“Atatürk” demeyi tercih etmeyen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Sözcü gazetesini sözlerini çarpıtmakla ve kasıtlı haber yapmakla suçlamıştı. Gazeteden Kaftancıoğlu’na yanıt geldi.
Sözcü Gazetesi yazarı Serpil Yılmaz köşe yazısında, Taksim Toplantıları’nın onur konuğu olan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu‘nun Atatürk’e atfen üç kez “Gazi Mustafa Kemal” ifadesini kullandığını yazdı.
Eski TBMM Başkanvekili Uluç Gürkan’ın, Kaftancıoğlu’na “Atatürk adını kullanmamak tercihiniz mi?” diye sorması üzerine Kaftancıoğlu’nun, “Kişilerin isimlerinden söz ederken, belirli alışkanlıklarla bunların özel atıflarla kategorize edilmesine karşıyım. Yıllardır kullandığım gibi bu şekilde ifade etmek, kendimi ait hissettiğim bir ifade olduğu için tercih ediyorum” yanıtını vermişti.
Sözleri üzerine büyük tepki çeken Kaftancıoğlu, sosyal medya hesabından konuyla ilgili dün bir açıklamada bulunmuş, “Atatürk”le ilgili sözlerini kabul etmekle birlikte Sözcü’nün haberi veriş şekline tepki göstermişti. Kaftancıoğlu, “Söz konusu yazının yayımlanmasıyla birlikte bugün sosyal medya üzerinden hakaret, küfür ve tehditlerle şahsıma saldıranlar, bu haberin yazılmasındaki asıl dert ve niyetin ne olduğunu açıkça ortaya koymuştur” demişti.
Kaftancıoğlu’nun suçlamaları üzerine Sözcü gazetesinden bugün bir açıklama geldi.
Açıklamada, “CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, 9 Eylül akşamı Taksim Toplantıları’nda konuştu. Konuşmasında Atatürk’ten, 2 kez “Gazi Mustafa Kemal” diye sözetmesi dikkat çekti. Duayen siyasetçi Uluç Gürkan, Canan Hanım’ın neden Atatürk ismini kullanmadığını sordu. Yazarımız Serpil Yılmaz da köşesinde, o toplantıda yaşananları tüm çıplaklığıyla anlattı. Önce Kaftancıoğlu’nun sözlerini olduğu gibi verdi. Sonra da ‘Haber kutsal, yorum hürdür’ düsturundan yola çıkarak bu sözler üzerine, her köşe yazarının yaptığı gibi geniş bir analiz yaptı” ifadeleri yer aldı.
‘SÖZCÜ’YE GAZETECİLİK DERSİ VERME CÜRETİNİ KENDİNDE BULDU
“Bu yorum, basın özgürlüğünün savunucusu CHP’nin bir neferi olan Canan Hanım’ı rahatsız etmiş ki Atatürk düşmanı çevrelerin yaptığı gibi Sözcü’ye saldırdı” denilen açılamada, şunlar kaydedildi:
“Demokrasiden ve fikir özgürlüğünden bahseden Kaftancıoğlu yaptığı açıklamada, yazarımızın yazısına dil uzatma ve Sözcü’ye gazetecilik dersi verme cürretini kendinde buldu. Bugün Türkiye’nin en çok satan ve en güvenilen gazetesi Sözcü’nün, siyasetçilerin vereceği gazetecilik dersine ihtiyacı yoktur.”
“Sözcü ve yazarları kimsenin önünde eğilmez, kalemlerini kırmaz, Sözcü, Türkiye’de özgür gazeteciliğin kalesidir” ifadeleri kullanılan açıklama şöyle devam etti:
“Yazarlarının köşelerine müdahale etmez, sansürlemez, kaldı ki Sözcü yazarları da yandaş medyada olduğu gibi talimatla yazı kaleme almaz. Anlaşılan Canan Hanım, Sözcü’yü yeterince tanıyamamış. Yazarımızın yazısıyla ilgili bir sıkıntısı varsa, direkt onu arayıp rahatsızlığını bildirebilir, yanlış olduğunu düşündüğünü görüşün, düzeltilmesini rica edebilirdi. Öyle yapmadı. Toptancı bir zihniyetle Sözcü gazetesinin tamamını karalama yolunu seçti.
‘SÖZCÜ SAYESİNDE DOĞRU YOLU BULMUŞSA NE MUTLU BİZE’
Canan Hanım açıklamasında ‘Kişilerin, kavramların kategorize edilerek, ayrışmanın bir unsuru yapılmasını doğru bulmuyorum’ dedi. Yani Atatürk’ün bu toplum için bir ayrışma unsuru olabileceğini ima etti. Bu yanlış Canan Hanım. Atatürk bu ülkenin ve sizin siyaset yaptığınız CHP’nin kurucusu, Türk milletinin önderidir.”
Sözcü’nün açıklaması şu ifadelerle son buldu: “Taksim konuşmasında Atatürk ismini ağzına almayan ve bu yüzden partisinde bile eleştirilen Canan Hanım, Sözcü’ye yönelik açıklamasında tam 5 kez Atatürk’ün ismini kullandı. Bu da demek oluyor ki Serpil Yılmaz’ın yazısı, en azından amacına ulaşmış, Canan Hanım’ı Atatürk demeye alıştırmış!.. Sözcü sayesinde doğru yolu bulmuşsa ne mutlu bize.”

KAFTANCIOĞLU NE DEMİŞTİ
Kaftancıoğlu yazılı açıklamasında şöyle dedi:
Toplantıda Uluç Gürkan moderasyonu gerçekleştiren Av. Osman Bey aracılığıyla konuşmam boyunca iki kez Gazi Mustafa Kemal ifadesini kullandığımı ve bunun özel bir nedeni olup olmadığını merak ettiğini sormuştur. Yanıtımda ise özet olarak kişilerin kavramların kategorize edilerek ayrışmanın bir unsuru yapılmasını doğru bulmadığımı ve alışkanlığım gereği bu şekilde kullanıyor olduğumu ve kendimi yakın hissettiğimi ifade ettim. Toplantıyla ilgili bugün Sözcü Gazetesi’nde Serpil Yılmaz’ın hazırladığı bir metinde ise şahsıma yönelik bir itibarsızlaştırma operasyonu yapıldığını gördüm. Evet söylediklerim yazılmış ancak devamında yapılan yorumlarla farklı bir noktaya daha doğrusu çekilmek istenen noktaya getirilmiş bir yazı vardı.
Aynen cümlesinin yarısını manşete taşıyarak ve ses kayıtlarında da asıl önemli olanın cümlenin devamı olduğunu gören ancak göstermek istemeyenler tarafından Fazıl Say röportajında yapıldığı gibi…





Köpürtüle köpürtüle doyulamayan, dediydi demediydi tufanında kelimeler üzerinden Atatürkçülük yarıştırılarak gündemi bu boş tartışmalara esir etmek. Ne güzel, Canan Hanım “Atatürk” defalarca dedi ama ne gam bu mesele üzerinden Canan’ı saf dışı edebilirlerse her şey güllük gülistanlık olacak canım efendim.
Bu acuze içinde Türk olan herşeye düşman tüm dersimci tesevci hdpkklilar gibi.
Nagehan Alci bir, Canan Kaftancioglu iki…Bu iki hanimin suratlarini her gördügümde tarif edilemez büyüklükte nefret ve öfkeye mütevellit mide bulantisi cekiyorum. Biliyorum, basin özgürlügü vs. diyeceksiniz ama, bu ikisini hicbir sekilde haber yapmasaniz olmaz mi, degerli veryansintv? En azindan resimlerini habere dahil etmeseniz? Cok rica ediyorum, lüften!
Atatürk’ün Kürt milliyetçilerinin kellelerini nasıl amansız kopardığını unutma gafletinde Türkler olabilir ama Canan gibi Kürtçüler asla unutmazlar kin güderler..
Canan Kaftancıoğlu şöyle dedi, bu şu anlama çıkar yaklaşımından ziyade ifadesini biraz açması istenebilirdi. Çünkü ifadesi açık olmamış ve anlatmak istediğinin, linçsever arkadaşlarımın anladığıyla ilgisi çok yok bence. Bana biraz Atatürk ile pirim yapılmaya çalışılıyor gibi geliyor ve bu amaçla Atatürk’ün kullanılmasından ben daha çok rahatsız oldum.