Film gibi kaçışta Atatürk Havalimanı’nda yaşanan ilginç trafik

Renault-Nissan-Mitsubishi Alliance'ın eski Yönetim Kurulu Başkanı Lübnan asıllı Carlos Ghosn'un ev hapsinde tutulduğu Japonya'dan Lübnan'a kaçması dünya gündeminde. Öte yandan kaçak patronun özel bir jetle Türkiye üzerinden Beyrut’a gittiği iddia ediliyor.

Film gibi kaçışta Atatürk Havalimanı’nda yaşanan ilginç trafik

Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın haberine göre, Lübnan asıllı Carlos Ghosn, yaptığı açıklamada, görevini kötüye kullanma suçlamasıyla ev hapsinde tutulduğu Japonya’dan Lübnan’ın başkenti Beyrut’a geldiğini belirtti.

Gelecek haftadan itibaren basın organlarıyla da iletişime geçebileceğini ifade eden Ghosn, açıklamasında şunları kaydetti:

“Şu anda Lübnan’dayım. Artık taraf tutup suçlamalar dayatan Japon yargısının rehinesi değilim. Ben adaletten kaçmadım, kendimi zulüm ve siyasi baskılardan özgürleştirdim.”

EMNİYET’TEN AÇIKLAMA

Lübnan Emniyet Genel Müdürlüğü, “Carlos Ghosn’un yasal yollardan ülkeye girdiğini” açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü, Nissan’ın eski yöneticisi Lübnan vatandaşı Ghosn’un başkent Beyrut’ta bulunduğuna dair haberler üzerine yazılı açıklama yayımladı.

Açıklamada, Ghosn’un ülkeye yasal yollarla giriş yaptığı belirtilerek, hakkında yasal işlemi gerektirecek bir durum olmadığına dikkat çekildi.

‘JAPONYA İLE YARGIDA İŞ BİRLİĞİ VE İADE ANLAŞMASI YOK’

Konuyla ilgili Lübnan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Ghosn’un ülkeye dün geldiği bilgisine yer verildi.

Ghosn’un ev hapsinde tutulduğu Japonya’dan kaçtığı yönündeki iddialara ilişkin detayların bilinmediği kaydedilen açıklamada, Lübnan hükümetinin Ghosn’un durumuyla ilgili bir yıldan beri Japonya’ya birçok yazı gönderdiği ancak hiçbirinin yanıtlanmadığı belirtildi.

Lübnan’a resmi ziyarette bulunan Japonya Dışişleri Bakan Yardımcısı’na da birkaç gün önce konuyla ilgili bir dosya verildiği aktarılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Yargı iş birliği veya iadelerle ilgili Lübnan ile Japonya arasında herhangi bir anlaşma yok. İki ülkenin imzaladığı Birleşmiş Milletler’in (BM) yolsuzlukla mücadele anlaşması ise daha önce Japonya’ya iletilen yazılarda belirtildiği gibi bu tür durumları kapsamıyor.”

Ghosn, daha önce yaptığı açıklamada, görevini kötüye kullanma suçlamasıyla ev hapsinde tutulduğu Japonya’dan Lübnan’ın başkenti Beyrut’a geldiğini duyurmuştu.

BASINLA KONUŞACAĞIM

Gelecek haftadan itibaren basın organlarıyla da iletişime geçebileceğini ifade eden Ghosn, “Şu anda Lübnan’dayım. Artık taraf tutup suçlamalar dayatan Japon yargısının rehinesi değilim. Ben adaletten kaçmadım, kendimi zulüm ve siyasi baskılardan özgürleştirdim.” ifadelerini kullanmıştı.

SUÇLAMA NE?

Kazancını düşük gösterdiği ve kişisel yatırımlarından doğan zararları şirketine ödettiği gerekçesiyle 19 Kasım 2018’de Japonya’da gözaltına alınan Ghosn, 2011’den itibaren 5 yıl boyunca maaşını toplam 5 milyar yen (yaklaşık 254 milyon lira) düşük göstererek Japonya yasalarını çiğnemekle suçlanıyor.

Ghosn, görevini kötüye kullanmak suçlamasıyla 2018’de görevden alınmış ve tutuklanmasının ardından Japonya’da birkaç aydır ev hapsinde tutuluyordu.

İş adamının kaçışıyla ilgili Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, bugünkü köşesinde ilginç bilgiler verdi.

Özkök’ün yazısının satır başları şöyle:

“Haberlerde ilginç bir de ayrıntı vardı. Ünlü patron, özel bir jetle “Türkiye üzerinden” Beyrut’a gitmişti.

Tabii ki bu cümleye takıldım.

Hemen dünyanın en önemli havacılık uzmanlarından biri olan Uğur Cebeci’yi arayıp nasıl gitmiş olabileceğini sordum.

Biraz araştırıp bana döndü ve çok ilginç bir bilgi verdi.

O bilgiyi sizle paylaşmadan önce biraz geri dönüp Tokyo’da konuşulanları aktaracağım.

HANGİ ÖRGÜT?

Tabii ki Japonya’da büyük bir şaşkınlık var. Ama en büyük şaşkınlığı Ghosn’nun Japon avukatları yaşıyor.

Bu kaçıştan en küçük haberleri olmamış. Japon kültürünü iyi bilenler tahmin edebilir. Tabii ki bu olayı kendileri için de bir utanç sayıyorlar. Onlar da nasıl kaçmış olabileceği üzerinde tahmin yapmaya çalışıyorlar.

Ghosn, Tokyo merkezindeki en zengin semt olan Hiroo’da bir evde kalıyordu. Ev Japon savcılığı ve polisi tarafından çok sıkı şekilde korunuyordu.

Ayrıca Nissan şirketinin tuttuğu özel korumalar da vardı.

İşte o avukatların verdiği ilginç bir bilgi var. Ghosn’un üç pasaportu varmış…

Fransız, Lübnan ve Brezilya…

Ancak bu üç pasaport da onların elindeymiş.

Yani Ghosn sahte bir pasaportla Japonya’yı terk etmiş olmalıydı.

İşte bu noktada avukatlar ilginç bir tahminde bulunuyorlar:

“Böyle bir kaçış için mutlaka büyük bir uluslararası örgütle çalışmış olmak gerekir…”

Peki kim bu örgüt?

BAKAN SOYLU NE DEDİ?

Ghosn’un bindiği özel uçak 30 Aralık (Fransız Figaro gazetesine göre ise 31 Aralık sabahı) gecesi Türkiye’den bir havaalanına inmiş, oradan tekrar havalanarak Beyrut’a gelmişti.

Uğur Cebeci’nin ilk araştırmasının sonuçları ise ilginçti.

Son 20 gün içinde ne Sabiha Gökçen, ne de Atatürk Havaalanı’nın sivil havacılık bölümünden Lübnan’a direkt bir özel uçuş olmamıştı.

Sabahki bilgiler böyleydi, ama akşam üzerine doğru gelen bilgiler o sabaha karşı Atatürk Havalimanı’nda ilginç bazı olaylar yaşandığını gösterecekti.

Olayı öğrendikten sonra sabahın erken saatlerinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu aradım.

“Haberi gece yarısı bana ilettiler. Bütün uçuşlara baktık, teyit edemedik. Türkiye üzerinden geçtiğine dair bizim kayıtlarda bir şey görünmüyor” dedi.

AYNI GECE ZARRAB’IN UÇAĞI BEYRUT’A GİDİYOR

Ghosn’un Japonya’dan kaçtığı gece İstanbul Atatürk Havalimanı’nda çok ilginç bir olay yaşandı. O gece saat 05.30’da Japonya’nın Osaka şehrinden gelen bir uçak, artık sadece kargo ve özel uçuşlar için kullanılan İstanbul Atatürk Havalimanına indi.

Uçağın kuyruğunda yazılı isim “TC-TSR’di…” Sahibi Tarkan Ser isimli bir Türk işadamıydı.

Uçak hangara girer girmez,  daha yer hizmetleri görevlileri gelmeden iki kişi inip giriş kayıtlarını yaptırdı.

İsimleri Michael Taylor ve Antonie Zayek’ti… Ancak uçakta muhtemelen bir üçüncü kişi vardı ve o inmedi.

O uçak hangara girdikten bir süre sonra aynı hangardan çıkan bir başka uçak Beyrut’a gitmek üzere havalandı. Tesadüf bu uçak, bir zamanlar Rıza Zarrab’a ait olan bir Challenger’dı. Ancak uçağa  TMSF el koyduğu için, artık işletmesini o yapıyordu.

Gelen bilgilere göre, havalanan uçakta bir Türk hostesle Okan Kösemen isimli bir Türk daha vardı. Ancak uçaktaki üçüncü yolcunun kim olduğu bilinmiyordu. Kösemen
Türkiye’deki bir uçak şirketinin ticari müdürüydü.

*

Ortada tuhaf bir durum vardı. Ghosn Tokyo’dan kaçmıştı ama bu uçak Osaka’dan geliyordu. Biraz araştırdığımda bana Türkiye’den verilen bilgi şuydu:

TC-TSR kuyruk numaralı Türk uçağı iki Amerikalıyı Dubai’den almış, Osaka’da bir konsere götürmüş, dönüşte İstanbul’a bırakmıştı.

Yani olayın Ghosn’la ilgisi yoktu.

*

Ancak o gece aynı hangardan çıkan ikinci uçağın Beyrut’a neden gittiği, kimi götürüp sonra yine içindeki hostes ve Türk yönetici ile döndüğü anlaşılmadı.

Ama gün boyunca gelen bilgiler, Japon avukatların söylediği sözü akla getiriyordu.

Bunun arkasında büyük ve güçlü bir organizasyon vardı.”

NİSSAN VE MİTSUBİSHİ, GHOSN’UN GÖREVİNE SON VERMİŞTİ

Ghosn, 1999’da Renault ile sermaye ortaklığı çerçevesinde Japon otomobil şirketinin devrini yönetmek için operasyon direktörü sıfatıyla Nissan’a geçmişti.

Nissan’ın yaklaşık 20 yıl boyunca üst düzey yöneticiliğini yapan Ghosn, 1990’larda aldığı kararlarla şirketi iflastan kurtaran isim olarak biliniyordu.

Şirketin iyileştirilmesine yönelik fabrikaların kapatılması dahil sert yeniden yapılanma önlemlerine öncülük eden Ghosn, 2001’de hisse sahipleriyle yapılan toplantıda, Nissan’ın Üst Yöneticiliğine getirilmiş, 2005’te de Renault’nun yöneticisi olmuştu.

Maaşını düşük göstermekle suçlanan Ghosn’un gözaltına alınmasının ardından Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire, 20 Kasım 2018’de Ghosn’un artık Renault grubunu yönetecek konumda olmadığını söylemişti. Ghosn, Renault’daki görevinden ocak ayında istifa etmişti.

Nissan Motor Yönetim Kurulu, gelirini düşük gösterme suçlamasıyla tutuklanan Nissan, Renault ve Mitsubishi ortaklığının Başkanı Carlos Ghosn’un görevine 22 Kasım 2018’de son vermişti.

Mitsubishi Motors’tan 26 Kasım 2018’de yapılan açıklamada, yönetim kurulu üyelerinin, yaptıkları toplantıda, Ghosn’un güvenirliğini kaybetmesi nedeniyle görevine son verilmesi yönünde oy kullandığı kaydedilmişti.