Fetullah o ismi neden çizdi? FETÖ'de 'imam' kavgası...

Terör örgütü lideri Fetullah Gülen'in ABD İmamı İsmail Nazlı’yı görevden alarak yerine Sait Kaya’yı atamasının örgütte tartışma yarattığı iddia edildi.

Fetullah o ismi neden çizdi? FETÖ'de 'imam' kavgası...

Fetullah Gülen'in İsmail Nazlı’yı görevden alıp yerine ABD imamı olarak Sait Kaya’yı getirince örgüt içinde tartışmalar yaşandığı öne sürüldü. Heyetler hâlinde Fetullah’a gidip kararı gözden geçirmesini ve geri almasını isteyenler olduğu, iş adamları örgüte para vermemekle tehdit ettikleri iddia edildi. Fetullah Gülen'in ise gelen heyetlere, "Bildiğim bir maslahat var ve onu size açıklayamam" dediği öne sürüldü.

Türkiye gazetesinden Fuat Uğur'un yazısının satır başları şöyle:

Birkaç gündür internet sitelerini izliyorum. Haberler “FETÖ üst yönetiminde çatlak” ya da “FETÖ elebaşı ABD imamını bizzat atadı” içerikleriyle verilmekteydi.

Olay şu:

Fetullah Gülen, FETÖ’nün ABD İmamı İsmail Nazlı’yı değiştirdi, yerine Sait Kaya’yı atadı.

Haberleri okuyorum, bu değişikliğin sebepleri arasında sıralanırken yolsuzluklar, Star Chain adlı şirketin firari FETÖ’cüleri 5 milyon dolar dolandırması, ABD’deki Board adlı yapılanmalardan Fetullah’ın rahatsız olduğu gibi argümanlar ileri sürülüyor.

Bildiğim bir şey var. Fetullah Gülen yolsuzluk, hırsızlık, örgüt içi tecavüzler ya da aşağılık işler yaptı diye adamlarını değiştirmez. Adam örgütüyle memleketimizi soydu. Bizzat babası Erzurum’da bir küçük kız çocuğuna tecavüzden yargılandı da FETÖ’cü hâkimler tarafından kurtarıldı. Bir adamı FETÖ’cü firarileri dolandırıp 5 milyon dolarlarını almışsa FETÖ elebaşı çok çok adamını yanına çağırıp “O paranın 4 milyon dolarını bize vereceksin” der. Alamazsa kovar.

Basit gibi görünen ve “Çatlak” gibi klişe sözcüklerle izah edilmeye çalışılan olayın arka plânı aslında çok çok mühim.

Çatlama çoktan oldu. Bu hem örgütü toparlayıp çatlağı kapatma girişimi, hem de 15 Temmuz darbe girişimi öncesi ve darbe başarısızlığına yönelik bir hesaplaşma aynı zamanda.

Konuyu ve kafamdaki şüpheleri bizim Ümit Akdemir’e açtım. Kulağı deliktir, mutlaka bir şeyler duymuştur diye. Ümit bana çok ilginç şeyler anlattı:

“Fetullah Gülen, İsmail Nazlı’yı görevden alıp yerine ABD imamı olarak Sait Kaya’yı getirince örgüt içinde tartışmalar oldu. Heyetler hâlinde Fetullah’a gidip kararı gözden geçirmesini ve geri almasını istediler. İş adamları örgüte para vermemekle tehdit etiler. Fetullah ise gelen heyetlere, aynen şu kelimelerle ‘Bildiğim bir maslahat var ve onu size açıklayamam’ dedi.”

Maslahat “Önemli mesele, iş” anlamına geliyor. Fetullah “maslahat” sözcüğünü metafor olarak kullanarak olayın bir “iktidar” meselesi olduğunu da ima ediyor. Çünkü maslahat erkekler için bir iktidar organı olarak da kullanılıyor malum.

Ümit’in anlattıklarından derleyerek yazıyorum şimdi.

Fetullah Gülen için esasında birden fazla “maslahat” vardı. En önemsizinden başlayarak sıralayalım:

1-İsmail Nazlı ABD’de himmet toplamada başarısızdı.

2-Nazlı, Mustafa Özcan ve ekibine karşı yeterince sert mücadele yürütemiyordu. Neredeyse tüm himmet kaynakları Özcan ve ekibinin eline geçmişti. Dahası İsmail Nazlı, Mustafa Özcan ile sık sık görüşmekteydi. Fetullah’ı zıvanadan çıkaran hususlardan biri de buydu.

3-Gelelim en bomba olan kısmına. Fetullah’ın “Bildiğim bir maslahat var” dediği şey de İsmail Nazlı ve onun etrafındaki isimlerin 15 Temmuz Darbe Girişimine karşı olmaları. Daha ağırı ise Fetullah iblisi, darbe hazırlığının İsmail Nazlı denetimindeki bu ekip tarafından sızdırıldığına inanıyor.

Zavallı İsmail(!) çok üzüldüm ona.

Hâlbuki bizim Ümit Akdemir şifreli konuşmayı marifet sanan Fetullah iblisinin sözlerinden, giydiği yeşil-askerî cübbelerden, hususilerin hareketlenip Ankara’da toplanmalarından çözmüştü meseleyi. Ben de yazmıştım. Darbeyi haber veren bizzat kendisi. Allah’tan eline ayağına dolaşıyor.

Şimdi yerine getirdiği yine Erzurumlu olan Millî Eğitim İmamı FETÖ’cü Sait Kaya ise makamında Mustafa Özcan’ı tokatlamasıyla ünlü, sert biri olarak tanınıyor. Fetullah, artık örgütü Özcan’ın elinden onun kurtaracağına inanıyor.

Ancak ilginç bir gelişme de bir dönem Fetullah ile çok yakın temas içinde çalışan ve bugüne kadar da Mustafa Özcan’a karşı olan Halit Esendir’in tepkisi. Esendir sosyal medya hesabından herkesin bildiği bir eşek fıkrasını paylaşmış. İma edilen de İsmail Nazlı yerine Sait Kaya’nın getirilmesi.

Hani eşekler köy meydanında toplanmış birbirini kutluyormuş semercileri öldü diye. Artık sırtlarına semer vuracak kimse yok, istedikleri gibi kırda bayırda dolaşacaklarını düşünerek. Ancak duvar dibinde düşünüp duran yaşlı bir eşek tüm “bilge”liğiyle onlara seslenmiş:

“Şaşarım aklınıza. Sevineceğinize yas tutun. Semerci Bekir (İsmail Nazlı) iyi kötü sırtımızın ölçüsünü biliyor, bizi rahatsız etmeyecek semerler yapıyordu. Yarın acemi bir semerci (Sait Kaya) getirirler, sırtımız yaradan kurtulmaz. Siz iyisi mi semerciden değil eşeklikten kurtulmanın yolunu arayın. Siz eşek kaldıkça sırtınıza semer yapacak biri mutlaka bulunur...”

Bu kıssadan hisseyi anlatan Halit Esendir’in vermek istediği mesajın adresi artık belliydi.

Şimdi konumuzla çok ilgisi yok ama bunların cibilliyetini anlamak için yeri gelmişken Halit Esendir ile ilgili bir ahlaksızlığın haberini vereyim de tam olsun.

Halit Esendir geçen aylarda Müslümanlığı seçmiş, Duisburg’da örgüte ait bir kurs merkezinin sekreterliğini yürüten bir Alman kadınla “dinî nikâh” yapmış. Nikâhı kıyanlar da örgütün Almanya’daki üst düzey isimlerinden; Cuma Hoca ve Halil Şimşek adıyla bilinen iki FETÖ’cü. Halit Esendir bir süre gönül eğlendirdikten sonra kadını boşamış. Kadın perişan hâlde ne yapacağını bilemiyor. Aklından acaba “Bana söylenen Müslümanlık böyle değildi, ben nereye düştüm” diye geçiriyor mudur bilmiyorum ama Duisburg’daki Türkler bu ahlaksızlığı konuşuyor son zamanlarda."