Barışlar

Hikmet Çiçek yazdı

Barışlar

Bundan dokuz yıl önceydi. 14 Şubat 2011 sabahı  Odatv imtiyaz sahibi Soner Yalçın, Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Haber Müdürü Barış Terkoğlu ve sitenin editörü Ayhan Bozkurt’un evlerine ve Odatv’nin İstanbul Gümüşsuyu’ndaki bürosuna bir baskın düzenlendi.

Evler saatlerce arandı. Bir gazetecinin olmazsa olmazı arşivlerine, kitaplara el konuldu. Yalnızca Odatv’den alınan binlerce televizyon arşiv kaseti, CD/DVD ve hard disklerle bir televizyon kanalını sıfırdan kurmak bile mümkündü.

El konulan CD / DVD’lere sonradan bir şeyler eklenmesini önlemek için “Hash raporu” denilen sayısal değerleri saptamak yasal zorunluluk. Ancak avukatların talebine rağmen polis bunu yapmadı.

ARAYAN BULUR!

Sorgusu sırasında Barış Pehlivan’ın bir şey dikkatini çekti. Şimdi FETÖ firarisi olan Savcı Zekeriya Öz, sık sık telefonla görüşüyor, sanki bir haber bekliyordu. Sorgunun sonlarına doğru odaya getirilen mavi bir klasör neyin beklendiğini gösteriyordu: Odatv bilgisayarlarında binlerce dijital malzeme arasından istenilen “kanıtlar” hemen bulunuvermişti.

BIR ‘MİKROP’ VAR AMA…

Savcı Öz’ün “işte suç kanıtı” dediği Word sayfalarının bir başka bilgisayarda hazırlandığı, Odatv’ye virüs yoluyla gönderildiği ve aynı anda kendini imha ettiği, erişiminin ve varlığının Odatv çalışanları tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı bir teknik heyet tarafından saptandı. Avukatlar bu raporu tutuklamaya karar verecek olan yargıca ilettiler. Ancak yargıç “ben teknik işlerden anlamam, itirazınızda kullanırsınız” diyerek üç gazeteciyi tutukladı. Bununla kalmadı birkaç gün sonra polisler Odatv’ye tekrar gelip, o virüslü belgenin olduğu bilgisayarı da alıp götürdüler!

İKINCI BASKIN

3 Mart 2011 günü yeni bir operasyon yapıldı. 3 Eylül 2017 günü yitirdiğimiz sevgili arkadaşım Doğan Yurdakul, Müyesser Yıldız, Sait Çakır, Coşkun Musluk ile Prof. Dr. Yalçın Küçük ve Nedim Şener ile Ahmet Şık tutuklandı. Bu davada tutuklananlar arsında MİT’in dış operasyonlarında ve özellikle Orta Asya faaliyetlerinde önemli ismi Kaşif Kozinoğlu da vardı. Ayrıca “Devrimci karargah” davsının tutuklu sanığı eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Odatv soruşturması kapsamında yeniden tutuklandı.

Çoğunluğunu gazetecilerin oluşturduğu 14 sanıklı Odatv davası böyle icat edildi.

134 sayfadan oluşan Odatv iddianamesinde 361 kez “haber”, 280 kez “kitap”, 53 kez “yazı/köşe yazısı”, 26 kez “röportaj”, 5 kez “makale” ve 111 kez ise “Fethullah Gülen ve Cemaat” kelimeleri geçiyordu.

Tüm sanıklar zaman içinde tahliye olurken, bu kadar şanslı olmayan bir isim vardı: MİT Asya Bölgesi Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu. Henüz mahkemeye bile çıkmadan, Silivri Cezaevi’nde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti Kozinoğlu.

SİLİVRİ’DE TANIDIM

Bugün artık herkes biliyor ki, Odatv’ye yapılan kumpasın organizatörü FETÖ’ydü. FETÖ, Barışlar’ı 19 ay cezaevinde tutmuştu.

Onları Silivri Cezaevi’nde tanıdım. Şimdi Terkoğlu gene tutuklandı, Pehlivan da şu satırları yazarken savcının tutuklama talebi altında ifade veriyordu.

Bu haber kaç yerde çıktı. Niye hedef Odatv?

“Pelikan” haberleri, “Damat” haberleri birilerini öfkelendirdi anlaşılan. Yapılan bir gözdağı operasyonudur.

Barış Terkoğlu ile Barış Pehlivan yargıdaki kripto FETÖ’cüleri deşifre eden Metastaz’ın devamı niteliğinde yeni bir kitap hazırlığı içindeydiler. Kitabın Nisan ayında Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkması bekleniyordu. Belki biraz gecikir ama çıkar.

FETÖ’nün içyüzünü Türkiye’de ilk ortaya çıkaran yayın organlarından Odatv ve sevgili kardeşlerim Terkoğlu ve Pehlivan şerbetlidir. Bu da geçer!

VERYANSIN TV