Yavuz Alogan
  • 445 Yazı
  • 0 Yorum

Yavuz Alogan - Tüm Yazıları

Jeostratejik düşünce tuzağı

Satranç bir strateji oyunudur. Bazen çalışmaya beş dakika ara verip hayali bir rakibe karşı oynuyorum. Stratejik olarak kazandığımı ya da kaybettiğimi anladığım anda bırakıyorum. Çok keyifli oluyor. Altmış dört karenin her birini bir ülke ya da coğrafi bölge olarak düşünüp...

Devamını Oku

Ne demiş Rosa Luxemburg?

Modern zamanlarda devletler sonunu hesap etmeden yarattıkları koşulların etkisiyle savaşa sürüklenmişlerdir. Bizzat yarattıkları koşulları siyasî ve / ya da iktisadî krizlerin baskısıyla zorlamışlar ve ilk top ateşlendiğinde ortaya çıkabilecek sonuçları asla öngörememişlerdir. 1891’de Rusya ticaret alanını genişletmek için, bugünkü Çin’in...

Devamını Oku

Hâlâ anlamadınız mı?

İyice yükselip Saray mertebesine çıkan bir siyasî iktidara, aşağılardan akıl öğretme, yol gösterme çabası kadar aptalca bir uğraşı yoktur. Bu uğraşıyı siyaset ya da muhalefet sananların kendi dertlerini anlatmak için debelenip durmaları tek kelimeyle gülünçtür. Saray kendi başına bir yönetim...

Devamını Oku

Yeni yılda ortaya karışık düşünceler

Önümüzdeki hafta 21. yüzyılın yirminci yılına adım atmış olacağız. Zamanın asla durdurulamayan, geri çevrilemeyen oku bizi “milenyum”un yirmi yıl ötesine fırlattı. İnsan zihni, diğer canlılardan farklı olarak, içinde yaşadığı zaman dilimiyle sınırlanmak zorunda değildir. Zihninizde yirmi yıl, hatta kırk elli...

Devamını Oku

Neoliberal dünyadaki her bir siyasî iktidar

Dünya hâlinin en feci durumu, örgütsüz bir halkın gözünü yukarılara dikerek iktidar katından kurtuluş beklediği fakat beklediğini alamadığı durumdur. Edindiğiniz bütün hakları size yukarıdan vermişlerdir, sonra yine yukarıdan geri almışlardır. Bunu dünya konjonktürü gerektirdiği için yapmışlardır. II. Dünya Savaşı’ndan sonra...

Devamını Oku

Tarihî mecburiyet

“Vatanseverlik” bir tutum değil, bir duygudur. İnsan yaşadığı ülkeye, konuştuğu dile, içinde yaşadığı topluma bağlanır, ülkesinin tarihine ilgi duyar. Ruhunuzun derinlerinde bu masum duyguyu taşıdığınızı bilirsiniz, hayatın akışı içinde onu hissedersiniz. Fakat sürekli “vatan, millet!” diye bağırıp çağırma ihtiyacı duymazsınız....

Devamını Oku

Yıldızın söndüğü anlar

Aydınlık gazetesinden kendi isteğimle ayrıldıktan sonra bendeki Reis saplantısının azalacağını düşünmüştüm. Saplantı yazıları yavaş yavaş azalacak, yerini memleketin güncel sorunlarıyla ilgili yazılara bırakacaktı. Fakat öyle olmadı. Tam aksine, saplantı sürekli artış gösterdi. Elimde olsa Stefan Zweig’ı mezarından çıkarıp ona Reis’in...

Devamını Oku

Tepişme ve egomani olarak siyaset

Kuralların ve yasaların yetersiz olduğu, teamüllerin terk edildiği, normların aşındığı yerde, egomanik, yani hastalık derecesinde kendini beğenen, anormal derecede kendini önemseyen insanlar dar alanda kendilerine yer açmak için birbirlerini tekmelerler, itişip tepişirler. Siyasî partilerin tepesine tünemiş yöneticiler delegeleri avuçlarının içinde...

Devamını Oku

Tepişme ve egomani olarak siyaset

Kuralların ve yasaların yetersiz olduğu, teamüllerin terk edildiği, normların aşındığı yerde, egomanik, yani hastalık derecesinde kendini beğenen, anormal derecede kendini önemseyen insanlar dar alanda kendilerine yer açmak için birbirlerini tekmelerler, itişip tepişirler. Siyasî partilerin tepesine tünemiş yöneticiler delegeleri avuçlarının içinde...

Devamını Oku

Olayları tahlil ederken

“Tahlil,” sık kullandığımız Arapça bir sözcük. Frenkçesine “analiz,” Türkçesine “çözümleme” diyoruz. Çeşit çeşit tahlil var; kan tahlili, idrar tahlili, ruh tahlili, sınıfların tahlili, bir durumun ya da belirli bir olayın tahlili gibi… Daha önce de çeşitli vesilelerle belirttim, siyasetten pek...

Devamını Oku
Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!