1. Haberler
  2. Gündem
  3. CHP’den Sancaktepe’de miting… Özel’den Erdoğan’a ‘ayakkabı kutusu’ göndermesi

CHP’den Sancaktepe’de miting… Özel’den Erdoğan’a ‘ayakkabı kutusu’ göndermesi

CHP'nin Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınıp tutuklanmasıyla başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin İstanbul'daki 12'ncisi Sancaktepe'de düzenlendi. Mitingte Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yüklenen CHP lideri Özgür Özel, "Benim baklava kutusuna tahammülüm yok ama senin ayakkabı kutusundan sabıkan var. Hırsızını bile savunan, Yüce Divan'a yollamayan, hırsızına sahip çıkan sensin, ayakkabı kutusuyla bu devleti rezil eden, bu milleti soyan sensin Erdoğan!" dedi.

featured

CHP, ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinglerine İstanbul’un Sancaktepe’de devam etti. İstanbul’da yapılan buluşmaların 12’ncisi olan miting için yurttaşlar bayrak ve dövizlerle alana toplandı.

Ekrem İmamoğlu miting meydanında toplanan kalabalığa cezaevinden gönderdiği mektupla seslendi. İmamoğlu’nun mektubunu İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik okudu.

İmamoğlu mektubunda şunları söyledi:

“Sevgili Sancaktepeliler, yüreği adalet ve ülke sevgisiyle çarpan, değerli hemşerilerim; 2019’dan bugüne İstanbul’da nelerin değiştiğini sizler çok iyi biliyorsunuz. İnsana saygı duyan, yaşadığı şehre özen gösteren, dürüst ve adil bir yönetim iş başına gelince, İstanbul, her alanda çok büyük ilerlemeler kaydetti. İstanbul tarihinde görülmemiş büyüklükte yatırımlar yaptık. İstanbullular; gerçek hizmetle, doğru icraatla tanıştı. İstanbul, adaletin ve hürriyetin kök salıp güçlendiği bir şehir olma yoluna girdi. Bütün bu çabalarımızın karşılığını, 2024 seçimlerinde aldık. Yalnız İstanbul’da değil, ülkenin dört bir yanında milletimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı belediyeciliğine çok güçlü bir destek verdi. Milletimiz ülkeyi yönetmesini istediği yeni iktidarın adını o gün koydu. Türkiye, o günden, 31 Mart 2024’ten bu yana, millet desteğini yitirmiş bir iktidarın millete rağmen ayakta kalabilmek için yaptıklarının bedelini ödüyor. İktidar hukuk dışına çıktıkça; ekonomik, siyasi, idari, hukuki krizler daha da derinleşiyor. Herkes daha yoksul daha güvencesiz hale geliyor. Ülkemiz dünyada güç ve itibar kaybediyor.

‘ŞÜPHELİ OLANLAR İKTİDARDAKİLERDİR’

Sevgili hemşehrilerim; vatandaşların şehirlerini emanet ettiği, değerli belediye başkanı arkadaşlarım Zeydan Karalar’a, Muhittin Böcek’e, Abdurrahman Tutdere’ye, Ahmet Şahin ve Tunç Soyer’e reva görülen muamele, iktidarın milli iradeyi gasp etme girişimlerinin yeni bir örneğidir. Tamamen siyasi amaçlarla kurgulanmış, hukuki temelden yoksun, binbir haksızlık ve zorbalıkla yürütülen bu soruşturmalarda, bizler, kendimizi aklamak zorunda değiliz. Asıl kendini aklaması gerekenler, yargıyı talimatla çalışır hale getirenler, iftiraların, gizli tanıkların arkasına gizlenerek kendileri için muhalefetsiz bir ülke yaratma hayali kuranlardır. Bizler değil, aylardır ortaya bir iddianame bile koyulamamışken bizleri suçlu ilan edenler, hiçbir sebep yokken bizleri tutuklayanlar kendilerini aklamak zorundadır. Milletin vicdanında şüpheli olanlar iktidardakilerdir. Baskıyla, zorbalıkla, kara propagandayla milletimize boyun eğdirmeye çalışanlar asla başaramayacaklar. Bu millet 7 düvele boyun eğmemiş, sandıktan kaçanlara, milli irade hırsızlarına mı boyun eğecek. Elbette boyun eğmeyeceğiz.

‘TEK BİR TALEBİM VAR’

Milletin iradesine değil, ele geçirdikleri devletin gücüne güvenenler yine kaybedecekler. Çünkü karşılarında siz varsınız, millet var. Kendi iktidarlarını sürdürmekten daha önemli hiçbir derdi olmayanlar, milletin vicdanına, 86 milyonun kardeşliğine yenilecek. Bizler kazanacağız. ‘Herkes için, her yerde, önce adalet, önce hürriyet’ diyenler kazanacak. Hayatın her alanında adaletsizliğin kol gezdiği, hak ve hürriyetlerin güvence altında olmadığı bir ülkede kimse geleceğinden emin olamaz. Bizim davamız, bu ülkede yaşayan herkes için, her yerde, önce adaleti, önce hürriyeti sağlamaktır. Adalet ve hürriyet temeli üzerinde kuracağımız toplumsal birlik ve bütünlük, bütün dertlerimizin çaresi, geleceğimizin garantisidir. Hücremden, demir parmaklıkların, duvarların, tel örgülerin ardından kendim ve ülkem için tek bir talebim var: ‘Herkes için, her yerde, önce adalet, önce hürriyet.’ Kalın sağlıcakla. Ekrem İmamoğlu.”

ÖZEL’İN KONUŞMASI

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin gerçekleştirdiği mitingde konuştu.

Özel, “Bugün çıkmış CHP’ye baklava kutularından bahsediyor. Ben baklava kutusunu gördüm derhal harekete geçtim. Benim baklava kutusuna tahammülüm yok ama senin ayakkabı kutusundan sabıkan var. Hırsızını bile savunan, Yüce Divan’a yollamayan, hırsızına sahip çıkan sensin, ayakkabı kutusuyla bu devleti rezil eden, bu milleti soyan sensin Erdoğan! Gün gelecek, o defterleri açacağız, Yüce Divan’da yargılayacağız.” dedi.

“Tutuksuz yargılama istiyoruz, TRT’den canlı yayın istiyoruz.” diyen Özel, “Sayın Bahçeli canlı yayını kabul ettiğini söyledi. Ben arkadaşlarıma güveniyorum, Erdoğan sen savcılarına güveniyorsan hodri meydan! Çık karşıma!” ifadelerini kullandı.

Özel, “Bugün bu meydanda şüphesiz milletin ta kendisi var. Asgari ücretle geçim kavgası veren işçiler burada. Açlık sınırının altında ezilen emekliler burada. Gelecekten ümidini kesmiş ama iktidarın değişme umuduna tutunmuş gençlerimiz burada. 112 gündür adalet ve demokrasi mücadelesi veriyoruz, bir darbeye karşı direnme hakkımızı kullanıyoruz. Karşımızdakiler milletten korkuyorlar, sandıktan, meydanlardan, sokaklardan korkuyorlar. Onlar sokağa çıkamıyorlar, pazara gidemiyorlar, hatrınızı soramıyorlar. Ülkenin kötü gidişine engel olamıyor, hesap vermeye gelince sizden kaçıyorlar” dedi.

‘BU DARBEYİ SÜRDÜREMEZSİNİZ’

Özel, şunları söyledi:

“İşte biz, haklılar, güçlüler, hem sesi çıkanlar, hem de aslan gibi yüreğiyle bu meydanlara koşanlar onlara sesleniyoruz. Bu milletten kaçamazsınız. Bu darbeyi sürdüremezsiniz. Adayımızı esir tutamazsınız. Ekrem Başkanı alacağız, iktidarı alacağız. Millet kazanacak, halk kazanacak, biz kazanacağız. Bu akşam 16.30 gibi Ekrem Başkan’ın yanındaydım. ‘Benim için Beylikdüzü neyse Sancaktepe de aynısıdır’ dedi. Sancaktepe’yi geçmişte kendi kalesi sananlar gördüler ki kale siyaseti bitmiş, artık burası milletin kalesidir.

‘KABUL ETMİYORUZ’

Heyecanımız yüksek, enerjimiz yüksek ama memleketin durumu hiç parlak değil. Ben buraya doğru gelirken, ekranda sizleri izliyordum. 12 şehidimiz için saygı duruşunda bulundunuz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize ve ailelerine baş sağlığı diliyorum. Ancak böyle bir ihmali bir türlü içimize sindiremiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak 19 askerimizin bir mağaraya sokulup 12’sinin hayatını kaybetmesini, Ordumuzun envanterinde insansız araçlar, robotlar varken oraya ölçüm cihazlarının çok önceden gitmesi gerekirken, evlatlarımızda gaz maskesi, oksijen tüpünün olması gerekirken, bunların bir kısmının ihmal edildiği, tedbir alınmadığı ve boşu boşuna 12 aslan parçasını kaybettiğimizi düşündükçe bunu bir türlü içimize sindiremiyoruz. Bir metan gazı ölçüm dedektörünün sadece 1100 TL olduğu noktada, bu büyük ihmali asla kabul etmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, bunu sonuna kadar araştıracak, milletimize söz veriyoruz. Mehmetçiğin canını hiçe sayanlardan mutlaka hesap soracağız.

‘KURTARACAĞIZ’

Maalesef bu beceriksiz iktidarın elinde ekonomimiz gün geçtikçe dibe doğru sürükleniyor. 13,5 milyon işsizimiz var, son 10 yılın en kötüsü. Maalesef ne eğitimde ne istihdamda olan ev genci olarak nitelendirilen gençlerimizin sayısı 4,5 milyonu buldu. Bu rakamlar Avrupa’da bunun çok çok altındayken Avrupa bunu dert ediyorken, Türkiye’de annesinin, babasının avucuna bakan, ondan alacağı harçlığa bakan, işi olmayan, okulda olmayan gençlerimiz var. Bugün uzun uzun Silivri’deki arkadaşlarla çalışırken, Ekrem Başkan ile konuşurken, yaklaşan seçimi en çok arkadaşlarımızın özgürlüğü için değil, kendimiz için değil, bu ülkenin yoksulları için, işsizleri için, gençleri için, yasaklardan da, yoksulluktan da, işsizlikten de bıkmış gençleri için bu partinin bir an önce iktidar olması için bu yolu yürümenin ne kadar önemli olduğunu konuştuk. Buradan Türkiye’nin hangi görüşten olursa olsun, hangi mezhepten olursa olsun, Türkiye’nin bütün gençlerine söz veriyoruz. Sizi bu yasaklardan da bu yolsuzluktan da bu yoksulluktan da AK Parti kaldıracağım deyip gelip iyice berbat ettiği Türkiye’deki tüm olumsuzluklardan kurtaracağız, Cumhuriyetin bundan sonraki dönemi, 100 yıl öncesinde olduğu gibi gençlerini kucaklayan ve gençleriyle birlikte yarınlara taşınan bir cumhuriyet olacak. Söz veriyoruz sizlere.

’12 EYLÜLCÜLERDEN DAHA DÖZÜ DÖNMÜŞ’

Erdoğan sokaklardan, meydanlardan korkuyor diyoruz. Korkar tabii ama bunu da hak etti. 35 yıl önce İstanbul Üniversitesi’nin ilan vererek çağırdığı Ekrem Başkanın diplomasını derhal iptal et diyorlar. Üniversitenin İşletme Fakültesi iptal etmiyor, dekana bastırıyor, istifa ediyor yine iptal etmiyor. Bu sefer yetkisi olmayan üniversitenin yönetim kurulunu topluyorlar, diplomayı oradan iptal edip, Ekrem Başkana dava açıp siyasi yasak getirmeye çalışıyorlar. Bu olay olduğunda sene 1990. 2025 yılına gelmişiz, 1990’daki Ekrem İmamoğlu’na siyaset yasağı getirmeye çalışıyorlar. O yüzden bu mücadele bir demokrasi mücadelesidir. 12 Eylül darbecilerinin getirdiği siyaset yasakları kalktıktan 35 yıl sonra 18 yaşındaki Ekrem’e siyaset yasağı getirenler 12 Eylülcülerden daha gözü dönmüştür, daha darbecidir, demokrasiden daha az nasibini almıştır. Artık Recep Tayyip Erdoğan’ın eline Kenan Paşa su dökememektedir. Bugün Kenan Evren yaşasa Erdoğan’a der ki, ‘Tebrik ederim seni, boynuz kulağı geçti.’

‘DİPLOMAYI GERİ ALACAĞIZ’

Sayın Erdoğan’ın akşamları muhalif kanalları çok izlediğini biliyoruz. Bugün akşam Sözcü TV karardı ama Tele 1 ve Halk TV açık, hangisinden izliyorsa Erdoğan’a sesleniyorum. Sen Ekrem Başkanın alnının teriyle aldığı diplomasına saldırırsan, senin tavla oynayabileceğin bir üniversite arkadaşın yok. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Yarın sabah üniversiteyi birlikte okuduğu bir arkadaşıyla bir Türk kahvesi içip fotoğrafını paylaşırsa ben bir şey söylemeyeceğim. Ama bir kahve içecek üniversite arkadaşı yok, bizim diplomamıza saldırıyor. Sonra da gençler Sancaktepe’den ona sesleniyorlar. Size söz veriyorum, Ekrem Başkan’ın alnının teriyle aldığı o diplomayı geri alacağız, başımızdaki bu diplomasızı da göndereceğiz.

‘EMEKLİYE ASGARİ ÜCRETLİYE HARCASALARDI…’

19 Mart darbesini yapmanın faturası iyice netleşti. 150 milyar dolarımız gitti ve bunu Ekrem Başkan’dan kurtulmak için harcadılar. Bu, öyle bir para ki meydan meydan gezip asgari ücretin 30 bin 250 TL olmasını söylüyoruz ya. Bunun için lazım olan işveren destek payının 120 katı. Emekliye verdikleri zammın 150 katı. 6 Şubat depreminin yarattığı tahribatın 1,5 katı. 86 milyonun cebinden 70’er bin TL alan bir darbe bu. Her birimizin örneğin bu ara sokakta bizi dinleyen yüzlerce vatandaşımızın her birinin cebinden 10’ar çeyrek altın çalan bir darbe bu. Bu para maaşlara zam olarak gelmediği gibi, bu paranın kaybı yüzünden ürünlere zam geliyor. Yeni vergiler geliyor. Ağır faiz yükleri oluyor. Göremediğimiz, alamadığımız hizmete para bulamazken bunlar darbeye para buluyorlar. Bu 6 trilyon lirayı Ekrem Başkan’a darbe yapmakla kullanmayıp bu parayı doğru yere size, Sancaktepe’ye, emekliye, asgari ücretliye harcasalardı, örneğin 13 milyon işsizimize verilse, bugün işsiz gezen herkese 40’ar bin TL maaş bağlayabildik. 6 milyon yoksul aileye sadaka gibi yardım değil, 83’er bin TL maaş bağlayabildik. 2,3 milyon çiftçinin bütün borçlarını siler, borçlarının iki katı parayı hibe olarak verebildik. 2,2 milyon esnafımıza 2,5’ar milyon karşılıksız hibe verebilirdik. 1,7 milyon öğrencimize üniversite bursu diye 3 bin TL değil 73’er bin TL verebilirdik. Ama bu parayı sizin mutfağınızdan, sizin cüzdanınızdan alan, darbeye harcayanlar, doları 40 TL yaptılar. Paramız pul oldu ama parayı pul olmaktan kurtaracak, yoksulluğu kader olmaktan kurtaracak, gençleri işsizlikten kurtaracak bu ülkeyi 100 yıl sonra bir kez daha kurtaracak olan yine Türkiye’nin 1’inci partisi Cumhuriyet Halk Partisi ve cumhurbaşkanımızın adayı da Ekrem İmamoğlu.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. sen bunu secimden sonra yapacaktin. gecti borun pazari, sur esegi nigdeye. tayyip yiyecek hepinizi, usulsuzlukte, komisyonculukta, ihanette akpden bir farkiniz yok. ortalik biraz durulsun, teror orgutune uye olmamakla birlikte diye baslayan yasadan da atacak bir kisminizi.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!