AKP’den ‘Külliye’ye giden CHP’li’ açıklaması

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Külliye'ye giden CHP'li iddiasına ilişkin açıklamada bulundu. Çelik, 'CHP'nin durumu bizi ilgilendirmiyor. Bizden özür dilemeleri gerekiyor' dedi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İstanbul Havalimanı’nda gündeme ilişkin yaptığı açıklamalarda, “Tamamen adrese teslim, (CHP’de) parti içi rekabette rakiplerini yok etmeye dönük bir kirli senaryoyla karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı.

Çelik, “Eğer Türk siyasetinin seviyesini düşünmesek, siyasetin ahlakını düşünmesek, vatandaşlarımızın siyasetten beklentilerini düşünmesek, şu anki CHP yönetimi kadar ideal bir rakip olamaz. Sakillik içinde, siyasi senaryo içinde ahlak sınavından her gün daha fazla kalarak dibe batan bir grup.” dedi.

Çelik’in açıklamalarından satır başları:

“CHP Genel Başkanı’nın haberin kaynağı olarak gösterdiler. Hedef alınan bir CHP’li siyasetçi vardı. O da doğrudan doğruya CHP Genel Merkezi tarafından, bir grup tarafından üretildiğini söylüyor.

Hiçbir yerde AK Parti, Cumhurbaşkanımız yok. Cumhurbaşkanımızın en güçlü şekilde ‘Gerekirse Cumhurbaşkanlığından istifa ederim, sen istifa edecek misin’ diyerek en güçlü ifadeyi kurdu. Siyasi ahlak sözünün doğruluğuna güvenmek bu demektir. Biz sözümüzün doğruluğunu ispat etmek için vazgeçebiliriz. Israrlı bir şekilde kaçmaya devam ediyorlar. Cumhurbaşkanlığını işin içine katma kampanyası devam ediyor. Tamamen adrese teslim, rakiplerini yok etmeye yönelik kirli bir senaryo ile karşı karşıyayız.

CHP KENDİ KENDİNİ İMHA EDİYOR

CHP’nin durumu bizi ilgilendirmiyor. Şu anki CHP yönetimi kadar ideal bir yönetim olamaz. Dibe batan bir grup. Biz iktidar olmayı hedefleyen bir parti olsak, sadece iktidar olma gayreti içinde olsak; bunlar kendi kendini imha eden bir grup. Böyle bir rakip var kendi kendisini imha ediyor, kendi partisini itibarsızlaştırmak için siyasi sabotaj yapıyorlar. CHP’nin ne iç işi ne dış içi bizi ilgilendirmiyor. Siz Cumhurbaşkanımızı ve makamını işin içine karıştırırken, size cevap verme durumunda kalıyoruz. CHP içi rekabet bizi ilgilendirmiyor. Bu komplonun, yalan siyaset zincirinin nereye varacağını izliyoruz. Biz siyasetin seviyesini, geleceğini düşündüğümüz için cevap veriyoruz. Siyasetin onurunu düşünmesek CHP kadrosu kadar ideal bir rakip olamaz.

Bizden özür dilemeleri gerekiyor. Parti içinde itibarsızlaştırmaya çalıştıkları kimler varsa özür dilemeleri gerekiyor. İç hesaplaşma mı iç helalleşme mi olur bizi ilgilendirmiyor. Burada sivil siyasete zarar veriliyor, siyasetin kodlarına zarar veriliyor. Vatandaşlarımızın taleplerine yönelik çözüm üretmesi gereken kavramlara zarar veriliyor. Cumhurbaşkanımıza iftira atarak ‘İçişlerimize karışıyorlar’ diyorlar. Cumhurbaşkanımızın siyasi komplo üretenlerle televizyona çıkması gibi bir durum, zaman israfı olamaz.

KILIÇDAROĞLU’NUN SÖZLERİ OLAYI BÜYÜTTÜ

Olayın köpürmesi, Genel Başkanlarının bir televizyon kanalına çıkarak cevap vermesi. Kılıçdaroğlu’nun o sözü, büyütmüştür. Medya sadece soru sormuş. Medya işi göstermekten başka faaliyet göstermiyor. Burada medyanın suçu ne? İftiraya uğrayan, itibar suikastı yaptıkları kişiye konuşma diyorlar, medyaya gösterme diyorlar, Cumhurbaşkanlığına cevap verme diyorlar. Halkla barışma adına bir takım adım atıyorlardı, demokratik bir üslup kullanmaya başlamışlardı. Parti içi rekabette en çirkin yöntemlere başvuracaklarını gösteriyorlar, devletin ilgili makamlarına iftira atacaklarını gösteriyorlar. Hangi CHP’li bu haberi sızdırmıştır? Belgesiz nasıl haber yapılmıştır? Medya bu soruları sormasaydı, yalan üzerinden yalan siyaseti yapacaklardı…