VERYANSIN TV
Amerika Birleşik Devletleri’nin bağımsızlık günü olan 4 Temmuz 2003’te, Irak’ın Süleymaniye kentinde, ABD askerleri tarafından Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli 11 askerimizin başına çuval geçirildi.
11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2 Nisan 2003 günü dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile “2 Sayfa 9 maddelik bir gizli plan” üzerinde anlaştığını 24 Mayıs 2003’te Vatan gazetesine açıklamıştı.
Kısa süre sonra, 4 Temmuz 2003’te, Irak’ın Süleymaniye kentinde, ABD askerleri tarafından Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli 11 askerimiz, başlarına çuval geçirilerek Bağdat’a götürüldü. Askerlerimiz orada bir hafta rehin tutulduktan sonra serbest bırakıldı.

“Çuval olayı” ABD Türkiye ilişkilerinin en gerilimli başlıklarından biri olarak tarihe geçti.
ÇUVALCI GENERAL ÖLDÜ
2003 yılında Irak’ta Türk askerlerinin başına çuval geçiren birliğin komutanı ABD’li eski Kara Kuvvetleri Komutanı Raymond Odierno’ydu. Türk kamuoyunda “çuvalcı general” olarak tanınan Odierno, 11 Türk subayını, başlarına çuval geçirip, 60 saat süreyle gözaltına almıştı.

AKAR’A MADALYA TAKMIŞTI
Odierno ismi Türk kamuoyuna 27 Ocak 2015 günü, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar ABD’de Pentagon’un “Liyakat Lejyonu” madalyası almasıyla da gündeme geldi. ABD Savunma Bakanlığı, madalyanın Orgeneral Akar’a “NATO’ya sıradışı katkıları” nedeniyle verildiğini açıkladı. Madalyayı da, ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Raymond Odierno taktı.

Odierno 2022 yılında kanser nedeniyle hayatını kaybetti.
HİLMİ ÖZKÖK’TEN ‘KARŞILIK VERMEYİN’ TALİMATI
Ergenekon kumpasıyla 4 yıl 9 ay hapis yatan Gazi Üsteğmen Serdar Öztürk, 4 Temmuz 2003’te, Irak’ın Süleymaniye kentinde, ABD askerleri tarafından Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli 11 askerimizin başına çuval geçirilmesine ilişkin önemli açıklamalarda bulunmuştu.
Çuval olayının beklendiğini, bu yüzden Özel kuvvetler Komutanlığı’nda yetkili bir subayın 2 taburun bölgeye kaydırılmasını teklif ettiğini belirten Öztürk, teklifin dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök tarafından “Ne özel kuvvet taburu kaydırması, siz ABD’liler ile savaş mı çıkaracaksınız” denilerek reddedildiğini söyledi.
Öztürk, Hilmi Özkök tarafından “tecrübesiz ABD askerinin hataen ateş açması halinde karşılık verilmemesi, dikkatli hareket edilmesi” mealinde bir emir verildiğini kaydetti.
‘Çuval’ hadisesinin en önemli isimlerinden biri olan dönemin Özel Kuvvetler Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Abdullah Kılıçarslan da Hilmi Özkök’ün talimatlarına ilişkin önemli açıklamalar yapmıştı.
Söz konusu dönemde Özel Kuvvetler Komutan Yardımcısı sıfatıyla Silopi’de görevli olan Tuğgeneral Kılıçarslan 2002 Aralık ayında olası bir Irak Harekatı öncesinde tedbir olarak hazırlanan plan ve emirlere ilişkin bilgi vermişti.
“PKK düşman, KYB-KDP ve Koalisyon Güçleri (ABD ve diğerleri) dosthane tutum sergilemedikleri sürece silahla karşılık verilecektir” emrini Kuzey Irak’ta görevli askeri personele ilettiklerini açıklayan Kılıçarslan, şöyle devam etmişti:
‘ÖZKÖK ABD İLE ÇATIŞMA OLMAYACAK’ EMRİNİ İLETTİ
“Kerkük’teki malum hadise yaşanınca biz yeniden Ankara’ya yazı yazdık ve bundan sonra bu tür bir olay olursa nasıl davranmamız gerektiği konusunda angajman kuralını bizlere bildirmelerini istedik.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, 2003 yılı Mayıs ayının ortasında ‘ABD ve koalisyon unsurları ile çatışma ortamı yaratılmayacak, dostane işbirliği içerisinde çalışılacaktır’ emrini bize iletti. Bu emir her ne şart olursa olsun, Türk askerinin silah kullanmasının önüne geçen emirdi.”
İNTKAM ALMAK İSTEYEN TÜRK ASKERİNİN BAŞINA NE GELDİ?
Bu olaydan 10 ay sonra, 19 Mayıs 2004’te yine Süleymaniye’de olduğu gibi bir ABD’li albay, 50-60 peşmerge ve 20-30 PKK’lı teröristle birlikte Kuzey Irak bölgesinde bir Jandarma timimizi esir alıp başlarına çuval geçirterek Bağdat’a götürmeye çalıştı.
Birinci çuval olayından bir hafta sonra Şırnak Alay Komutanlığı’nda görevlendirilen emekli Kurmay Albay Aziz Ergen, emrindeki timin esir alındığı ‘ikinci çuval’ olayının perde arkasını Veryansın Tv Youtube kanalında Erdem Atay’ın sunduğu Pankuş programında anlatmıştı.

ABD’Lİ ALBAYI ESİR ALMIŞTI
Ergen, ‘Türk askerine çuval’ın intikamı olarak ABD’li albay ve yanındaki korumaları olan 5 CIA peşmergesini esir aldı. Üzerlerinde silah ve patlayıcılar çıktığı için soyundurulup sorgulandılar.
Bu olaydan sonra Genelkurmay’da Türk masası, ABD masası ve Irak masasının acil toplantıya çağrıldığını söyleyen Ergen, ABD’li albayı esir aldığı için dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman’dan fırça yediğini anlattı.
Esir aldıkları Amerikalı albay ve CİA peşmergelerinin başlarına çuvalları geçirip Türkiye’ye getirmek istiyorlardı. “Bana inanılmaz baskı yapıldı. Bırak dediler, 5 saat bırakmadım. En sonunda dediler ki, ‘Sen terfi sırasındaki bir albaysın. ‘Benim için önemli olan Türk millletinin kalbinde terfi etmek’ dedim ve bırakmadım” diyen Ergen, tüm emirlere rağmen Amerikalı albayı 5 saat alıkoydu, sorguladı.
Daha sonra başına gelmeyen kalmadı…
TERFİ ETTİRİLMEDİ, KUMPAS KURULDU…
Gerçekten de terfi ettirilmedi. 2005 yılında FETÖ kumpaslarıyla emekliliğe zorlanması üzerine istifa etti. FETÖ’nün TSK’ya yönelik ilk kumpası olarak anılan Şemdinli davasına dahil edildi. Yıllarca yargılandıktan sonra beraat etti. 2007 yılından 2014 yılına kadar Ordu Evleri’ne girişi engellendi…
19 Mayıs 2004 günü Türk askerlerini esir alan ABD’li Albay Martin Rollinson’a ise 1 yıl sonra ’Türk-Amerikan ilişkilerine katkılarından’ dolayı ödül verildi.
İşte o yayın:




tarihi olaydı çanakkale savunması gibi sonrasında teslimiyetçi saray yüüznden ellerini kollarını sallayarak geçen emperyal gemiler gibi hala devam ediyor.. kuvvai milliyeyle tesklimiyetçi salatanat yanlılarını savaşıydıonurlu duruşu vataseevrler sergiledi. 100yıl önceki teslimyetçi zihniyette göreviin yaptı.bu savaş bitmez halkın duruşu önem arz eder. Türk milleti dediğimiz halk kemalist mi olaccak yoksa kula kulluk mu edecek.bu şerefle omurga duruşudur.duramayan yok olur esir olur duran Atatürk olur.