Meral Akşener ‘anayasa’ iddialarına böyle yanıt verdi: Kaboğlu’nu sevdiğimi söyleyemeyeceğim

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ümit Özdağ’ın HDP ile anayasa çalışması yapılmasına yönelik açıklamalarına yanıt verdi. “Anayasa iddiaları kesinlikle yalan.” diyen Akşener CHP’li vekil İbrahim Kaboğlu hakkında da “Kaboğlu’nu sevdiğimi söyleyemeyeceğim” ifadelerini kullandı.

Meral Akşener ‘anayasa’ iddialarına böyle yanıt verdi: Kaboğlu’nu sevdiğimi söyleyemeyeceğim

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener partiden ihraç edilen Ümit Özdağ’ın HDP ile anayasa çalışması yapılmasına yönelik açıklamalarına yanıt verdi. 

'KABOĞLU'NU SEVDİĞİMİ SÖYLEYEMEYECEĞİM'

“Anayasa iddiaları kesinlikle yalan. TÜSES’i biliyorsunuz. Sol liberaller sempati duymaz bana. Nuri Okutan’ı davet etmişler. Nuri Bey bana geldi. Ben de gidebilirsiniz dedim.“ diyen Akşener’in CHP’li vekil İbrahim Kaboğlu hakkında da “Kaboğlu’nu sevdiğimi söyleyemeyeceğim” ifadeleri dikkat çekti. 

Habertürk'te Teke Tek programında Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtlayan Akşener’in açıklamalarından satır başları şöyle: 

Demokrasiyi içselleştirmeye çalışıyoruz. Biz hepimiz çok otoriter yapılardan geliyoruz. Sizin profesyonel olarak maaş ödediğiniz danışmanlar yani size strateji veren danışmanlar siyasetçiliği toz zerresi görürdü bir süre sonra.

Evet sayılmıyordu. Televizyona röportaj vermek için izne tabiydiniz. Ben otoriterleşmemeye gayret ediyorum, demokrasiyi içselleştirmeye bir genel başkan olarak kararlıyım. İş geldi kongreye. 38 milletvekilimiz vardı. Şimdi 36'ya düştü. GİK üyeliği, genel başkan yardımcılığı, milletvekilliği hepsinden önemli. Çeşitlendirmeye gayret ediyoruz, orada sorun oluyor.

Orada bazen kırgınlıklar oluyordu. Bunu tamamen değiştirdik. 1,5 yıl evvelki kongremizde tamamen çarşaf liste yaptık, kimseyi önermedim. 3 ayrı anahtar liste çıktı. Genel merkezin yaptığı anahtar listeyi delen arkadaşlar çıktı. Bana göre demokratik bir kongre olmuştu, orada da itirazlar çıktı.

'BELGE VE BİLGİ GETİRMESİNİ GEREĞİNİ YAPACAĞIMI SÖYLEDİM'

Ümit Bey Buğra Kavuncu ile ilgili olarak bana geldi ve kongremiz vardı. Buğra'nın FETÖ'cü olduğunu söyledi. Ben de kendisine konuyla ilgili belge ve bilgi getirmesini gereğini yapacağımı söyledim. Son gelindi belge ve bilgi yok. Bu bilgiler nereden? O da devletin bazı kurumlarını söyledi. Belgesi yok. Not aldım, o da devletin bazı kurumlarını söyledi. Jandarma, askeriye ve MİT'ten aldığını söyledi. Ben de ilgili kurumların başındaki kişileri aradım. Okudum, bunlar iddia, iddia sahibi şu kişi. Dolayısıyla sizden alındığını söyledi. Bu bilgilerin sizde olup olmadığı doğru mu? Sonuç itibariyle o bilgi oradan çıktı. Ben eski İçişleri Bakanı’ydım. Nasıl soru soracağımı bilirim. Özel kalemler üzerinden gizli değil resmi bir biçimde aradım. Devletin sistematiği şudur. Siz müracaat edersiniz, size gizli bilgiyse, verilemeyecek bilgi ise yüzünüze yazıyla veya şifahi olarak söylerler.

Çarşamba bir arkadaşımız, Perşembe bir arkadaşımız geri döndüler. Sayın Özdağ'ın oralardan aldığını iddia ettiği kayıtların sisteminde olmadığını söylemiş oldular. Ben o insanlara 'Buğra Bey FETÖ'cü müdür?' diye sormadım. Biz siyasi partiyiz, her yerde üye yazarlar. Her yerde stant kurarak üye yazarız. Biz bu üyelerin bir terör örgütüne üye midir, sempatizan mıdır bilemeyiz. Biz yazarız Yargıtay'a veririz, bakar.

BÜLENT ARINÇ’IN AÇIKLAMALARI

Bülent Bey Erdoğan’ın bilgisi olmadan konuşamaz. Konuşurken ipin ucunu kaçırmış olabilir. Ama Tayyip Bey’in bilgisi olduğunu düşünüyorum. Sayın Cemil Çiçek’in her söylediğini aşırı dikkate alırım. Dikkatle takip ederim kendisini. 3 gün beklendi. Araştırma yapıldı. Ve en sonunda da Erdoğan 'rencide' oldu.