Darbe rejimi oturur oturmaz bütün politik hayatın, siyasal partiler de dahil olmak üzere darmadağın edildiğini görüyoruz.
Darbelerle birlikte iktisadi düzlem yeniden yapılandırılırken hem Latin Amerika’da hem Türkiye’de politik hayat bu zemine uygun biçimde yeniden düzenlendi. Türkiye’de Demireller, Ecevitler tasfiye edilirken ithal ikameci iktisadi rejimin bürokratları da bürokrasiden tasfiye edildiler.
Sol, sosyalist muhalefetin ezildiği, temsili demokrasinin askıya alındığı bu dikensiz gül bahçesinde neo-liberalizm vahşice uygulanacak ve uzunca bir aradan sonra çok partili politik hayat yeniden başladığında yeni rejimin bekası Turgut Özal’ın ANAP’ına emanet edilecektir; tabii, bürokrasisi de ABD’den getirttiği prenslerine…

Yazı Sona Erdi!
Yüklenemedi, lütfen tekrar deneyiniz.
12 EYLÜL’ün ekonomi politiği: îmâlât sanayi işkolunun çalışanlarına borcu başta Kıdem Tazmînâtı olmak üzere emek-yanlısı yasalar sâyesinde o denli artmıştı ki, fabrikalara haciz-memurları mârifeti ile el koymak imkân dâhiline girmişti. Peki işçiler bu fabrikaları idâme ettirebilecekler miydi? Hayır! Sermâye mallarını, birkaç ay önce UZEL traktör fabrikasında vâkî olduğu gibi, haraç-mezat satacaklardı (orada çapulcular yağmalıyor). Fabrikalar kapanacaktı. O şeref (UZEL gibi lüzumsuz fabrikaları kapatma şerefi) bugün Sn.ERDOĞAN’a nasîp olmaktadır.