'Yakalanıncaya kadar hakiki, yakalanınca sahte! Yemezler...'

12 yaşındaki kız çocuğunu taciz ettiği için tutuklanan Uşşaki Tarikatı lideri Fatih Nurullah için yandaş basında kullanılan "sahte şeyh" tabiri tepki çekti. "İyi tarikat var, kötü tarikat var" algısı yaratan basın organları gözleri Türkiye'deki "tarikat" gerçeğinden kaçırmaya çalıştı.

'Yakalanıncaya kadar hakiki, yakalanınca sahte! Yemezler...'

VERYANSIN TV

Tarikatta yaşanan rezalet çocuk tacizi Türkiye'nin gündemine oturdu.

“Hele İslami devlet olsun; en güzel sarığı biz saracağız, en güzel cüppeleri biz giyeceğiz. Vakti saati var her şeyin. Devletin kontrol mekanizmalarında olalım” sözleriyle tanınan Uşşaki tarikatı lideri Fatih Nurullah, müridinin 12 yaşındaki kızına cinsel istismardan tutuklandı.

Nurullah'ın taciz ettiği kızın babasıyla yaptığı telefon görüşmelerinin ses kayıtları mideleri iyice bulandırdı.

Rezaletin ortaya çıkmasının ardından Türkiye'deki "tarikat" gerçeği yeniden kamuoyunda tartışma konusu oldu.

Öte yandan bazı yandaş basın-yayın organlarının taciz haberlerinde "sahte şeyh", "sözde tarikat lideri", "sözde şeyh" ifadelerini kullanması dikkat çekti. "İyi tarikat var, kötü tarikat var" algısı yaratan basın organları gözleri Türkiye'deki "tarikat" gerçeğinden kaçırmaya çalıştı.

Bu ifadelere Haber Türk yazarı Fatih Altaylı'dan da tepki geldi.

"Şimdi birileri de çıkıp buna rezile “sahte şeyh” falan diyecektir" diyen Altaylı, "Sakın demeyin. Sahte mahte değil. En hakikisinden şeyhti düne kadar. Yakalanıncaya kadar hakiki, yakalanınca sahte. Yemezler" ifadelerini kullandı.

Altaylı'nın yazısının satır başları şöyle:

"Dünkü yazımda bir hata olmuş. Sapık tarikat şeyhinin taciz ettiği kız çocuğu 12 yaşında değil taciz sırasında 11 yaşında imiş.

Şeyhin, kızın babası ile yaptığı konuşmayı dinleyince emin olun midem bulandı, tansiyonum çıktı.

Kim bilir memleketimin hangi köşelerinde benzer daha ne olaylar yaşanıyordur diye düşündüm.

Biz bilimden, medeniyetten falan bahsediyoruz.

Ne kadar saçma sapan bir uğraş içinde olduğumu fark ettim.

Şeyhin tacizine uğrayan kızın babasını dövmeye kalkan müritlerin olduğu bir yerde medeniyetten, bilimden söz etmek.

Ne beyhude bir uğraş.

Bu arada yıllardır bu sapık adamın peşine takılıp giden tarikat, şimdi açıklama yapıyor: “O zaten bizim şeyhimiz değildi.”

Neyinizdi peki!

Biliyorum da söylemeyeyim burada.

Ayıp olur.

Rezillik ortaya çıkıncaya kadar pek memnundunuz oysa kendisinden.

Size yol gösteriyordu, tabii gösterdiği başka şeyler de olmuş o ayrı.

Şimdi birileri de çıkıp buna rezile “sahte şeyh” falan diyecektir.

Sakın demeyin.

Sahte mahte değil.

En hakikisinden şeyhti düne kadar.

Yakalanıncaya kadar hakiki, yakalanınca sahte.

Yemezler."