkenin saygı çerçevesi içinde hareket edebilmesi ve bu sayede halklarının yaşam kalitesini artırabilmesi mümkün olabilir."

'DEĞİŞ TOKUŞ İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRİR'

Türkiye ile Venezuela arasında ticari ilişkilerine değinen Ron, Venezuela Dışişleri Bakanı Jorge Arreaza’nın "Türkiye'den Venezuela'ya yatırım yapmak isteyenler tehdit ediliyor" açıklamasını yineledi. Ron Ankara’ya “barter” çağrısı yaptı: 

“Venezuela ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin daha da ileriye götürebileceğini düşünüyorum. Bu hususta Türkiye ve Venezuela’nın ticarette değiş-tokuş yaparak ilişkilerini daha güçlendireceğini düşünüyorum ve bu ilişkinin devam etmesini arzu ediyorum. 

‘BASINDA DA HİSSEDİYORUZ’

Tabii ki biz Venezuela’da ambargoya maruz kalıyoruz. Bu hissediliyor. Türkiye’deki yatırımcılara olduğu kadar dünyanın diğer bölgelerinde de yatırımcıların tehdit edildiğini biliyoruz. Bunu aynı zamanda basın konusunda da hissediyoruz. Ancak tabii ki bizim yaptığımız şey biz bu iletişimimizi, ticari görüşmelerimizi sürdürmek. Bu hususta da zaten Devlet Başkanımız Nicolas Maduro bir yasa imzaladı. “Le anti bloke” dediğimiz ambargo karşıtı yasa. Bu yasayla birlikte biz artık Venezuela’nın sahip olduğu araçlarla diğer ülkelerle yürütmek istediğimiz ticari ilişkilerimizi daha da güçlendirmek istiyoruz. Bu yasanın amacı ambargonun uygulandığı alanlarda ticaretimizi yükseltebilmek ve bunun için gerekli araçları ortaya koyabilmek.

Biz bu kanunun onanmasıyla birlikte artık geleceğe biraz daha optimist bir şekilde bakıyoruz. Çünkü bu yasanın bizim kurmak istediğimiz ticari ilişkileri güçlü bir halde devam ettirebilmemiz için ve yeni ilişkiler kurma konusunda bize ön ayak oluşturabileceğini düşünüyoruz."

‘SAVUNMA HATTI OLUŞTURULABİLİR’

Türkiye ve Venezuela’nın kendilerini yaptırım yoluyla tehdit eden ülkelere karşı yeni iş birliği alanları oluşturabileceğini belirten Ron, Birleşmiş Milletlere dikkat çekti:

“Engellemelere, saldırılara ve yaptırımlara karşı BM anlaşmasını savunarak çok taraflı, çok ülkeli bir savunma hattı oluşturulabilir. Bütün bu keyfi, yasadışı, hukuksuz yaptırımlara karşı ülkelerin yapması gereken şey BM ruhunu savunmak olacaktır. Böyle bir birlik oluşturulursa bu yaptırımlara karşı elimizdeki en güçlü silah olabilir.

Venezuela’da Maduro’nun zaferiyle sonuçlanan parlamento seçimlerine de değinen Dışişleri Bakan Yardımcısı Ron, parlamentoya giremeyen ABD destekli Juan Guaidó önderliğindeki muhalefetin artık bir işlevi kalmadığını belirtti, Maduro’nun diyalog çağrısını da hatırlattı."

VENEZUELA SEÇİMLERİ: ‘ÖNEMLİ OLAN SEÇİMİ YAPMAKTI’

Nicolas Maduro'nun seçim zaferi de Ron'un gündemindeydi. Ron "Bizim için öncelikle önemli olan bu seçimleri gerçekleştirebilmekti aslında. Çünkü gerçekten ABD ve onun ittifakları veya Washington’dan gelen talimatları takip eden ülkeler gerçekten bu sürecin yıpratılması ya da sabote edilmesi için çok uğraştılar. Ancak bu seçimi öncelikle biz gerçekleştirdik ve bu bizim için gerçekten gerçekleştirilmesi gereken hedeflerdendi. İkinci olarak ABD, Kanada, Brezilya gibi ülkelerin seçim sonuçlarını tanıyıp tanımaması gerçekten çok önem arz etmiyor. Önemli olan bizim için Venezuela halkının demokratik görüşünü yansıtabilmesiydi. Onlar da sandıklarda oylarını verdiler zaten. Gerçekten bundan sonrası halkın elinde olan bir süreç. Çünkü Meclis’teki hükümetin Venezuela hükümetinin aleyhine bir süreç sergileyen, aleyhine çalışan bir muhalefet vardı. Bizler de artık Meclis’te çoğunluğumuzu sağladık." diye konuştu.

‘GUAİDO’NUN ARTIK BİR İŞLEVİ YOK’

ABD destekli Juan Guaidó önderliğindeki muhalefetin aldığı yenilgiye değinen Ron "Artık Guaido önderliğindeki muhalefetin bir yol haritasından bahsedemeyiz. Artık bir milletvekili değiller ve bir işlevleri yok. Zaten muhalefet kendi içerisinde büyük bir çatışma içerisinde. Dolayısıyla muhalefetin de bir yol haritasından bahsedemeyiz. Şu anda kendi içerisinde yaşadıkları çatışmadan ötürü liderlik sorunları mevcut.

MADURO’NUN ÇAĞRISI MUHALEFETİN ŞANSI

Aslında muhalefetin şu anda meclis içinde de büyük bir baskıya maruz kaldığını görebiliriz. Ve Devlet Başkanımızı Nicolas Maduro da zaten seçimlerden sonra muhalefetle diyalog yürüteceklerini ifade etti ki bence bu muhalefet için de büyük bir şans. Çünkü artık onlar da demokratik yola dönebilirler, bu yolu tercih edebilirler. Muhalefetin bu seçimler sonrasında tekrar diyalog sağlanması hususunda adım atma vakti gelmiştir." şeklinde konuştu.

JOE BİDEN’DAN VENEZUELA’NIN BEKLENTİSİ

ABD’de Joe Biden’ın kazandığı seçimlere de değinen Ron, Venezuela karşıtı tutumun devam etmesini beklediklerini, ancak saygın ilişki olduğu takdirde Maduro’nun diyalog kurmaya hazır olduğunu kaydetti:  

‘SAYGI TEMELİNDE DİYALOG MÜMKÜN’

"Demokratların da Cumhuriyetçilerin de tavrı da zaten Venezuela’da bir iktidar değişikli yönündeydi. Tabii ki bununla birlikte Devlet Başkanımız Nicolas Maduro da her zaman için ABD ile diyaloga hazır olduğunu söyledi. Bu diyalogun diplomasi ve saygıya dayanması gerektiğini de özellikle belirttiler. Zaten biz de bu sebeple yeni hükümetin Venezuela’ya karşı baskılarını arttırarak, yaptırım uygulamak yoluyla iletişim kurmasını değil, normal diplomatik yollarla iletişim kurmasını arzu ederiz. Biz her türlü senaryoya açığız aslında. Saygı çerçevesinde diyalog kurmak isterlerse biz buna açığız. Hoş gelirler. Ancak önceki yönetimler gibi bir şiddet yoluna, ambargo yoluna başvurmak isterlerse biz de her zaman için halkımızı savunmaya hazır durumda bekliyoruz."

Venezuela Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Ron, koronavirüs pandemisi sonrasındaki yeni dünya düzenine ilişkin de görüşlerini paylaştı. ABD’nin Çin ve Rusya’nın etkinliğini daraltmak istediğini belirten Ron, tek kutuplu dünya düzeninin artık geçerli olmadığı çok kutuplu bir dünyanın kurulması gerektiğini söyleyerek, “yeni bir dünya kurmanın zamanı geldi” dedi. Ron şöyle konuştu: 

‘TEK KUTUPLU DÜNYA DÜZENİ GEÇERLİ DEĞİL’

“Pandemi şartlarının kanıtladığı bir şey varsa o da ABD tarafından bize dikte ettirilmeye çalışılan tek kutuplu dünya düzeninin artık geçerli olmadığıdır. ABD kendi halkına dair sağlık, çalışma gibi hakları sağlayabilmiş, bu hakları garanti altına alabilmiş değil.

Artık tek kutuplu dünyanın sahibi hayatta kalabilmek adına en yakındaki düşmanlarının kaynaklarını elde etmeye çalışıyor ki bu sayede hayatta kalabilsin. Bu fırsattan istifade ederek tabii ki dünya çok kutuplu bir hale gelebilir.  

‘YENİ BİR DÜNYA KURMANIN ZAMANI GELDİ’

Artık yeni bir dünya kurmanın vakti geldi. ABD’nin baskısına uğrayan halkların özgür olma, kendi kararını alma hakkına saygı duyulacağı bir dünya kurmanın zamanı geldi. Bu yeni kurulacak dünyada iş birliği ve dayanışma olmalı. “