Yarısı bayat aynı nakarat

Murat Bölükbaşı yazdı...

Yarısı bayat aynı nakarat

Türk futboluyla ilgili gerçekçi bir öngörüde bulunmak istiyorsanız alt ligleri takip etmeniz gerekir; çünkü binanın yıkılıp yıkılmayacağı konusunda bilgiyi bize temelin sağlamlığı verir. Bu hafta Türkiye 2. ne 3. Ligleri başladı. Yayın haklarını tekrar TRT’nin almasıyla maçları hem TRT kanallarından hem de yerel kanallardan takip edebilme imkânını da yakalamış olduk. Hafta sonu birkaç maçı bu şekilde izleme fırsatı yakaladım. Sahanın içine odaklandığımda ne değişen bir şey gördüm, ne de değiştirmek için bir çaba! Hakemler bildiğiniz gibi. Müsabakanın önüne geçeni mi ararsınız, görmediğine çalanı mı, köşe vuruşu kullanılırken müsabakayı bitireni, keyfi ve basit kararlarla teknik adamı saha dışına göndereni mi ararsınız… Evet, genç hakemlerin tecrübe ve deneyim kazanabilmesi için özellikle 3. Liglerin pilot alan olarak kullanıldığını biliyoruz. Bariz hata yapan hakemlerin bir daha kolay maç alma şansı olmaması hakemler için bir tehdit unsuru olsa da, en az 5 milyon yıllık maliyetle ve zorluklarla kurulan takımların hakem hatalarını kaldırabilecek motivasyon ve kültürünün olmadığını da bilmek zorundayız. 

Bir hakem, müsabakada yapacağı telafisi olmayan bir hatanın bir teknik direktörün işine son verebileceğini, bir takımı küme düşürebileceğini ve telafisi olmayan kararların yıkımlara yol açabileceğini öngörebilmelidir. Bunu yapabilme beceri ve karakterine sahip bir hakemin hem futbola, hem de kendi kariyerine yıldızlı katkı sağlayacağına dair hiç şüphem yoktur. Sahada oynanan futbola gelince; topa en az dört sefer dokunmadan iyi futbolcu olamayacağını düşünen, driplingle üç kişinin arasına girip şapkadan tavşan çıkaracağını zanneden, attığı pastan sonra “arkadaşım ne yapacak acaba!” diye, utanmasa “tribüne çıkıp seyreden” topla değil hakemle oynamayı huy edinen, ayağıyla değil ağzıyla oynayacağını düşünen, güç ve beceriden önce zekanın en önemli meziyet olduğunun farkına varamayan, öne geçtikten sonra maçı kazanmanın ayakta kalmaktan ziyade yerde yatmak olduğuna kendini inandıran zayıf futbol eğitimi ve spor kültürüyle yetişmiş oyuncu topluluğuyla ve Nazan Öncel’in şarkısında “Yarısı bayat aynı nakarat anlat anlat” dediği gibi bize bu hikayeyi her sezon sahneleyen aynı teknik direktör havuzuyla, bu kısır döngünün baş sorumlusu futbolu yönetme kabiliyeti olmayan takım yönetimleriyle ve bu hikayenin sonunu çok iyi bilen ama değiştirmek için tek bir hamle yapmayan, futbol düşünürlerini harekete geçirmeyen, görev ve sorumluluk yüklenmeyen TFF ile 2021 sezonunda da değişen bir şey yok maalesef…