Veyis Ateş istifa etti

Ortaya çıkan mafya-gazeteci-rüşvet çarkında Hadi ve Süleyman Özışık kardeşlerin ardından bir 'gazeteci' daha oyun dışı kaldı. Firari iş adamı Sezgin Baran Korkmaz'dan 10 milyon euro rüşvet istediği iddia edilen Habertürk TV anahaber sunucusu Veyis Ateş, Ciner Medya Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ’ı arayarak istifa ettiğini bildirdi. Ateş’in istifası kabul edildi.

Veyis Ateş istifa etti

Habertürk TV ana haber sunucusu Veyis Ateş, Ciner Medya Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ’ı arayarak istifa ettiğini bildirdi. Ateş’in istifasının kabul edildiği öğrenildi.

Sözcü'den İsmail Saymaz'ın haberine göre Kenan Tekdağ, “Biraz önce Veyis Ateş aradı. ‘Daha fazla tartışmaların odağına girmemek ve yıpranmamak açısından savunma vermek yerine istifa etmeyi tercih ediyorum’ dedi" açıklamasını yaptı. 

VEYİS ATEŞ NEYLE SUÇLANDI?

Habertürk TV program sunucusu Veyis Ateş'in yurtdışına giden SBK Holding Yönetim Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Baran Korkmaz ile ilişkilerinden menfaat elde ettiğine yönelik iddiaları ilk olarak Sedat Peker gündeme getirdi.

Organize suç örgütü kurduğu iddiasıyla aranan Peker, 6 Haziran Pazar yayımladığı 9'uncu videoda, Veyis Ateş'in Sezgin Baran Korkmaz'a ait otelde ücretsiz kaldığını ve kara para aklamakla suçlanan Korkmaz için arabuluculuk yaptığını ileri sürmüştü.

Haber Türk yazarı Fatih Altaylı, önceki günSezgin Baran Korkmaz'ın kendisini aradığını, Veyis Ateş'le ilgili "Tehdit, şantaj iddiaları, 10 milyon euroluk talepler, bir ekip adına aracılıklar, kriminal nitelikte suçlamalar" yönelttiğini yazmıştı. Korkmaz'ın iddialarını Habertürk yönetimine ilettiğini kaydeden Altaylı, "Kendisinden son bir kez bu iddialara yanıt vermesini isteyeceklerdir muhtemelen. Veyis Ateş'in de bu iddialara verecek bir yanıtı var mı bilemem" ifadelerini kullanmıştı.

'SES KAYDINI DİNLEDİM'

Habertürk yazarı Sevilay Yılman ise Çarşamba günkü köşe yazısında, Sezgin Baran Korkmaz'ın kendisini arayarak Veyis Ateş ile aralarında geçen telefon konuşmasını dinlettiğini söylemişti.

Yılman'ın yazısının satır başları şöyleydi:

"(...) Cumartesi öğleden sonraydı.

Akşam saatleri…

Facetime’dan, 41 kodu ile başlayan bilmediğim bir numara.

Açtım…

“Ablacığım selamlar. Ben Sezgin Baran Korkmaz… O kadar yakın olduğum gazeteci arkadaşıma rağmen onların bana vebalı gibi muamele göstermesine rağmen senin çıkıp; ’Evet tanıyorum kardeşim! Çok da severdim!’ demen büyük yürek! Sağ olasın” diye başladı söze…

Yurt dışına çıktıktan sonra hiç görüşmemiştik.

Doğruya doğru ben birkaç kez; “Neler oluyor?” demek için aramıştım ama o cevap vermemişti.

Neyse…

Önce nerede olduğunu filan söyledi ve sonra da benim sorularım üzerine yaşadıklarını tek tek anlattı.

Tabii ki Sedat Peker’in bir videosunda gündeme getirdiği otelinde beleş kalan, aylık paraya boğduğu gazeteciler ve Habertürk Grubu bünyesinde çalışan Veyis Ateş ile ilgili iddiaları da tek tek sordum.

Bir sürü gazeteci ile ilgili bir sürü şey anlattı ve sonunda da; “Veyis Ateş beni alenen tehdit etti ablacığım ve bunun da kaydı var” dedi.

Korkunçtu anlattıkları ve duymuştum da zaten ama sonuçta bunlar bir söylentiydi…

İnanmam için bizzat duymam ya da şahit olmam gerekiyordu.

”Dinlemek istiyorum o kaydı. Yollar mısın bana” dedim.

“Yollayamam ama yakında yayınlayacağım zaten. Yazmayacağına söz verirsen sadece o kısmını sana dinletirim” dedi.

“Off the record” kaydıyla bir başka telefondan dinletti.

Şoka girdim.

İnanamadım.

Söylediğine göre de kayıt 12 dakikalıkmış ama benim dinlediğim kısmı 3 dakikalık filandı.

Kaydı dinledikten sonra tekrar sordum…

“Bu rezalet, skandal bir olay. İzin ver yazayım” dedim…

“Hayır ben yayınlayacağım. Ondan evvel böyle bir şey yapmamanı rica ediyorum” dedi.

Telefonu kapatır kapatmaz derhal Habertürk yönetimini aradım.

Duyduklarımı bire bir paylaştım kendileri ile.

Ama yine de dayanamayıp üstü örtülü olsa da 10 milyon Euro şantajı ima eden bir tweet attım.

Ki o tweet'im de çok yerde haberleştirildi!

'DİNLEYEN SADECE BEN DEĞİLİM'

Bu arada Sezgin Baran Korkmaz, Altaylı’ya bu kaydı bana dinlettiğini söylemiş ama herkes bilmeli ki dinleyen sadece ben değilim.

Ben de benden önce dinleyen iki kişiden duymuştum zaten bu rezaleti ve hatta o yüzden de bir önceki yazımda da çok net biçimde şu ifadeleri kullanmıştım:

“Eğer bir gazeteci kimliğini, nüfuzunu kullanarak devletle bağlantılı kurum, kuruluş ya da bakanlıklarda bir işadamı hakkında lobi yapıp ve bu yaptığı lobiden ceplerini dolduruyor ya da doldurmaya çalışıyorsa…

Ya da bir işadamının gayri meşru işleri için kalemini, gazeteciliğini tetikçilik ya da şantaj amacıyla kullanıyorsa bu düpedüz namussuzluktur, ahlaksızlıktır!

Umarım doğru değildir ama doğruysa eğer maalesef iddialara göre bazı arkadaşlarımız bu işlere tevessül etmiş gibi görünüyor.

Meslek adına çok üzücü bir durum bu!”

Gelelim şimdi dinlediğim kayıtta Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz arasında geçen diyaloğa…

Kim kimi aramış anlamadım çünkü dinlediğim kısım başı değildi.

Ancak şunu duydum…

Veyis Ateş diyor ki özetle; “Biliyorum canın çok acıyor. Her tarafı yakıp yıkmak istiyorsun. Çıkıp her yere konuşmak istiyorsun. Yaşadıklarını anlıyorum. Hak da veriyorum sana. Sen de eşine, ailene çoluğuna, çocuğuna kavuşmak istiyorsun… Hiçbir şey olmamış gibi ülkene dönmek istiyorsun… Ankara’dayım… Az önce senin görüşmeni yaptım. Şunu anladım ki seninle uğraşan bir klik ve lobi var ama bu arkadaşlarla işi tersine çevirmek mümkün…”

Bunun üzerine SBK diyor ki; ”Abi ben hukuken zaten haklıyım ama yine de sen söyle nasıl olacak?”

'BEN İKİ TARAFIN DA HAKEMİYİM'

Veyis Ateş şöyle cevap veriyor; “Önce senin samimiyetini göstermeni bekliyorlar…”

SBK ise; “Nasıl göstereceğim abi?”

Veyis; “Talep ettikleri meblağı yollayacaksın“ diyor.

SBK da; “Abi diyelim yolladım 10 milyon Euro… Peki ya sonra bu insanlara ulaşamazsak… Ne olacak o zaman?” diye soruyor…

Veyis de diyor ki o zaman:

“Hiç merak etme… Ben her iki tarafın da hakemi ve kefiliyim. Para, iş bitene kadar bende duracak!”

Hülasa…

Benim dinlediğim kısım kelimesi kelimesine olmasa da bu kadar…"