Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre; Erbaş çiftinin hac görevi için Ankara’dan Mekke’ye ütücü götürdüğü iddia edildi.
Habere göre; ütücü personel hac döneminde Erbaş ve eşinin kıyafetlerini ütüledi. Üst düzey görevlilerin ve Erbaş’ın yakın ekibinin kıyafetleri de, Türkiye’den götürülen Diyanet personeli tarafından ütülendi.
Hacda ütücü olarak görevlendirilen personelin Arafat’ta Erbaş’lara hizmet verdiğine ilişkin resmi belge de ortaya çıktı. Belgede Arafat’ta Ali Erbaş ve Seher Erbaş’ın çadırlarında çok sayıda hizmetli ve ütücü görevlendirildiği görüldü.

4 BİN KİŞİLİK EKİP GİTTİ
Diyanet aracılığı ile bu yıl hacca 84 bin 942 hacı adayı gitti ve hacı oldu. Bunun yanı sıra Mekke ve Medine’de hem Diyanet personeli hem de Türk hacılara hizmet vermek üzere Türkiye’den 4 bin 91 kişilik Diyanet ekibi de hacca gitti. Bu ekibin arasında “Aşçı, diyetisyen, yemek servisi personeli” de var.
Bir Diyanet yetkilisi “Geçtiğimiz cuma 90 bin camide çok önemli hutbe okundu ve hepimiz dinledik. Ama hacda yaşananları görünce sözün bittiği yerde olduğunu anlıyoruz. Milletin emanetini koruması gerekenler suiistimal ediyor. Gözleri görmez, kulakları işitmez, dilleri konuşmaz oldu” diyerek tepki gösterdi.
‘KAMU HAKKI’ HUTBESİ DİKKAT ÇEKMİŞTİ
Lüks harcamalarıyla gündemden düşmeyen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) 27 Haziran için yayımladığı cuma hutbesinde dikkat çeken ifadeler kullanılmıştı. “Kamu Hakkı Dokunulmazdır” başlıklı hutbede, kamu malına el uzatmanın dünya ve ahirette ağır sonuçlar doğuracağı ifade edilmişti.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın eşi Seher Erbaş’ın, “VIP” kontenjanından 6. kez hacca gittiğinin ortaya çıkmasının ardından paylaşılan hutbede “Kamu hizmetlerini sunarken insanlar arasında ayrım yapmak, tanıdığı kişilere öncelik vermek, çalışma saatlerinde şahsi işlerle meşgul olmak, hak hukuk tanımamaktır, günahtır” denilmesi dikkat çekmişti.
Hutbede, şöyle denilmişti:
“Kamu malı ise; topyekûn bir milletin ortak menfaat alanıdır. Hiç kimse bu mallar üzerinde şahsi ve keyfi bir tasarrufta bulunamaz. Kamu malı; sadece hayatta olanların değil, henüz doğmamış çocukların, tüyü bitmemiş yetimlerin, bütün muhtaçların, garip gurebanın da hakkıdır.
Kamu imkânlarını amacı dışında kullanmak, kamuya ait işleri yavaşlatmak ya da aksatmak, verilen görevleri layıkıyla yerine getirmemek hem vebal hem de günahtır. Kamu hizmetlerini sunarken insanlar arasında ayrım yapmak, tanıdığı kişilere öncelik vermek, çalışma saatlerinde şahsi işlerle meşgul olmak, hak hukuk tanımamaktır, günahtır.”
DİYANET’TEN AÇIKLAMA GELDİ
Diyanet İşleri Başkanlığı, söz konusu haberle ilgili açıklama yaptı.
Açıklama, şu ifadeler yer aldı:
“Sözcü Gazetesi’nin bugünkü nüshasında yer alan “Erbaş, Ütücüsünü Hacca Götürmüş” başlıklı yalan ve çarpıtma haberle ilgili aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur;
Söz konusu gazetenin haberinde Arafat’taki bir günlük görevlendirme listesi çarpıtılarak Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Organizasyonu’nda görev alan personel sanki Sayın Başkanımız için özel olarak görevlendirilmiş gibi gösterilmiştir. Haberi hazırlayan muhabir, konuyla ilgili olarak Başkanlığımızdan hiçbir bilgi alışverişinde bulunmadan haberini yayınlamış, kamuoyunu yalan haberle yanıltmıştır.
Vatandaşlarımızın hac ibadetini dini esaslara uygun, sağlıklı ve güvenli bir şekilde yerine getirmesini sağlamak amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gerekli tedbirler alınmakta, organizasyonun farklı kademelerinde mevzuata uygun bir şekilde personel görevlendirmesi yapılmaktadır. Buna göre;
Hac organizasyonunda çamaşırcı ve ütücü olarak görevlendirilen personel vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunmak amacıyla oluşturulan Mekke Hastanesinde, Mekke ve Medine sağlık merkezlerinde, Arafat ve Mina sağlık çadırlarında görev yapan personelin iş kıyafetlerini (Scrubs), yatan hastaların kıyafetlerini, nevresim ve çarşaflarını yıkayıp ütülemektedir.
Aşçı olarak görevlendirilen personelimiz, hastanemizde yatan hastalar için diyet yemekleri hazırlamakta; ayrıca çölyak hastalarına özel olarak oluşturulan çölyak mutfağında hizmet sunmaktadır. Bu alanda görev yapan diyetisyen personelimiz ise, yemeklerin sağlık koşullarına uygun şekilde hazırlanmasını ve sunulmasını denetlemekte, hasta menülerinin belirlenmesi ve menülere uygun yemeklerin hazırlanmasından sorumlu bulunmaktadır.
Hac Organizasyonu kapsamında Arafat aşamasında, tüm personele görev verilmekte; özellikle Arafat ve Mina’daki sağlık çadırları başta olmak üzere, ihtiyaç duyulan tüm alanlarda hizmet sunulmaktadır. Ayrıca, Arafat hizmetlerinin genel sevk ve idaresi ile koordinasyonundan sorumlu olan personelin konakladığı merkez çadırlarda da görevli personel bulundurulmaktadır.
Daha önce de defalarca Başkanlığımız ve Sayın Başkanımızla ilgili yalan ve çarpıtma haberler yapan Sözcü Gazetesi’nin bir kez daha Diyanet İşleri Başkanının şahsında Diyanet İşleri Başkanlığı kurumuna yönelik olumsuz algı oluşturmak için art niyetli ve maksatlı haber yaptığı görülmektedir.
Haberle ilgili olarak hukuki işlem başlatılacaktır.”

Boğazın da kalsın.
Bunlar açıkça sultanlık kurmuşlar. Bu da sultanlığın şeyhülislamı.