‘Ama biz ambargolar altında görüştük Bay Anastasiadis!’

Boyunuza bakmadan gasp siyaseti uygulamaya devam etmeyin!.. Yoksa bugün sahip olduğunuz her şeyi önümüzdeki 30 yıl içinde kaybedeceksiniz!

‘Ama biz ambargolar altında görüştük Bay Anastasiadis!’
Sabahattin İsmail

Anastasiadis, Yunan TANEA gazetesine verdiği demeçte, “ (sözde) Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (sözde) MEB’inde Türk sondaj gemilerinin (sözde) yasadışı varlığının devam etmesi durumunda ve askeri güç kullanımı tehdidi (gunboat diplomacy) altında müzakere yapılması mümkün değil” dedi…

Demek öyle Bay Anastasiadis!

Peki, ama Yunanistan’la bir olup, eşit kurucu ortağı olduğumuz Kıbrıs Cumhuriyeti’nden silah zoru ile bizi attıktan;

Adaya 20 bin Yunan askeri getirdikten, 50 bin kişilik bir ordu kurduktan;

103 köyümüzü yağmalayıp yıktıktan, 50 bin insanımızı göçe zorladıktan, adanın yüzde 3’ünde halkımızı kuşattıktan, bir bardak suya, bir kap yemeğe, bir fincan süte muhtaç hale getirdikten, iğneden ipliğe, bot bağından yün çoraba, iç fanilasından çimentoya kadar 40 çeşit emtianın kuşattığınız Türk bölgelerine girmesini yasakladıktan sonra bize, “gelin görüşelim, egemenliğimizi tanıyın, azınlık haklarına razı olun, beğenmezseniz, Avustralya’ya göç edin, ya mezara, ya da Avustralya’ya” diyen sizler değil miydiniz?

Bizim elimizde sadece av tüfekleri varken, Mısır’dan, Yunanistan’dan, Çekoslovakya’dan aldığınız tanklarla, ağır silahlarla, hücumbotlarla Erenköy’e saldırırken, “gelin anlaşalım, teslim olun, istediğiniz yere gidin” diyen;

İşgal ettiğiniz Küçük Kaymaklı için “KANLA ALDIK VERMEYİZ, MOLON LAVE” (cesursan gel al) diyen sizler değil miydiniz?

Kuşatılmış Türk bölgelerine yöneltilen mikrofonlardan “BEKLEDİM DE GELMEDİN” şarkısını çalarak, “TÜRKİYE GELSİN VE SİZİ KURTARSIN” diye böbürlenen sizler değil miydiniz?

Şikâyete hakkınız yok Bay Anastasiadis!

İşte, Türkiye geldi, kurtardı ve 45 yıldır devam eden kesintisiz barışı sağladı.

Sadece bizi değil, sizi de kurtardı…

Türkiye gelmeseydi, Faşist Yunan Cuntası ve katil Samson sadece 2000 Rum’u kesip, papaz Tsestos’un dediği gibi diri diri gömmekle kalmayacaktı, muhalif kim varsa onları da keseceklerdi…

Ve İFESTOS soykırım planı uyarınca, tüm Türk halkına toplu soykırım uygulayacaklardı…

Dua edin ki geldi, utanmayın, bizim gibi teşekkür de edin…

Doğrudur, meşru hak ve çıkarlarımızı korumak için Akdeniz’de “gunboat dimlomacy” uyguluyoruz…

Çünkü Kıbrıs Türk halkına yıllarca “güç diplomasisi” uygulayan taraf olarak, sizler ancak bundan anlarsınız.

YA AMBARGOLAR

Peki bay Anastasiadis, hiçbir BM kararına dayanmadığı halde, 45 yıldır halkımıza uyguladığınız insanlık dışı, utanç verici ambargolar altında “gelin görüşelim” diyen ve ENOSİS’e açık kapı bırakan, eşitliğimizi reddeden, Rum egemenliğini empoze eden bir anlaşmayı bize dayatan da sizler değil misiniz?

Bizler de çok şikâyet ettik bu “gunboat dimlomacy” uygulamanızı…

Ne ki dünyada dinleyen olmadı…

Sandınız ki tekerlek hiç dönmeyecek, ama işte döndü Bay Anastasiadis…

Şimdi şikâyet sırası sizde…

Bize bakarak bilmeniz gerekirdi; size de hiç kulak veren olmayacak…

BU DÜNYADA ANCAK GÜÇLÜYSEK HAKKIMIZI KORUYABİLECEĞİMİZİ ÇOK İYİ ÖĞRENDİK…

ÇARESİZSİNİZ BAY ANASTASİADİS, ÇÜNKÜ ARTIK GÜÇLÜ BİZİZ…

O nedenle bizimle iyi geçinmeye, dost olmaya, meşru haklarımıza saygı göstermeye bakın!

Boyunuza bakmadan gasp siyaseti uygulamaya devam etmeyin!..

Yoksa bugün sahip olduğunuz her şeyi önümüzdeki 30 yıl içinde kaybedeceksiniz!