Yangınzedeler unutuldu: Kredi yerine hibe istiyoruz

Adana’nın Kozan ilçesinde yaklaşık 40 gün önce yaşanan ve 3 günde söndürülen orman yangının ardından evlerini, bahçelerini geçim kaynaklarını kaybeden köylülerin yaraları hala sarılmadı. Yangın mağdurları bakanlar ve yetkililer tarafından sunulan vaadlerin yerine getirilmesini ve kredi seçeneğinin hibeye dönüştürülmesini istiyor.

Yangınzedeler unutuldu: Kredi yerine hibe istiyoruz

Veryansın TV

23 Ağustos'ta Adana’nın Kozan ilçesi Kuyubeyi köyünde çıkan yangında 200 hektarın üzerinde ormanlık alan kül oldu. Toplam 800 evden tahliye edilen vatandaşların bir kısmı çevredeki akrabalarının yanlarına yerleştirilirken bir kısmı da yurtlara sevk edildi. Ekiplerin müdahale etmekte zorlandığı yangında, alevlerin arasında kalan 12 ev yanarak kullanılamaz hale geldi. 

İddialara göre yangın felaketinin olduğu yere intikal eden 'Bekir Pakdemirli, Ömer Çelik, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı, Adana milletvekilleri' gibi önemli isimler yangınzedelerin yaralarının en kısa sürede sarılacağını ifade ederek 10.000 TL yardım ve bir koli yardımı yapılmasını sağladılar.  Evini ve geçim kaynaklarını kaybeden vatandaşlara mağduriyetlerinin giderileceği, zararlarının karışalanacağı sözleri verildi. Hibe yerine 120 bin liralık kredi teklifi sunulan halk ise o günden bu yana hiçbir kurumdan ve kişiden ses çıkmadığını ifade etti. Mallarını ve geçim kaynaklarını kaybeden yangınzedeler 'krediyi ödeyemeyiz, hibe istiyoruz' dediler.

Seslerini duyuramayan halka ulaşan Otağ Tv bölge halkına mikrofon uzattı. Evini ve hayvanlarını kaybeden Hatice Eroğlu gözyaşlarını tutamayarak yaşadığı mağduriyeti şöyle aktardı:

‘ Evim yandı, ahırlarım yandı, samanlık yandı. 4 kurbanlığım, 3 büyük başım yandı, iğnem dahi kalmadı. Üniversiteye giden çocuğum var, bişeyim kalmadı. Herkes ev talebi yaptı, bir şey yok. Otuz senelik emeklerim gitti. Ben bu saatten sonra ne krediyle uğraşacağım? Eşim diyalize gidiyor. Bakanlarımız, valilerimiz geldi ‘eşin diyaliz hastasıymış, sana öncelik tanıyacağız’ dediler ama biz unutulduk.

10 milyar bir para verildi ondan sonra da bir şey yok. Bir çaydanlık, bir tencere getirdiler ama bir ocak dahi vermediler. Kaynımın evinde kalıyorum. Ne dolap var ne çamaşır makinası var. Belediyenin getirdiği suda çamaşırlarımı yıkıyorum. Bana sahip çıksınlar. Benim kredi ödeyecek imkanım yok.

'İLLA İÇİNDE Mİ YANACAKTIK BU EVİN?'

Eşim bağkurdan emekliydi haftanın 3-4 günü diyalize gidiyor. Cumhurbaşkanımız bize sahip çıksın. Çocuğum üniversite son sınıf onun bilgisayarı yok. Kendilerinin yaptığı yardımdan çok konu komşu bana yardım etti. Benim 15 tane ineğim vardı. Süt, yumurta satıyordum. Makinam yok, suyum yok, ocağım dahi yok. Küçük tüpte pişiriyorum yemeğimi. Bir koliyle ben ne yapabilirim? Ben evimi yaptırsınlar, mallarımı yaptırsınlar, bana sahip çıksınlar başka bir şey istemiyorum. İtfaiye su sıkmadı evime, emir yok dediler. Benim kaybedecek bir şeyim kalmadı. Bir canım kaldı onu da mı vereceğim? İlla içinde mi yanacaktık bu evin? Sesimizi duysunlar…

'ÖMER ÇELİK 'YARALARINIZ SARILACAK, LAFTA KALMAYACAK' DEDİ'

Evi yanan Hatice Eroğlunun kızı Ayşenur Eroğlu:  ‘Bizi yangında mecburen tahliye ettiler, hayvanlarınızı getiricez, afet ilan edildi, evinizin yenisini yapıcaz dediler. Ömer Çelik geldi, Bekir Pakdemirli geldi, Büyükşehir Belediye Başkanı geldi, Adana milletvekilleri geldi. 1 ay geçti henüz hiçbirşey yok.

Ben ülkem için kendim için okuyorum. Ben okurken bilgisayar lazım alsam 5bin lira. Bize verilen 10bin liranın 5 bin lirasını harcasam bize bir şey kalmıyor. Cumhurbaşkanımızdan bizzat talimat alıp Ömer Çelik bey geldi bize dediki ‘yaralarınız sarılacak, lafta kalmayacak, kış gelmeden tamamlanacak’ dedi. Ama kış gelmek üzere benim 1 tişörtüm 2 pantalonum var. Üniversite’ye gitsem bile benim kıyafetim yok. İnsanın zoruna gidiyor. Bilgisayarım olmazsa eğitime devam edemem burda internet çekmiyor zaten. Tüm kitaplarım yandı. Benim 70-80 tane kitabım vardı. Her birini para biriktirerek aldım. Ben nasıl bunları karşılayacağım?

'3 EVİ YAPTIRAMIYORLAR, BUNLARA OY YOK!'

Yurdan Eroğlu: Devlet bazı şeyleri yaparım dediği halde yapmıyor. Afette bunların hepsi yardım olarak verilir, hibe olarak verilir. Bunlar kredi vercekmiş, köylü onu ödeyecekmiş. Nasıl ödeyecek? Ahırları yanmış, evi yanmış, malı yanmış nasıl ödeyecekler? 3 evi yaptıramıyorlar… Bunlara oy da yok. Kış geldi ne yapacak bu vatandaş? Odun yok, orman yandı. Yangından sonra arada belediyeler geldiler, başka da bir şey yok. Yaralarımız bir koliyle sarılmaya çalışıldı.

'BUNLAR BAYPASS AMELİYATI'

Önder Akçalı: Orman İşletmesinden emekliyim. Şu anki durum iç açıcı değil. Yangın esnasında burdaydık, terketmek zorunda kaldık. Bizler iyi kötü geçimimizi sağlarız, emekli maaşımız var. Ama köyde öyle insanlar var ki ekmeği bulsa suyu bulamaz. Köylülerimiz çok mağdur. Çoğunun bahçesi, ahırı yandı. Ağır hasarlılara 10 milyar, hafif hasarlılara 4 milyar kaymakamlık tarafından dağıtıldı. 2. Yardım gelmedi. Devletimiz küçük yardımlar da yapıyor kap kacak gibi ama bunlar baypass ameliyatı gibi. Çadır verdiler ama bu vatandaş napsın bu çadırda? Valiliğimiz göndermiş 120 liralık kredi teklifi. Ama köylüler ödeyemez. En azından yüzde 50'si 60'ı hibe olarak verilse belki ödenir.