MERVE DUMAN/ VERYANSIN TV
Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Deştin ve Menteşe ilçesine bağlı Bayır mahalleleri arasında “Muğla Çimento” tarafından 7 bin 751 dönümlük arazide kurulmak istenen çimento fabrikasına karşı başlatılan direniş sonuç verdi.
Muğla 2. İdare Mahkemesi, Deştin’de yapılmak istenen çimento fabrikasına verilen ‘ÇED olumlu’ kararına karşı açılan davada kararını verdi. Mahkeme, ‘ÇED olumlu’ kararına karşı açıklanan bilirkişi raporunu işaret ederek, raporun iptal edilmesine karar verdi.
Mahkemenin kararında, “Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları Projesine dair dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır” denildi. Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere dava konusu işlem iptal edildi.
Kararda hatırlatılan bilirkişi raporunda projenin; tarım, orman alanları ve yer altı sularını doğrudan etkileyeceği belirtilip “Faaliyet sahasının yer altı ve yer üstü su kaynaklarına yakınlığı sebebiyle ekolojik bütünlük çerçevesinde tüm canlıları zincirleme olumsuz etkileyecektir.” denilmişti.

‘BU İŞLEMLERİN DERHAL YAPILMASINI TALEP EDİYORUZ’
Avukat Nuray Şahbudak ve Deştin Çevre Platformu Eşsözcüsü Haluk Özsoy mahkemenin kararını Veryansın Tv’ye değerlendirdi.
Geç alınmış bir karar olduğunu belirten Nuray Şahbudak, “Bu karar olması gereken bir karardı. Yaklaşık 1 yıl önce verilmesi gereken bir karardı. Gecikmiş olsa da, adaletin kapısında yaklaşık 22 aydır beklesek de olması gereken kararı ve hukuk adına alınması gereken kararı bugün aldık.” dedi. Şahbudak, sözlerine şöyle devam etti:
“Umarım bundan sonraki süreçlerde, ruhsatların iptali sürecinde yerel belediyelerin ruhsat iptal işlemlerini ivedilikle yapmasını ve bu konuda artık fabrikanın faaliyetinin, altyapı hazırlıklarının durdurulmasını ivedilikle bekliyoruz. Karar henüz tarafımıza tebliğ edilmedi. Ancak tebliğ edilmemiş olsa da UYAP üzerinden alıp yapı ruhsatının iptali hususunda yerel belediyenin ivedilikle işlem yapması ve fabrikanın inşai faaliyetlerinin derhal durdurulması gerektiği ortaya çıktı. Bu işlemlerin de derhal yapılmasını talep ediyoruz.”

‘ŞU ANDA KAZANDIK DİYEBİLİRİZ’
Haluk Özsoy ise, “Beklediğimiz bir mahkeme kararıydı. Aslında bu sonucun çok daha erken gelmesini bekliyorduk. Amacımıza ulaştık ve ‘ÇED Raporu Olumlu’ kararı iptal oldu. Buna elbette itiraz edeceklerdir ama dediğim gibi mahkeme çok gecikerek bu kararı verdi ve her şeyi irdeledi. Dolayısıyla biz işi kopardık sayılır. Elbette rahatlayıp dağılmayacağız ama birlikte kaldığımız sürece şu anda kazandık diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
17 YILDIR DURMAYAN DİRENİŞ NASIL BAŞLADI?
Köylülerin mücadelesi geçen ay, ‘fabrikanın kalbi’ olarak niteledikleri klinker kazanının getirileceğini duymalarının ardından iş makinelerinin fabrikaya çıkmasını engellemek için nöbet tutmaya başlaması ve jandarma tarafından gözaltına alınmalarının ardından ses getirmişti.
Konuya ilişkin Veryansın Tv’ye konuşan Avukat Nuray Şahbudak, olumlu ÇED raporuna karşı açtıkları ilk davayı kazandıklarını ancak ilk ÇED raporunda sadece küçük değişiklikler yapılarak yeniden onaylandığını söylemişti. Bu rapora karşı da dava açtıklarını belirten Şahbudak, bilirkişi heyetinin bölgeyi incelemeye geldiğini ancak raporun hâlâ çıkmadığını söylemişti. Gözaltına alınan vatandaşlar ise adli kontrol ve yurt dışı yasağı kararı ile serbest bırakılmıştı.
Şirket TIR’larının fabrikaya geçişini engellemek için gece gündüz demeden direnerek sesini duyuran bölge halkını sevindirecek bir gelişme yaşanmış ve çimento fabrikasına verilen ‘ÇED olumlu’ kararına karşı açılan dava sonrasında bilirkişi raporu açıklanmıştı.

Raporda, projenin kamu yararına olmadığı, tüm canlıları zincirleme olumsuz etkileyeceği, yer altı sularını tehdit ettiği ve fabrikanın büyük bir bölümünün ormanın içerisinde olmasına karşın Orman Yangınlarıyla Mücadele Eylem Planı olmadığı belirtilmişti.
Çimento fabrikasına karşı verilen mücadele, Muğla 2. İdare Mahkemesi’nin önüne taşınmıştı. Bölge halkı, çimento fabrikasına verilen ‘ÇED olumlu’ kararına karşı açıklanan bilirkişi raporunu işaret edip mahkemeyi yürütmeyi durdurma kararı vermeye çağırmıştı.


