Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Dilan Polat, eşi Engin Polat ile kayınpederi Sezgin Polat ve müşteki Banu Parlak katıldı. Diğer sanıklar ise bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya bağlandı.
Tutuklu sanıklardan Dilan Polat jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildiği sırada fenalaştı. Dilan Polat yere düşüp “Allah’ım hiçbir suçum yok, Allah’ım ne olur kurtar” diyerek ağladı. Bunun üzerine Banu Parlak da ağlayarak “Dilan buradayım, geçecek, bitecek bunlar. Buradayım Dilan’ım.” dedi.
Hiçbir suçunun olmadığnı belirterek ağlamaya devam etmesi üzerine sandalyeye oturtularak sakinleştirilmeye çalışılan Dilan Polat, durumu düzelmeyince hakimin kararıyla cezaevine geri gönderildi.
Hakim, daha önce Polat ailesi hakkındaki şikayetini geri çeken Banu Parlak’ın, diğer sanıklar yönünden davaya katılma talebinde bulunduğunu içeren dilekçe sunduğunu belirtti.
Talebin reddine karar veren hakim, Parlak’ın “mağdur” sıfatıyla duruşmada bulunabileceğini bildirdi.
TANIK BEYANINI KABUL ETMEDİLER
Mahkeme hakimi, Gültekin Alan adlı bir kişinin tutuklu bulunduğu cezaevinden mahkemeye iki sayfalık dilekçe gönderdiğini belirterek okudu. Alan’ın dilekçesinde, “Daltonlar ve Barış Boyun benim emir komuta zincirimdedir. Boyunu aşan işlere kalkıştığı için Parlak’ın iş yerinin kurşunlatılması talimatını ben verdim.” şeklinde ifadeler yer aldı. Hakim, bu kişinin diğer dilekçelerinde ise özetle “Polat ailesindeki paralar bana ait, işletmeleri için onlara verdim.” dediğini bildirdi.
Söz konusu iddialara karşı söz verilen sanıklar bu kişiyi tanımadıklarını söyledi.
Sanıkların avukatları da cezaevlerinden gelen bu tür dilekçelere itibar edilmemesi gerektiğini savundu.
Mahkeme hakimi, önceki celse davadan çekilme talebinde bulunduğunu, ancak üst mahkeme tarafından talebinin kabul edilmediğini tutanağa geçirdi.
Duruşmada daha sonra Halil İbrahim Kalkan tanık olarak dinlenildi.
Kalkan, Polat ailesinin daha önce kendisini ayağından vurdurduğunu, Parlak ile husumetli olduklarını bildiğini, bu nedenle Parlak’ın iş yerini Polat ailesinin kurşunlattığını düşündüğünü ancak herhangi bir delilinin olmadığını öne sürdü.
Tanık beyanına karşı söz alan sanıklar, iddiaları kabul etmediklerini söyledi.
Tutuklu sanıklar ile avukatları da tahliye talebinde bulundu.
MAHKEMEDEN TAHLİYE KARARI
Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Dilan, Engin ve Sezgin Polat ile Onur Abiç’in tahliyesine, diğer sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Dava dosyasının İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen, Barış Boyun’un elebaşılığını yaptığı suç örgütüne yönelik dava dosyasıya birleştirilmesine hükmedildi.
Tahliye kararının ardından sanık yakınları birbirlerine sarılırken, Banu Parlak duruşma salonundan çıktıktan sonra Dilan Polat’ın kardeşi Sıla Doğu’yu arayarak tahliye haberini verdi.
PANU PARLAK: KENDİMİ TUTAMADIM
Basın mensuplarına çok mutlu olduğunu söyleyen Parlak, duruşma salonunda ağlamasına ilişkin ise “Dilan’ı gördünüz yere yığıldı, resmen bilinci kapalı gibiydi. Kendimi tutamadım, sonuçta bir geçmişimiz de var.” ifadelerini kullandı.
CEZAEVİNDEN ÇIKAMAYACAKLAR
Polat ailesinin avukatları ise müvekkillerinin başka bir dosyadan tutuklu oldukları için şu anda cezaevinden çıkamayacaklarını açıkladı.
İDDİANAMEDEN
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Dilan Polat’ın sosyal medya hesabından yayınladığı bir videoda yaptığı açıklamayla Banu Parlak’a tehdit mesajı gönderdiği belirtiliyor.
İddianamede, bu mesajdan kısa bir süre sonra çiftin aldığı ortak karar doğrultusunda sanık Engin Polat’ın müştekinin iş yerine silahlı saldırı düzenlenmesi için Gürcistan’daki bağlantıları vasıtasıyla kamuoyunda “Daltonlar” çetesi olarak bilinen silahlı organize suç örgütünün firari elebaşlarından Beratcan ve Batın Can Gökdemir’le irtibata geçtiği ifade ediliyor.
İddianamede, Polat çiftinin “birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit suçunu azmettirme” ve “mala zarar vermeye azmettirme” suçlarından 2 yıl dörder aydan sekizer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.
Haklarında yakalama kararı bulunan firari sanıklar Barış Boyun, Beratcan ile Batın Can Gökdemir için de “silahlı suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit”, “mala zarar verme” ve “ruhsatsız silah taşıma” suçlarından toplamda 8 yıl dörder aydan 23’er yıla kadar hapis cezası isteniyor.
İddianamede, diğer sanıklar Batuhan İnci, İsmail Emre Arifoğlu, Nizamettin Bilgili, Onur Abiç, Yunus Emre Yıldız ve Sezgin Polat’ın farklı suçlardan 2 yıl 4 ay ila 23 yıl arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.
Aaa ne güzel!Yaşasın adalet!Hırsızın hapse konduğu nerde görülmüş ayol!Yeşersin dijital mecralar aksın iğrenç görmemiş halktan çalınmış paralarla lümpen zevksiz videolar.Boğuluyoruz imdat!