Kılıçdaroğlu ve Akşener’in ‘takdir ettiği’ TESEV’ci isim kim?

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun A Takımı’nda yer alan Serap Yazıcı’ya ilişkin sözleri gözlerden kaçtı. Davutoğlu'nun, ‘bölücü anayasa’ raporlarına imza atan Yazıcı’yı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in takdir ettiğini söylemesi dikkat çekti.

Kılıçdaroğlu ve Akşener’in ‘takdir ettiği’ TESEV’ci isim kim?

VERYANSIN TV

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. 

Abdullah Gül’le 3 saatlik bir görüşme yaptığını açıklayan Davutoğlu’nun, partisinin Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Prof. Dr. Serap Yazıcı’ya ilişkin sözleri ise gözlerden kaçtı. 

'SERAP YAZICI' DETAYI

CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti, Saadet Partisi kurmayları arasında anayasa değişikliğine ilişkin devam eden çalışmalara değinen Davutoğlu “6 parti arasında parlamenter sistem konusunda başlatılan süreç devam ediyor. Sadece parlamenter sistem değil aslında. Seçim yasası, siyasi partiler… Başka konulara da muhtevi bir çalışmaydı. Her görüştüğümüzde Akşener de Kılıçdaroğlu da Genel Başkan Yardımcımız Serap Yazıcı’nın bu konudaki gayretlerini hep takdir ederler. Bütün liderler artık biliyor, Türkiye’de anayasal çerçevede parlamenter sistemin ilk yazıyı yazma şerefi bize ait. “ ifadelerini kullandı. 

TESEV'İN 'KADRO'SU

Peki Davutoğlu’nun sözlerine göre İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘takdir ettiği” Serap Yazıcı kim? 

Yazıcı, George Soros'un kurucusu olduğu Açık Toplum Vakfı'nın finanse ettiği TESEV’in yazar kadrosunda yer alıyor.

Davutoğlu’nun A Takımı’nda yer alan Yazıcı, 13 Nisan 2011’de  Mustafa Erdoğan ile birlikte “Türkiye’nin Yeni Anayasasına Doğru” başlığıyla TESEV Anayasa Komisyonu'ndan çıkan bir rapor kaleme almıştı.

İLK 3 MADDE HEDEFTE

“Anayasadan milliyetçilik referansların çıkarılması” gerektiği belirtilen raporda anayasanın başlangıç ilkeleri hedef alınıyor, Atatürk milliyetçiliği “etnik bir referans” olarak tanımlanıyor.

Raporun başlangıç ilkeleri için önerisi şöyle:

“…yeni anayasanın Türkiye toplumunun çoğulcu-demokratik ve sivil rejim idealine bağlılık iradesini yansıtan kısa ve özlü bir “Başlangıç” kısmına yer vermesi ve bunun anayasa metnine dahil olmadığının belirtilmesi uygun olacaktır. Kurucu iradeyi “Biz, Türkiye Cumhuriyeti halkı…” olarak ifade etmesi gereken Başlangıç metninin şüphesiz ideolojik, dini, etnik ve milliyetçi referanslardan da arınmış olması gerekir.

Bu arada, Anayasanın devletin şeklini belirtecek olan hükmü “Türkiye devletinin demokratik bir cumhuriyet” olduğunu belirtmeli ve bunun tek değiştirilemez hüküm olduğu yine aynı madde içinde ifade edilmelidir. Anayasanın Cumhuriyetin niteliklerini belirtecek olan hükmü de, Başlangıç kısmının içeriğine paralel olarak, yukarıda sıralanan ilke ve değerleri barındırmalıdır. Maddenin şu şekilde formüle edilmesi uygun olabilir: “Türkiye Cumhuriyeti insan onuruna saygılı, insan haklarına bağlı, hukukun üstünlüğüne dayalı, içeride ve dışarıda barışçı, laik ve çoğulcu bir demokrasidir.”

'DEVLET SİVİLLEŞTİRİLSİN'

Raporda, "devletin herhangi bir resmi ideolojisinin olmaması, devletin teşkilât ve işleyiş bakımından sivilleştirilmesi ve devlet teşkilâtının ademi merkezileştirilmesi" gerektiği savunuluyor.

Raporda yerel yönetimlere ilişkin “Yerel demokratik yönetim birimlerinin karar yetkisinin bayındırlık, tarım, sağlık ve kısmen kolluk ve eğitim hizmetlerini de kapsaması gerekir.” ifadeleri dikkat çekiyor.

2010 REFERANDUMUNA ÖVGÜ

Raporda FETÖ’yü yargıyı ele geçirmesine neden olan 2010 referandumundan da övgüyle söz ediliyor:

“Yürürlüğe girdiği tarihten bu yana 1982 Anayasası’nda çeşitli değişiklikler yapılmış olması da esas olarak bu ihtiyaçtan ileri gelmiştir. Ne var ki, başta 2001 ve 2010’da yapılanları olmak üzere, bu değişiklikler toplumumuzun özgürleşme ve demokratikleşmesine hatırı sayılır katkı yapmış olsalar da, bu durum Türkiye’nin tamamen yeni bir anayasa yapma ihtiyacını ortadan kaldırmamıştır. Üstelik, bu değişiklikler yürürlükteki anayasanın iç bütünlüğünü de bozmuştur. Öte yandan, 2010 Anayasa değişikliği referandumunda ortaya çıkan seçmen iradesi karşısında, tamamen yeni bir anayasa yapmak artık ihmal edilemez acil bir görev haline gelmiştir.”

Davutoğlu Habertürk’te yaptığı açıklamalarında Ergun Özbudun’a da övgülerde bulundu, “Ergun Özbudun gibi, Serap Yazıcı gibi gerçekten Türk anayasa hukukunun en önemli duayen isimleriyle birlikte çalışıyoruz” dedi.

Özbudun da Yazıcı gibi TESEV’in yayınlarına katkı sağlayan yazar kadrosunda yer alıyor. Söz konusu “Türkiye’nin Yeni Anayasasına Doğru”  başlıklı raporda Özbudun’un da imzası yer alıyor.