ABD'li yetkililer F-35'in başarısız olduğunu itiraf ediyor

E. Hava Pilot Tümgeneral İrfan Sarp yazdı

ABD'li yetkililer F-35'in başarısız olduğunu itiraf ediyor
ABD'li yetkililer F-35'in başarısız olduğunu itiraf ediyor

Havacılık konularının yer aldığı bir internet sitesinde 18 Şubat 2021 tarihinde  Garret Reim imzasıyla, “USAF rethinks future fleet, ponders clean-sheet 4,5 generation fighter” (ABD Hava Kuvvetleri geleceğin muharip filolarını  yeniden gözden geçirmeyi ve yeni 4,5 nesil muharip uçakları için yeni bir sayfa açmayı düşünüyor) başlığıyla çok ilginç bir makale yayınlandı. Makalede, ABD Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Charles Quinton Brown’ın ABD Hava Kuvvetleri filolarının yakın gelecekte yeniden planlanması konusundaki açıklamalarına yer verildi. Makalede radarlara düşük görünümlü “Stealth” uçakların geleceğiyle ilgili şu cümle çok dikkat çekicidir: “Amerikan Hava Kuvvetleri yıllar boyunca uçak filolarının tamamını “Stealth” uçaklarla ve özellikle F-35 uçaklarıyla donatmayı savunmuştu. Ancak 2020 yılı içinde “Stealth” uçakları satın almak planında değişiklik yapılmış ve servis ömürlerinin sonuna gelen F-15C uçaklarının yerine  F-15SE uçaklarından satın alınması planlanmıştır”.

18 Şubat 2021 tarihinde Garret Reim imzasıyla çıkan makalenin yayınlandığı ve ABD Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Brown’ın görüşlerini açıkladığı hafta içinde, ünlü Forbes dergisinde de F-35’lerin durumunun analiz edildiği bir makale yayınlandı. Dergide  “F-35’ler başarısız mı oldu?” başlığıyla yayınlanan makalede “ABD Hava Kuvvetleri, “Stealth” F-35 savaş uçağının başarısız olduğunu kabul etti” ifadesi kullanılmıştır. Makalede, F-35’lerin giderek bir sorun haline geldiğinin altı çizilerek, yetkililer tarafından ABD’nin muharip uçak sorununu çözmek için F-35’ten başka yeni bir savaş uçağına ihtiyaç duyduğu belirtilmiştir.

Ne ilginç bir tesadüftür ki, F-35 konularının ayni hafta içinde yer aldığı yukarıda sözü edilen iki makaleye ilave olarak  25 Şubat 2021 tarihinde, Joel Hruska imzasıyla F-35 uçaklarının başarısız olduğunu belirten :“The US Air Force Quietly Admits the F-35 Is a Failure”
(ABD Hava Kuvvetleri F-35’in Başarısız Olduğunu Sessizce Kabul Etti) başlıklı bir makale daha yayınlandı.

ABD Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Brown’ın açıklamasında muharip jet uçağı filolarının yeniden planlandığını ve 2020 yılında “Stealth” uçakları satın alma planında değişiklik yapıldığını söylemesi, tam kelimelerle ifade etmese de, F-35 uçaklarının performansından ve kullanılmasından memnun olmadığının açık bir göstergesidir. Orgeneral Brown, yakın gelecekte ABD Hava Kuvvetlerinin bünyesine dahil etmek istediği uçakların tiplerini şöyle sıralamıştır:

1- 4,5 nesil seviyesinde üretilecek F-16 Fighting Falcon uçaklarından temin etmek.

2- Sıfırdan imal edilecek yeni 4,5 nesil muharip uçak modellerinden temin etmek

3- F-15 uçaklarının en geliştirilmiş modeli olan F-15SE’lerden temin etmek

4- 6’ncı nesil NGAD (Next Generation Air Dominance) uçaklarından temin etmek.

Sırası gelmişken havacılık çevrelerinde muharip jet uçaklarından bahsedilirken kullanılan “Nesil (Generation)” listesini hatırlayalım.  Aslında muharip jet uçakları için kullanılan “Nesil (Generation)” tanımı subjektif bir tanımdır ve ilk imal edilen muharip jetlerle son imal edilenler arasındaki belirgin farklılıkları belirtmek için kullanılmaktadır. Değişik kaynaklar, değişik uçak nesilleri sıralamaları yapmaktadırlar. Air Force Magazine tarafından yapılan uçak nesilleri sıralaması şu şekildedir.

 

1’nci Nesil: Messerschmitt ME262, DH Vampire, British Meteor, P-80, Mig-9,

2’nci Nesil: F-84, F-86, Mig-15, Mirage-3, Hawker Hunter

3’ncü Nesil: F-100, F-101, F-102, F-104, F-105, F-4, Mirage-5, Mig-17, Mig-21

4’ncü Nesil: F-15, F-16, F-18, Su-27, Mig-29, Mig-35, Eurofighter, Mirage 2000, Sea Harrier

4,5’ncu Nesil: F-15SE, F/A-18EF, Rafale, Su-30, Su-35, SU-37, Mig-31, JAS-39

5’nci Nesil: F-22, F-35, Su-57, J-20, J-31, F-3. (Proje: KAI KF-X, ADA/AMCA, MMU/TF-23)

6’ncı Nesil: İngiliz /İsveç/İtalya Tempest, Fransa/Almanya FCAS, ABD NGAD

ABD Hava Kuvvetleri Komutanının tedarik planına alındığını belirttiği F-15EX uçağı, 2 Şubat 2021 tarihinde 90 dakika süren ilk test uçuşunu St.Louis /Missouri Lambert Havalimanı pistinden yapmıştır. Mart ayı içinde iki adet F-15EX uçağının Amerikan Hava Kuvvetleri’ne teslim edileceği ve takiben teslimatın devam edeceği açıklanmıştır.  NOT: En son imal edilen F-15 uçağının modelini temsil eden SE harfleri “Silent Eagle” kelimelerinin baş harflerinden alınmıştır. F-15 uçakları Eagle (Kartal) olarak tanımlanmaktadır. F-15SE uçağı “Yarı Stealth” özelliklere sahip olarak imal edildiğinden, düşmana sessizce saldıran kartaldan esinlenerek SE harfleri kullanılmıştır.

ABD 4++ Nesil F-15SE uçağı

ABD Hava Kuvvetleri Komutanı’nın gelecekte tedarik edileceğini belirttiği 6’ncı Nesil NGAD uçağının prototipinin ilk test uçuşunu yaptığı, ABD Hava Kuvvetleri Tedarik, Teknoloji ve Lojistik Sekreter Yardımcısı Will Roper tarafından 14 Eylül 2020 tarihinde açıklanmıştır.

NGAD’nin büyük bir gizlilik ve çok kısa bir süre içinde dizayn edilmesi, imalatının ve test uçuşunun yapıldığının açıklanması havacılık çevrelerinde bir şok etkisi yaratmıştır. Bu şok etkisinin yaratılmasında şüphesiz F-35 JSF programının dizayn, imalat ve uçuş birliklerine teslim edilmesinin çok uzun süre alması etkili olmuştur.

 ***

ABD 6’ncı Nesil NGAD (Next Generation Air Dominance) Muharip Jet Uçağı

Sırası gelmişken, F-35 JSF programının tarihçesini hatırlayalım. JSF programının geliştirilmesini öngören kontrat 16 Kasım 1996 tarihinde imzalanmıştır.Savunma Bakanlığı ve uçağın imalatçısı olarak seçilen Lockheed firmasıyla 26 Ekim 2001 tarihinde imalat programıyla ilgili kontrat imzalanmıştır. İlk F-35A uçağı Şubat 2006'da imalat hattından çıkmış ve Aralık 2006'da ilk uçuşunu yapmıştır. Prototip modellerin uzun süren yer ve uçuş testleri tamamlandıktan sonra ilk üretim (production) modeli F-35A uçakları Şubat 2011’de, yani ilk uçuşunu yaptıktan 5 yıl sonra uçuş birliklerine teslim edilmeye başlanmıştır. 2021 yılına gelindiğinde F-35 uçaklarının en büyük alıcısı olan ABD Hava Kuvvetlerine teslim edilen F-35A uçağı sayısı 240 civarındadır. Diğer bir deyişle, uçağın imalatçısı ile kontratın imzalandığı 2001 yılından ancak 20 yıl sonra kullanıcı ABD Hava Kuvvetlerine 240 adet uçak teslim edilebilmiştir. İşte NGAD uçağının yazılı ve görsel medyada hiç haber konusu yapılmadan test uçuşunu gerçekleştirdiği bilgisi, bu uçuşu F-35 uçağının uzun yıllar süren programıyla mukayese eden havacılar arasında büyük şok etkisi yaratmıştır. 6’ncı nesil NGAD uçağının test uçuşunu açıklayan Hava Kuvvetleri Tedarik Teknoloji ve Lojistik Sekreter Yardımcısı Will Roper uçağın hangi tarihte ve hangi havaalanından uçtuğu; uçağın pilotlu mu pilotsuz mu imal edildiği gibi sorular sorulduğunda bunlara cevap veremeyeceğini, ancak uçağın dizayn ve imalatında çok gelişmiş bir teknik uygulandığını açıklamıştır.

“Stealth” özelliği olan F-35 uçaklarını dünyada en fazla sayıda kullanmayı planlayan kuvvet, ABD Hava Kuvvetleridir (toplam 1763 uçak planlanmıştır). ABD Hava Kuvvetleri Komutanı’nın “Stealth” uçakları satın almak planında değişiklik yapıldığını ifade etmesi üzerinde çok önemle durulması gerekmektedir. Şu anda ABD Hava Kuvvetlerinin açık kaynaklarda belirtilen muharip jet uçağı sayısı 1951’dir. Dikkat edilirse ABD Hava Kuvvetlerinin yıllar içinde tedarik edilmesi planlanan toplam F-35 uçak sayısı olan 1763,  bugün envanterinde mevcut 1951 uçak sayısına yakındır. Bu rakamlar, geçmişte yapılan kuvvet planlamalarında muharip uçak filolarının tamamının “Stealth” modellerle donatılacağının bir göstergesidir. ABD Hava Kuvvetleri tarafından 2020 yılı içinde “Stealth” uçakların satın alınması planında değişiklik yapılacağının açıklanması, “Stealth” uçakların geleceğiyle ilgili çok radikal bir değişiklik olarak değerlendirilmiştir. Herhalde bu radikal değişikliğin neleri kapsayacağı; ABD Hava Kuvvetleri Komutanı’nın belirttiği henüz tipi belli olmayan 4,5’ncu nesil muharip uçak, F-15SE uçağı ve 6’ncı nesil NGAD uçağından kaçar adet temin edileceği ile tedarik edilmesi planlanan  toplam 1763 adet F-35 uçağı sayısında nasıl bir değişiklik yapılacağı konuları önümüzdeki aylarda herhalde açıklığa kavuşmuş olacaktır. Son yapılan açıklamalar ile F-35 uçağının başarısız olduğunun açıkça ortaya konması, geçmişte F-35 uçaklarının beğenilmediği ve başarısız olduğuna dair yapılan açıklamaları akla getirmiştir. Daha önce yayınlanan makalelerimde belirttiğim ve şimdi tekrar olacak olan bu açıklamaları şöyle özetleyebiliriz:

1. Zamanın ABD Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Jonathan Greenert ve ABD Muharip Hava Kuvveti (Air Combat Command) Komutanı Orgeneral Herbert Carlisle, TIME dergisinin 25 Nisan 2013 tarihli sayısında verdikleri beyanatlarla F-35 uçağının başarısız olan yönlerini  açıklamışlardı. O tarihte görevde olan Havacı ve Denizci Komutanlar verdikleri beyanatlarda F-35 uçağının iki önemli problemini belirtmişlerdi. Problemlerin birincisi F-35'in kısa harekât yarıçaplı bir uçak olması idi. F-35 uçağının harekât yarıçapının kısa olmasında elbette en başta gelen sebep, bu uçağın tek motorlu olarak imal edilmesidir. Dünyada halen imal edilen ve geliştirme safhasında olan 5’nci nesil ve 6’ncı nesil “Stealth” kabiliyetli  toplam 12 adet muharip jet uçağının tamamı çift motorlu iken sadece F-35 uçağı tek motorlu imal edilmiştir.

Tek motorlu bir muharip jet uçağına bugün dünya piyasalarında mevcut en güçlü turbofan motoru takılsa bile harekât yarıçapı 600 deniz mili civarını geçememektedir. Oysa alınması planlanan F-15SE uçağının harekât yarıçapı, F-35’in yaklaşık iki katı olup 1.150 deniz mili civarındadır. TIME dergisindeki makalenin diğer bir paragrafında :"Neither the Air Force nor the Navy liked its stubby design" cümlesinde, "Ne Hava Kuvvetleri, ne de Deniz Kuvvetleri onun tombul (stubby) görünüşünü beğenmediler" ifadesi yer alıyor. Bilindiği gibi “Stealth” kabiliyetli uçaklarda radara düşük görünüm temin edilmesi amacıyla “radar kesit alanını” küçültmek için yakıt ve silah yükünün gövde içindeki yuvada taşınacağı imalat tekniği uygulanmaktadır. Uçak tek motorlu imal edilince de gövde altı silah yuvası uçağın aerodinamik yapısında F-35’te olduğu gibi şişman bir görüntü meydana getirmektedir.

2. Amerikalı komutanların TIME dergisinde F-35 uçağıyla ilgili belirttiği ikinci problem, “Stealth” özelliğinin elektronik sensörlerin gelişen teknolojisiyle beraber, giderek değerini kaybedeceği idi. Çok dikkat çekicidir ki, Amerikalı komutanların yaptıkları bu açıklamaları takip eden günlerde Çinliler ve Ruslar, Amerikanın “Stealth” kabiliyetli F-22 ve F-35 uçaklarını radarlarında takip ettiklerini açıklamışlardır. Çinliler, “Stealth” uçakları takip ettikleri VHF frekansla çalışan yeni teknoloji ürünü radarlarını Hong Kong yakınlarındaki bir havacılık fuarında sergilemişler ve isteyen ülkelere bu radarları satabileceklerini söylemişlerdir. Çinliler ve Ruslardan ayrı olarak Almanlar da F-35 uçaklarını yer radarıyla tespit ve takip ettiklerini açıklamışlardır. 2018 yılı Nisan ayında Berlin Schoenefeld havalimanında düzenlenen havacılık fuarına katılmak üzere ABD’nin Arizona eyaletindeki Luke Hava Üssü’nden kalkan ve ara meydanlara inmeden, havada yakıt ikmali yaparak 11 saatlik direkt bir uçuşla Berlin Schonefeld havaalanına gelen ikili F-35 kolunun Airshow’dan sonra geriye dönüş rotasında Alman Hensoldt firması üretimi Twinvis radarıyla 150 kilometre takip edildiği bizzat Twinvis radarını imal eden firmanın yetkili temsilcisi tarafından açıklanmıştır.

3. Kanada'nın kendisi de F-35 uçağının başlıca imalatçı ortaklarından biri olmasına rağmen F-35'e karşı çok isteksiz davrandığı bilinmektedir. Kanada Hava Kuvvetleri servis dışı bırakacağı F-18A/B Hornet muharip uçakları yerine, ülkesinin de ortak üretimde büyük payı olduğu halde, F-35 uçaklarını almak istememiş ve F-18A/B Hornet'lerin bir üst modeli olan F-18E/F Super Hornet uçaklarını temin etmeye karar vermiştir. Kanada Başbakanı Justin Trudeau 2016 yılı Haziran ayı içinde Kanada Parlamentosu'nda yaptığı konuşmasında, F-35 için “bir işe yaramayan ve de bir işe yaramaktan uzak bir uçağa takılıp kaldılar” cümlesini kullanmıştır. Cümlenin İngilizcesi şöyledir: The F-35, the Canadian Prime Minister Justin Trudeau asserted to the parliment this week, “they clung to a plane that does not work and is far from working".

 

4- F-35 uçağından duyulan memnuniyetsizlik ve şikâyetler ABD'nin resmi devlet kuruluşu olan Savunma Bakanlığı GAO (Government Accountability Office) tarafından hazırlanan resmi rakamlarla da belgelenmiştir. Bizdeki SAYIŞTAY kuruluşunun ABD devletinde muadili olan GAO'nun 25 Nisan 2019 tarihli resmi raporunda F-35'lerle ilgili şu bilgi yer almaktadır:

* F-35 uçaklarının performansı harekât ihtiyaçlarının gerisinde kalıyor. Uçak çok fazla görevi gerçekleştiremiyor veya gerektiği kadar uçamıyor.

* F-35 Filoları Uçak Performansı istatistiği: Mayıs 2018 - Kasım 2018:

  1. a) Harekât ihtiyacı minimum hedef:%60. Mevcut tüm görevleri yapma kapasitesi %27
  2. b) Emniyetle görevi yapma kapasitesi minimum hedef %75. Gerçekleşen %52

* F-35 uçaklarının yaklaşık % 30'u geçen yıl aylarca süren yedek parça sıkıntısı nedeniyle uçamamıştır.

5. F-35 uçağının problemli doğduğu, ilk imalat hattından çıktığı tarihten bugüne kadar geçirdiği safahattan belli olmaktadır. Şimdi şöyle bir hatırlatma yapalım. İlk F-35A uçağı Şubat 2006'da imalat hattından çıkmış ve Aralık 2006'da ilk uçuşunu yapmıştır. Prototip modellerin uzun süren yer ve uçuş testleri tamamlandıktan sonra ilk üretim (production) modeli Şubat 2011’de, yani uçağın ilk uçuşunu yapmasından 5 yıl sonra uçuş birliklerine teslim edilmeye başlanmıştır. Uçağın imalat hattından çıkışı, test uçuşları ve birliklere teslim takvimine bakıldığında, zaman sürelerinin ne kadar uzun olduğu hemen dikkati çekmektedir. Eğer F-35 uçağı problemli bir uçak olarak doğmasaydı, ilk uçuşunu yaptığından itibaren birliklere teslimi arasında 5 yıl gibi uzun bir süreye ihtiyaç duyulur muydu? 2011 yılında uçuş birliklerine teslim edilmeye başlanan uçaklar bugün birliklerde uçuşunun 8'nci yılını doldurmuştur. Bir havacılık dokümanında F-35'le ilgili sorunların önümüzdeki 5 yıl içinde giderilebileceği yazılmıştır. Bu hesaba göre F-35 uçağının sorunların giderilmesinin 13 yıl alacağı gibi bir sonuca varılmaktadır. Sorunların giderilmesinin 13 yıl gibi uzun bir süre alacağı da bu uçağın başlı başına sorunlarla dolu olarak doğduğunun en belirgin ispatıdır.

 

6.ABD Başkanı Trump’ın son Savunma Bakanı Christopher C. Miller görevden ayrılmadan bir gün önce, 19 Ocak 2021 tarihinde verdiği beyanatta F-35’in çok kötü bir uçak olduğunu belirten açıklamalar yapmıştır. Savunma Bakanı Miller, F-35 uçaklarını Frankenstein gibi bir  canavara benzetmiş ve trilyon dolarlık F-35 programını yerin dibine sokmuştur. Yapılan trilyon dolarlık yatırıma karşılık bu kabiliyetiyle asla kullanılmaması gereken bir uçak olduğunu söylemiştir. Bir soru üzerine Savunma Bakanı Miller: “Görevden ayrılırken bir taraftan da F-35’lerin alım sürecine müdahil olmak, F-35’lere el atmak ve vaka incelemesini yapmak isterdim” demiştir. Uçağın caydırıcılığı (deterrence) konusu palavradır demiş ve  İngilizcede hiçbir işe yaramaz anlamında “piece of shit” tabirini kullanmıştır. Bakan Miller,  20 yılı aşkın süre geliştirilmekte olan F-35’lerde savaş kabiliyetine zarar verecek ve pilotların güvenliğini tehlikeye atabilecek türden yaklaşık 871 kusur bulunduğunu belirtmiştir. 110-117 milyon dolar arası fiyata alınan F-35’in uçuş saati başına 44.000 Dolar gibi büyük maliyetine karşın, F-15E/F uçaklarında saat başı maliyetinin bunun yarısı kadar, 22.000 dolar olduğunu söylemiştir. Bakan Miller :”5’nci nesil (F-35) çöpe gitsin. 6’ncı nesile (NGAD) yatırım yapılsın demiştir. Şimdi düşünün ki, F-35 uçağını yerden yere vuran ve bu uçakla ilgili ağza alınmayacak kelimeler kullanan kişi sıradan biri değil, Pentagon’da silah sistemlerinin ve projelerinin başındaki sorumlu yöneticisi Savunma Bakanı’dır.

 

SONUÇ:

 

F-35 uçağı konusunda daha önce kaleme aldığım bir makalenin sonuç cümlesinde, "F-35 UÇAĞI PROBLEMLİ DOĞMUŞTUR VE PROBLEMLİ KALACAKTIR" şeklinde bir hükme varmıştım. Bu hükme varırken elbette somut gerekçelere dayanmış; konuyu hem uçağın performansı açısından hem de uçağın imalatçı ülkesi ABD ile Türkiye arasında yaşanan siyasi gerginlik ve problemler açısından analiz etmiş ve değerlendirmiştim. Yaptığım söz konusu değerlendirmemde, ABD’nin geçmişte NATO Müttefiki Türkiye’ye dört yıl boyunca uyguladığı silah ambargosunu ve belki böyle bir silah ambargosunu gelecekte de bir sebeple uygulayabileceğini dikkate almıştım.  

 

ABD’nin Türkiye’yi F-35 programından çıkarmasından sonra kaleme aldığım 23 Temmuz 2019 tarihli “TÜRKİYE'NİN F-35 JSF PROGRAMINDAN ÇIKARILMASI KARARI” başlıklı yazımın SONUÇ bölümünde şu görüşü belirtmiştim: “Ben bütün kalbimle inanıyorum ki, ABD Türkiye'yi F-35 programından çıkarmış olmakla, Türkiye'ye çok büyük bir iyilikte bulunmuştur. Böylece Türkiye baştan problemli doğan F-35 uçağından kurtulmuştur. ABD Türkiye'yi F-35 programından çıkarma kararıyla, sadece Hava Kuvvetlerimizin bir nesil boyu kısa harekât yarıçaplı ve düşük performanslı, problemli ve ABD'ye %100 bağımlı bir uçaktan kurtarmakla kalmamış; ayni zamanda yerli uçak sanayimizin ve yan kuruluşlarının geleceğe yönelik başarılarının önünü açmıştır. Geleceğe yönelik en büyük başarımız ise halen TUSAŞ /TAİ tesislerinde imalat çalışmaları devam eden Milli Muharip Uçağımız MMU projesinin gerçekleştirilmesi olacaktır”

Milli Muharip Uçağımız MMU/TF-23’ün Anıtkabir üzerindeki temsili uçuşu.

ABD’nin Türkiye’yi F-35 programından çıkarmış olmasıyla Türkiye’ye çok büyük bir iyilik yaptığına bütün kalbimle inandığım gibi; Türkiye’nin Milli Muharip Uçağı MMU/TF-23’ü de en mükemmel performansıyla ve belirlenen takvime göre imal edip güzel yurdumuzun semalarıyla buluşturacağına bütün kalbimle inanıyorum.

isarp56@gmail.com