Buna ‘dinime söven Müslüman olsa’ derler… Sen kimi kandırıyorsun Ali Babacan!

Yakında kuracağı yeni partiyi açıklamaya hazırlanan eski Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 5 yıl aradan sonra sosyal medyaya geri döndü. İlk paylaşımında, 2020 yılının Türkiye için yeni bir başlangıç yılı olacağını iddia eden Ali Babacan'ın ekonomi vaatleri ise güldürdü! Çünkü Türk ekonomisinin geldiği durumdan kendisi de büyük pay sahibi!

Buna ‘dinime söven Müslüman olsa’ derler… Sen kimi kandırıyorsun Ali Babacan!

Yeni parti hazırlıklarını sürdüren eski Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Twitter’dan dikkat çeken paylaşımlarda bulundu. AKP’nin ekonomi politikasını yaklaşık 13 yıl yöneten kadro içinde yer alan Babacan, mesajlarının birinde “Yoksulluğun azaldığı, her alanda fırsat eşitliğinin sağlandığı, insanlarımızın iş bulabildiği, refah ve bolluk içinde yaşayan bir Türkiye istiyorum” ifadelerini kullandı.


Ekonomide “bolluk” vaadinde bulunan Babacan’ın ekonomi sicili ise kayıt altında.

Ali Babacan döneminde borçlar zirve yapmıştı. Göreve başladığı 2002’de, kamunun 86, özel sektörün 43 milyar dolar borcu vardı. Toplam borç 129 milyar dolardı. Babacan’ın ayrıldığı 2015’te kamunun borcu 118, özel sektörün 282 milyara, toplam borç 400 milyar dolara yükseldi. Özelleştirmeler başta olmak üzere, Türk ekonomisini yıkıma uğratan tüm neoliberal politikalarda onun da imzası vardı.

Babacan’ın diğer paylaşımları ise şöyle:

“Yeni yılda tüm vatandaşlarımıza sağlık ve mutluluklar diliyorum.

2020 yılıyla beraber artık halkımız, özellikle de gençlerimiz, geleceğe umutla ve güvenle baksın. Bu yıl ülkemiz için yepyeni bir başlangıcın yılı olacaktır.

2020 yılı korkuların ve karamsarlığın azaldığı, cesaretin ve umutların arttığı bir yıl olacaktır. Ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı dilin kaybedeceği, birleştirici siyasetin kazanacağı bir yıl olacaktır.

Artık hukukun ve adaletin hakim olduğu, vatandaşlarımızın korkmadan düşüncelerini açıkladığı, özgürlüklerin doyasıya yaşandığı bir Türkiye istiyorum.

Yoksulluğun azaldığı, her alanda fırsat eşitliğinin sağlandığı, insanlarımızın iş bulabildiği, refah ve bolluk içinde yaşayan bir Türkiye istiyorum.

Kendi içinde huzur ve barışı sağlamış, birlikte yaşam iradesini göstermiş, ortak bir gelecek hedef etrafında kenetlenmiş bir Türkiye istiyorum.

Kadınların eşit vatandaş olarak güçlendirildiği, kadına yönelik şiddete karşı topyekün mücadele veren bir Türkiye istiyorum.

En önemli varlığımız olan gençlerimizin ve çocuklarımızın kaliteli eğitime eşit fırsatlarla ulaşabildiği bir Türkiye istiyorum.

Uluslararası itibarını artırmış, güven duyulan, bölgemizde ve dünyada barışa katkı veren bir Türkiye istiyorum.

Kendi içinde ve dışarıya karşı güvenliğini sağlamış, sadece güvenlik araçlarını değil, siyasi ilişkileri, ekonomiyi, diplomasiyi ve kamu diplomasisini de güvenliğin ana unsurları gören bir Türkiye istiyorum.

2020’li yıllarda dünya için barış, refah ve sosyal adalet istiyorum. Çevreyle ilgili sorunların ciddiyetle ele alınmasını, insanlığın ortak geleceğini tehdit eden bu konuda tavizsiz bir duruş sergilenmesini istiyorum.

Yeni yılda da daha fazla demokrasi, daha fazla adalet, daha fazla özgürlük için mücadele edeceğiz. ‘Önce insan!’ demeye devam edeceğiz.

Cesaretle, özgüvenle, azimle, işbirliği ruhuyla, diyalog ve ortak akıl arayışıyla çalıştığımızda aşamayacağımız hiçbir sorun yoktur. Güzel ülkemizin önü açıktır. Allah doğrunun yardımcısıdır.”