Yıpranma payının basın kartı şartına bağlanmasına ÇGD'den itiraz

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), gazetecilerin yıpranma payının basın kartı şartına bağlanmasına itiraz etti. ÇGD, “Türkiye’nin dört bir yanında zor koşullarda mesleklerini icra eden ancak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın siyasi tercihleriyle basın kartı alma hakları ellerinden alınan meslektaşlarımızın, yıpranma hakkından da mahrum bırakılması kabul edilemez” dedi.

Yıpranma payının basın kartı şartına bağlanmasına ÇGD'den itiraz

ÇGD Genel Merkezinden yapılan yazılı açıklamada, TBMM’de kabul edilen 7256 sayılı Yasa ile ‘yıpranma payının’ basın kartı şartına bağlanması eleştirildi.

ÇGD açıklamasında, Anayasa Mahkemesi’nin 14 Şubat 2020 tarihinde verdiği kararla; gazetecilere tanınan yıpranma hakkının Basın Kartı Yönetmeliği’ne göre verilen basın kartı sahibi olma şartına bağlayan kanun hükmünü iptal ederek, kararın yürürlüğe girmesi için 9 aylık süre tanıdığı anımsatıldı. Bu sürenin dolmasına çok az süre kala TBMM’ye sunulan torba kanun teklifine “yıpranma hakkı” olarak bilinen fiili hizmet süresi zammına ilişkin bir maddeye de yer verildiği aktarılan ÇGD açıklaması şöyle:

“Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesinde, ‘Basın kartı sahibi olmak için gerekli şartlar ve dolayısıyla fiilî hizmet zammının uygulanacağı basın ve gazetecilik mesleğinde çalışanların belirlenmesinde temel esaslar ve ilkeler kanunla düzenlenmeyerek bu konudaki düzenleme yetkisi yönetmelik aracılığıyla bütünüyle yürütme organına verilmiştir’ ifadelerine yer verilmiştir.

AYM İPTAL GEREKÇESİNİ KARŞILAMIYOR

TBMM’ye sevk edilen ve 11 Kasım 2020 tarihinde AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen torba teklifte yer alan düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesini karşılamadığı gibi Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı yönündeki Anayasa hükmünü de hiçe sayan bir içerikteydi. Düzenleme, yıpranma hakkını mevcut durumda olduğu gibi Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çerçevesinde basın kartı sahibi olanlar ile sınırlandırmaktadır.

YIPRANMA HAKKINDAN MAHRUM BIRAKILMA KABUL EDİLEMEZ

Oysa içinden geçtiğimiz süreçte, tüm meslektaşlarımızın da yakından bildiği gibi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı keyfi olarak yüzlerce basın kartını yenilememiş, yüzlercesini iptal etmiştir. Basın kartları iptal edilen meslektaşlarımızın ağırlıklı olarak iktidar partisinin “muhalif” olarak kodladığı basın kuruluşlarında çalışıyor olması, Anayasa Mahkemesi’nin yasal bir hakkın yürütme organının inisiyatifine bırakılamayacağına yönelik gerekçesiyle örtüşmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında zor koşullarda mesleklerini icra eden ancak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın siyasi tercihleriyle basın kartı alma hakları ellerinden alınan meslektaşlarımızın, yıpranma hakkından da mahrum bırakılması kabul edilemez.

GAZETECİLER, BASIN KARTI ÜZERİNDEN TEHDİT EDİLİYOR

Basın meslek örgütlerinin; deprem, sel, çatışma ve savaşlarda halkı doğru bilgilendirme amacıyla görev yapan; her an işten çıkarılma riskiyle karşı karşıya yoğun iş temposu altında kamusal nitelikte faaliyet yürüten basın emekçilerinin ‘yıpranma hakkı’na ilişkin düzenlemenin eksikleri giderilerek, Anayasa Mahkemesi kararına uygun şekilde çıkarılması yönündeki uyarı ve girişimleri, AKP ve MHP temsilcilerinin anayasa tanımaz tavrını aşamamıştır. Bunun temel nedeninin, yukarıda da vurguladığımız üzere basın kartı üzerinden gazetecilerin tehdit edilmesi; iktidar-sermaye ortaklığında inşa edilen ‘yandaş gazeteciliğin’ hakim kılınmak istenmesidir. Bağımsız ve özgür basına karşı düşmanlık bu iktidarın adeta gözünü kör etmiştir."