Deprem tehlikesine 'bodrum kat' uyarısı

İnşaat Mühendisi Şeref Alpago, her binaya bodrum kat yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Bunun avantajı, sağlam karaya daha çok inilmesi. Bir de üzerine rijit bodrumlar eklediğinizde, bina için çok ciddi kelepçe yaratıyorsunuz. Aynı zamanda depremsellik olarak bir katı yok edip riski azaltıyorsunuz. Yani bina çelik yelek giymiş oluyor” dedi.

Deprem tehlikesine 'bodrum kat' uyarısı

Ege Denizi açıklarında 30 Ekim'de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki deprem, İzmir’de yıkıma yol açtı. Yıkılan binaların yanı sıra çok sayıda binada 'ağır', 'orta' ve 'hafif' seviyede olmak üzere hasar oluştu.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Görevlisi İnşaat Mühendisi Şeref Alpago, binalarda bodrum katın önemine dikkat çekti.

Alpago şöyle konuştu:

"Binanın güveni, aslında müteahhit güveniyle başlıyor. Yapılan işin kalitesi, işi yapanın kalitesi ve vicdanıyla şu ana kadar ölçüldü hep. Bu işi ciddiye alırsak iyi yapılarla karşı karşıya kalırız. Önerim 2 ile 6 katlı binalarda en az bir kat bodrum olması ve kat yükselişine göre binaya bodrum kat eklenmesi. Bugün ABD'ye baktığınızda, yüksek binalarda bodrum var. Diyelim ki binada 3 bodrum var ve en alt bodrum kullanılmıyor; o zaman da içi toprakla dolduruluyor. Bunun avantajı, sağlam karaya daha çok inilmesi. Bir de üzerine rijit bodrumlar eklediğinizde, bina için çok ciddi kelepçe yaratıyorsunuz. Aynı zamanda depremsellik olarak bir katı yok edip, riski azaltıyorsunuz. Aslında üstteki 3 kat etkilenirken, 1 kat toprak altında kaldığından bina daha güçlü davranıyor. Yani bina çelik yelek giymiş oluyor. Bu da 'yap' demekle olmuyor. Belediyelerin bu kata ait ruhsatlandırmalardaki harcı sıfırlamaları, oturma raporunda sıfırlanması ve hatta mümkünse o katta oluşan malzemelerin maliyetinin müteahhide tedarik edilmesi gerekiyor. 200 liraya satılan bir beton sadece o kat için 150 liraya satılmalı." 

GEÇİCİ MÜTEAHHİTLERLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN ÖNERİ

Geçici müteahhitler ile ilgili olarak da Şeref Alpago, "Devletimizin aslında pozitif ayrımcılığı var. Ancak bir kişi; kardeşinin, eşinin ya da başka bir akrabasının ismi altındaki kişiye tanınan geçici müteahhitliği düzenli hale getirirse, yasal boşluğu bulup değerlendirmiş oluyor. Bu da doğru değil. Çünkü denetimden, kontrolden uzak kalabiliyor bu yapılar. Engelli araçlarında ne yapıldı? Engelli bir kişi araçlara ihtiyacı olduğu için ayrıcalıktan faydalanıyor. Ancak aracı 5 yıl satamıyor. Bunun gibi bir uygulama geçici müteahhitlere de getirilebilir. Bunun için biz de diyoruz ki; senin eve ihtiyacın var. Devlet memuru olarak emekli olmuşsun, bunu yapabilirsin. Ama oturacaksın, satmayacaksın. Yani, geçici müteahhitlerce yapılan konutlara 5 yıl satış yasağı getirilebileceğini söylüyorum. '5 yıl satamazsın' dediğimizde, 450 bin müteahhidin birçoğu işi bırakır. Dolayısıyla daha denetimli yapılar artacak, denetimsizlik azalacak" diye konuştu.