Yerli Malı Haftası

Dr. Ceyhun Balcı yazdı

Yerli Malı Haftası

Nedendir bilmiyorum! İlkokul yıllarımdan bugüne yansıyan silinmez anılarım yerli malı haftasıyla ilgili. Şölen havasında geçen yerli malı haftalarının sosyal ortamlar oluşturmayı kolaylaştırması da olasılıkla belleklerde yer etmesinde etken olmuştur.

Bir yerli malı haftasının daha içindeyiz.

Kim ne kadar ilgili? Bilmek güç!

İlgili olanlarınsa yerli malı yokluğu karşısındaki düş kırıklıkları da acı bir gerçek!

İnsanlık bitirmek üzere olduğumuz yıl boyunca enerjisini Covid 19’a karşı umar bulmaya harcadı!

Bu çabaların sonucunda aşı öne çıkan seçenek oldu!

Ülkemizde de bu doğrultuda çalışmaların olduğunu biliyoruz.

Farklı merkezlerde yürütülen çalışmaların en azından bir kaçının uygulamaya yakın olması elbette kıvanç kaynağımız!

Tüm bunlar, yerli malı haftasında Dr Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nü anımsamamıza engel değil. 

Pastör, Robert Koch ve Edward Jenner’ın adını taşıyan enstitü yapılanmasının ülkemizdeki adıydı Dr Refik Saydam Hıfzıssıha Enstitüsü.

Sağlıkta sözde devrime eşdeğer düzenlemelerin kurbanı oldu!

Şimdilerde “yerli ve milli” tutkusuyla yanıp tutuşanların önceki aşkları olan “parasıyla değil mi, bastırır alırım” anlayışı uyarınca kapısına kilit vuruldu bu çok önemli kurumumuzun.

Bu tartışılmaz hatanın bedelini küresel salgın sürecinde ödemeye başladık denebilir.

Ülkemizde Türkiye’nin otuzlu ve kırklı yıllarına sevgi ve saygıyla yaklaşmayanların bulunduğunu biliyoruz. Bu kimselerin bu duygularını hemen her fırsatta incelikten yoksun bir söylemle yansıttığını da! 

Dr Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü işte o yılların kutup yıldızıdır!

Salgının ilk aylarında o kutup yıldızının kırklı yıllarda şimdilerde Covid 19 aşısını edinmeye çalıştığımız Çin’e kolera aşısı yardımı yaptığını öğrenmiştik! Gururlanmanın yanı sıra hüzünlenmiştik enstitünün güncel durumuna bakarak!

Aşağıdaki bağlantıya göz atıldığında Dr Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün dünya ölçeğindeki başarılarının saymakla bitmeyeceğini anlamış oluruz!

https://www.sozcu.com.tr/2020/dunya/akpnin-kapattigi-hifzisihhada-gelistirilen-virus-ile-covid-19-asisi-uretilecek-6168546/

Enstitüden arta kalanlara Almanya’nın sahip çıkması ve aşı çalışmalarında kullanması insanlık için sevindiricidir. Ancak, bu kurumu hiç gereği yokken kapatıp değerbilmezlik ve akılsızlık sergileyenleri sorgulamamız gerektiği de gün gibi ortadadır. 

Yerli malı haftasında enstitünün birikimi yerli ve milli aşının üretilmesine olumlu katkı sunar mıydı sunmaz mıydı? Hiç kuşkusuz EVET’tir bu sorunun yanıtı!

Enstitü, Cumhuriyet’in akla ve bilime dayandığının da simgelerinden birisiydi!

Tarihten günümüze yansıyan bir birikimin de anıtlaştığı kurumdu!

Yokluğunda bile başarılarından başkalarının yararlandığı bu kurumun yok edilmiş olması üzdüğü kadar düşündürmeli!

Yeniden yapılandırılması ve hizmete sokulması için bundan daha geçerli gerekçe olabilir mi?