Sullivan, CNN haber kanalına yaptığı açıklamada, Suriye’de HTŞ ve diğer teröristlerin Halep’i ele geçirmesiyle ilgili, “Yıllardır kendilerini hırpalayan üç aktöre baktılar: İran, Rusya, Hizbullah. Onları daha önce olduğundan daha zayıf ve daha savunmasız gördüler ve bundan faydalanmaya çalıştılar.” ifadelerine yer verdi.
“Bu saldırının hızı bence Suriye hükümetini ve bölgedeki diğer gözlemcileri çok şaşırttı” diyen Sullivan, hem bu gelişmelerin hem de Ukrayna’daki mevcut durumun, Rusya ve İran’ın “daha zayıf bir stratejik konumda bulunmalarının doğal sonucu” olduğunu savundu.
Sullivan, Suriye’nin Halep ve İdlib kentlerindeki son gelişmelerin, bölgedeki ABD güçleri için risk oluşturup oluşturmadığı konusunda şunları kaydetti:
“Şu anda, IŞİD ile savaşmak için Suriye’de konuşlanmış olan güçlerimizin, bu özel saldırının gerçekleştiği bölgeden farklı bir yerde oldukları için yakın bir risk altında olmadıklarına inanıyoruz. Ancak halen, İran, Irak ve Suriye’deki Şii milis gruplarının tehdidi altında bulunuyorlar. Her gün onların korunmasını sağlamak ve onlara yönelik saldırılara yanıt vermek için çalışıyoruz.”
ABD’nin, HTŞ’yi terör örgütü olarak tanımladığını söyleyen Sullivan, “örgütün tasarımları ve hedefleri konusunda geçerli endişelerinin olduğunu” belirtti.
Jake Sullivan, buna rağmen ABD’nin, Suriye’nin başkenti Şam’a doğru ilerleyen teröristlerin Rusya, İran ve Hizbullah tarafından desteklenen Beşar Esad hükümetini sıkıştırmasından “yakınmayacağını” vurguladı.
Yaşanan gelişmelerin ne getireceğiyle ilgili “karmaşık bir durum” ifadesini kullanan Sullivan, Washington’ın bu konuda bölgesel ortaklarıyla yakın temas halinde olduklarını aktardı.
SURİYE’DE NE OLUYOR?
Çatışmalar, ilk olarak 27 Kasım’da sabah erken saatlerde Halep ilinin batı kırsalında başladı ve gün boyunca sürdü.
27-28 Kasım’da Halep’in batı kırsalından merkeze doğru hızla ilerleyen HTŞ ve Suriye Milli Ordusu (SMO) içindeki terörist gruplar, Humus ve Hama’ya da saldırılarda bulundu.
%2F20241130_2_66625122_107167870.jpg)
KİM BU HTŞ?
Türkiye’nin Milli Güvenlik Kurulu(MGK) kararıyla terör listesine aldığı HTŞ, El Kaide’nin Suriye kolu El Nusra’nın devamı…
HTŞ, İlib’de Türkiye’ye müzahir gruplara karşı 2019’un Nisan ve Mayıs aylarında yaptığı operasyonlarla kentin yüzde 90’ınında kontrol sağlamıştı.
Ankara İdlib’den Türkiye’ye sivillerin göç edeceği öngörüsüyle HTŞ’ye karşı bir operasyona girişmedi.
Ancak giderek güçlenen terör örgütü, İdlib’de “Ulusal Kurtuluş Hükümeti” kurarak, kentin yönetimini tek başına ele aldı. Örgüt aynı zamanda Türk bayrağının yakılması ve PKK’ya silah sevkiyatı yaptığı haberleriyle de gündeme geldi.
%2F20241130_2_66625122_107167863.jpg)
HTŞ’Yİ ILIMLAŞTIRMA PLANI
2020 yılından bu yana İdlib’de tek başına hükümet ilan eden HTŞ’yi ılımlaştırma planı dikkat çekiyor. İlk sinyali 30 Ocak 2020 tarihinde ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey vermiş, Jeffrey “Kendileri (HTŞ), terörist değil vatansever muhalif savaşçılar olduklarını iddia ediyorlar. Bir süredir uluslararası bir tehdit oluşturduklarını görmedik” demişti.
Jeffrey’in açıklamalarının ardından BM’nin raporlarında da İdlib’de tehdit önceliği olarak HTŞ’ye değil, doğrudan El Kaide’ye bağlılığını açıklayan Hurras el Din’e vurgu yapılmıştı.
Bu projeyi açık eden bir rapor da Uluslararası Kriz Grubu’ndan gelmiş, raporda “NATO üye ülkelerinin eninde sonunda HTŞ’yi terör örgütü olarak görmeyi ve etiketlemeyi bırakması gerekir. Birleşmiş Milletler de benzer bir değişikliği desteklemeli” vurguları dikkat çekmişti.







