Bu neo-liberal program ülkeden ülkeye değişen şekilde kimi ülkelerde seçilmiş, yasal hükümetler aracılığıyla, kimi ülkelerde askeri darbeler yoluyla uygulamaya sokulmuştur. (90’lı yıllardan itibaren bu çeşitliliğe “renkli devrimler”in de eklendiğini görüyoruz.)
İşte bunlardan Türkiye’nin payına düşen 12 Eylül askeri darbesidir. Programın Türkiye’deki karşılığı 24 Ocak 1980 Kararları, henüz darbe gelmeden deklare edilmiştir, ama ancak darbe rejimi koşullarında uygulanabilecektir.

Yazı Sona Erdi!
Yüklenemedi, lütfen tekrar deneyiniz.
12 EYLÜL’ün ekonomi politiği: îmâlât sanayi işkolunun çalışanlarına borcu başta Kıdem Tazmînâtı olmak üzere emek-yanlısı yasalar sâyesinde o denli artmıştı ki, fabrikalara haciz-memurları mârifeti ile el koymak imkân dâhiline girmişti. Peki işçiler bu fabrikaları idâme ettirebilecekler miydi? Hayır! Sermâye mallarını, birkaç ay önce UZEL traktör fabrikasında vâkî olduğu gibi, haraç-mezat satacaklardı (orada çapulcular yağmalıyor). Fabrikalar kapanacaktı. O şeref (UZEL gibi lüzumsuz fabrikaları kapatma şerefi) bugün Sn.ERDOĞAN’a nasîp olmaktadır.