Bilmece gibi soru: FETÖ’cüler FETÖ’cü olmayanları FETÖ suçlamasıyla işten mi attı?

15 Temmuz'dan sonra THY'den FETÖ suçlamasıyla işten atılan 211 kişiyle ilgili ilginç iddialar ortaya atıldı.

Bilmece gibi soru: FETÖ’cüler FETÖ’cü olmayanları FETÖ suçlamasıyla işten mi attı?

THY’den FETÖ ve Bylock kullanıcısı olma suçlanarak işten atılan 211 çalışanla ilgili airlinehaber.com’da ilginç bir yazı yer aldı. Sefa İnan imzalı yazıda, “Kendi bölümlerinde FETÖ avına çıkan yöneticilere nasıl güvenilecek ki… Ya kendisi de FETÖ’cü ise, kimi kime şikâyet edecek ki… Bu nedenle her bölüm başkanı, kafasına yatmayan, gıcık kaptığı veya ileride makamına göz dikebileceğini düşündüğü kişileri listesine alıp yukarıya iletmiş de olabilir” dedi.

Yazının satırbaşları şöyle:

“FETÖ şuçlamasıyla işten atılan insanlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Çünkü kendi doğrularım bu suçlamanın haksızlık olduğunu söylemesinin yanı sıra yardım isteyen çalışanlar söz konusu olunca, beklentisizce elimden geleni yapmaya çalışırım.

ByLock suçlamasından kaynaklı hatayı çözdük. Ancak 211 çalışanın FETÖ suçlaması ile karşı karşıya kalmaları nedenli işe geri dönüş henüz başlamadı.

Hatırlayacağınız üzere 15 Temmuz 2016 tarihinde hain darbe girişimi yaşanmıştı. Bu tarihten tam bir hafta sonra THY bir basın duyurusu ile 211 kişinin işten çıkarılma gerekçeleri hakkında bir açıklamada bulunmuştu.

THY’nin bu konudaki basın duyurusu şöyleydi;

Görüldüğü üzere, THY sapla samanı birbirine karıştıran bir duyuru yapmış. İşletmesel gereklilik, verimsizlik, performans yetersizliği ve FETÖ yapılanmasına müzahir olmayı aynı cümlenin içine sıkıştırmış…

THY’nin sapla samanı ayırmaksızın tüm çıkartılanları aynı kelimeler ile suçlayarak iş akdini feshetmesinin yanlışı, kişilerin, ailelerinin, eş ve dostlarının ve yakın arkadaşlarının gündemine bomba gibi düşüyor. Ailelerinde travmalar başlıyor. Eş ve dost uzaklaşıyor. Arkadaşlıklar bitiriliyor. Bir nevi bu kişiler toplumdan soyutlanıyorlar.

İşte o aşamalarda bu arkadaşlara sahip çıkan ve gerek yazılarımla gerekse Genel Kurullarda yaptığım konuşmalarla ispat edilmeden yapılan FETÖ yapılanmasına müzahir olma ifadesini kınamıştım. Hala da kınıyorum.

Durun daha bitmedi… THY, aynı konuda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne yazdığı yazıda, işten çıkarılan bu 211 kişinin isimlerini bildirerek, “15 Temmuz’dan sonra çıkarılmıştır” ifadesi kullanmıştır. Böylece işten çıkarılanların darbe girişimi ile ilgili oldukları imasına resmi yazışmalarında da devam ettirtmiştir.

SHGM’nin ve kamuoyunun bu şekilde yönlendirilmesi sonucu, 211 kişinin çok ağır maddi ve manevi zararlar gördüğü kesin.

Ayrıca mahkeme tarafından işten çıkartılan bu 211 kişi ile ilgili bilgiler ve İcra Komitesi’nin 22.07.2016 tarihli ve 1330 sayılı kararı istenmiştir. THY, söz konusu 1330 sayılı kararı İLK DEFA MAHKEMEYE RESMİ KANALDAN göndermiştir.

Söz konusu cevapta dikkat çeken hususlar şunlar;

  1. a) Çıkarılan kişi sayısı 211 değil, 210’görünüyor. Yani THY basın açıklamasında bu sayıyı, yanlış vermiş olmalı.
  2. b) Çıkarılan kişiler sadece “işletmesel gereklilikler” nedeni ile çıkarılmıştır denmekte.
  3. c) THY’nin basın duyurusunda tek tek sayılan işten çıkarılma gerekçeleri arasındaki “FETÖ yapılanmasına müzahir olmak” konulu bir gerekçe, 1330 sayılı kararda yer almamaktadır. (Yani THY işten çıkarttıklarını FETÖ suçlaması yapmamış.)
  4. d) Çıkarılan kişiler, THY’nin basın duyurusunda yer alan diğer gerekçelerle de (verimsizlik, performans yetersizliği) işten çıkarılmamışlardır. Bu gerekçeler de 1330 sayılı kararda yoktur.
  5. e) 210 kişinin kıdem ve ihbar tazminatları ile tüm işçilik alacakları ödenmiştir. Denmiştir.

Aslına bakacak olursanız bu kişiler belgeli olarak FETÖ ya müzahir olsalardı bu hakları ödeyemezlerdi…

Hatırlarsınız o günler çok kritikti. Hepimiz şaşkındık. Tabii ki hükümet hariç… Onlar anında önce tüm devlet dairelerinden başlayarak FETÖ’cülere savaş açtılar. THY de her zaman söylediğim gibi özel şirket hüviyetinde olmasına rağmen kamu kuruluşu gibi çalışan bir şirket.

Bu nedenle THY hükümetin gözünde de kamu şirketi gibi…

Hükümet, tüm kamu şirketlerine veya kurum ve kuruluşlara FETÖ’cüleri derhal bulun ve atın demiş olabilir. Buna THY de dahil olmuştur.

O hassas günlerde THY’nin de devreye girmesi kaçınılmazdı. THY’nin en tepesindeki kişi olan İlker Aycı koskoca şirketteki çalışanların hepsini tanıyacak değil ya. Şüphesiz alt kadrolarını arayacak ve varsa FETÖ sempatizanlarını bulup kendisine bildirilmesini istemiş olmalı. Bu da son derece doğal ve hiyerarşi düzeni içinde oluşan bir refleks.

Peki, bu emri alan ve kendi bölümlerinde FETÖ avına çıkan yöneticilere nasıl güvenilecek ki… Ya kendisi de FETÖ’cü ise, kimi kime şikâyet edecek ki… Bu nedenle her bölüm başkanı, kafasına yatmayan, gıcık kaptığı veya ileride makamına göz dikebileceğini düşündüğü kişileri listesine alıp yukarıya iletmiş de olabilir.

İlker Aycı’dan acilen istenen (istendiyse) bu görev sonucunda alt yöneticilerin verdiği isimler yanlış olmuş ki şimdi 3 yılı aşkın sorunlar yaşanıyor. Sonuç olarak; İlker Aycı beyin bu yanlışı bir şekilde çözeceğini düşünüyor ve iş barışının THY’de istenilen düzeye gelmesini temenni ediyorum…”