Balyoz'dan hapis yatan komutanlara sorduk: Sizi Abdullah Gül mü kurtardı?

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kumpas davalarından yargılananların tahliyeleriyle ilgili, ‘Eğer çıktılarsa buradan çıkış yolunu AYM sağladı… Cumhurbaşkanı olarak görüşmeler yaptım, o şekilde çıktılar’ şeklindeki sözlerini Balyoz mağduru komutanlar Veryansın Tv’ye yorumladı. Komutanlar, 'O dönemdeki sürecin başındaki kişi sensin. Biz Abdullah Gül’ün bu kumpas operasyonları başladığında basına yansıyan sözlerini biliyoruz' değerlendirmesinde bulundu.

Balyoz'dan hapis yatan komutanlara sorduk: Sizi Abdullah Gül mü kurtardı?
Balyoz'dan hapis yatan komutanlara sorduk: Sizi Abdullah Gül mü kurtardı?

VERYANSIN TV

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anayasa Mahkemesi (AYM) etrafında dönen tartışmalarla ilgili T24’ten Murat Sabuncu’ya yaptığı açıklamalarda kumpas davalarında yargılananların tahliyeleriyle ilgili de dikkat çeken ifadeler kullandı. Gül, kumpas davalarında yargılananlar için “Eğer çıktılarsa, bundan çıkış yolunu Anayasa Mahkemesi sağladı” dedi ve o dönem Cumhurbaşkanı olarak AYM’ye destek verdiğini şu sözlerle ifade etti:

"Bu Anayasa Mahkemesi Türkiye'nin en büyük problemlerinden birisini çözdü. Vaktiyle genelkurmay başkanından birçok subaylara, birçok profesör, birçok gazeteci, Silivri'den, Ankara'daki Sincan'dan eğer çıktılarsa, bundan çıkış yolunu AYM sağladı. AYM o zaman bireysel başvuru hakkını yürürlüğe koydu. O zaman Cumhurbaşkanı olarak çok destek verdim kendilerine, görüşmeler yaptım, cesaretle bunu yapın dedim, Türkiye'nin çıkışı ancak bu, bu şekilde bireysel başvuruyla Türkiye'yi siz düzlüğe çıkartırsınız ve o şekilde hepsi çıktı."

Balyoz kumpası mağduru komutanlara sorduk; Sizi Gül mü kurtardı?...

İşte yanıtları:

'AYM'NİN VERDİĞİ KARAR HUKUKİ BİR KARARDI'

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz:

Gül’ün de aralarında bulunduğu iktidar cemaat ABD koalisyonu içeriye atmıştı bizi zaten. Sürdürelemez bir hale geldiği için de çıktık. Tabiki Anayasa Mahkemesi’nin hukuki anlamda kararı buydu ancak ahlaken de bizim içeride bulunmamız yönetimde kim varsa onların kendi sorumluluğuydu.

Burada AYM’nin bu kararı vermesinde birilerinin rolü olduysa bunu biz bilemeyiz. Ama AYM’nin verdiği karar hukuki bir karardı. Gül’ün eğer ‘AYM ile ben de görüştüm bu karar öyle çıktı’ şeklinde bir iması varsa bu daha da kötü bir şey. Sanki 'AYM hukuki değil, siyasi kararlar veriyor' anlamını doğurur. ‘Bireysel başvuru hakkını biz getirdik, o sayede oldu’ şeklinde bir yaklaşım bence doğru değil.

‘O DÖNEMDE HATA YAPTIK DESE SAYGI DUYARIM'

Esas 2010 referandumuyla getirdikleri düzeni sorgulasınlar, onun hesabını versinler topluma. Eğer bir özeleştiri yapacaklarsa o özeleştiriyi yapsınlar. Hiçkimse burnundan kıl aldırmıyor. İyi şeyleri sahipleniyor, kötü şeyleri başka kişilerin üstüne atıyor. Bu insanlar uydurulmuş dijital belgelerle hapse girdiği zaman ne yapmışlar? Ona niye karşı çıkmamışlar? O mahkemelerin hakimlerini niye görevden almamışlar? Yani bunların cevabını kimse vermiyor. Herkes iyiyi sahipleniyor, kötü şeyleri kenara koyuyor. Bu ne ahlaki ne de hukuki bir tutumdur, kabul etmek de mümkün değildir. Gül çıkıp da, ‘O dönemde biz hata yaptık, bu adaletsizliklerin yaşanmasına da Meclis’te çıkartılan yasalarla vesile olduk. Bundan dolayı üzüntü duyuyorum, kendimizi de sorumlu hissediyorum’ dese ben saygı duyarım.

‘BİZ İÇERİ ATILINCA SESSİZ KALANLAR, ÇIKINCA SAHİPLENMEYE KALKIYOR'

2012 haziranında, özel yetkili mahkemeler kaldırıldığında, ellerindeki davaları bitirecekler dendiğinde, Ergenekon ve Balyoz davaları vardı. Bu yasayı çıkartan AK Parti’nin kendisiydi. O yasayı onaylayan da Gül’ün kendisiydi. Yani bu işte herkesin dahli var. Bir ara da Erdoğan ‘Çıktılar bize teşekkür etmediler’ diye demeç vermişti. Biz içeri atılırken sessiz kalanlar, çıkınca bu işi sahiplenmeye kalkınca bu ahlaki bir tutum olmaz. 2010’un mimarları kimse, bu kumpası yaratanlar da onlardır.

Bütün bunlardan bağımsız olarak Anayasa Mahkemesi’nin varlığının hedef alınmasını ve ortadan kaldırılmasını benimseyen yaklaşımları da kabul etmediğimi belirtmek isterim.

GÜL’ÜN SÖZLERİ ATASÖZÜYLE AÇIKLANIR: ŞECAAT ARZ EDERKEN ŞİRKATİN SÖYLER

Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok:

Sayın Gül’ün öncelikle kendisinin de bahsettiği yargının bağımsızlığıyla, özgürlükçü olması, kimsenin bunun üzerinde olamayacağına ilişkin görüşlerinin tam tersi bir söylemi var. O dönemde Anayasa Mahkemesi üyeleriyle konuştuğu, telkinde bulunduğu gibi bir konuşma yapmış. Cumhurbaşkanının AYM’ye veya başka mahkemelere telkinde bulunması yasal olarak suç. Bir atasözü var, şecaat arzederken şirkatin söyler.

‘SANKİ BİZİ KURTARMIŞ’

Mahkeme kararlarıyla da ortaya konulduğu gibi bu tamamen hukuksuz bir şekilde FETÖ militanlarının kurgulayıp yürürlüğe koyduğu hukuksuzlar abidesinin düzeltilmesiydi. Anayasa Mahkemesi de bu hukuksuzluğu gördü. Bu hiçbir özgürlükçü, hukuki konuşmaya yakışmayacak bir ifade. ‘Buradaki hukuksuzluklar AYM‘de ortaya çıkarıldı’ dese anlarım ama ‘AYM olmasaydı bunlar çıkamayacaktı’ gibi, sanki ortada bir suç vardı ve bu suç AYM ve Sayın Gül’ün çabalarıyla ortadan kaldırıldı gibi bir algı oluşuyor.

‘HUKUK TARİHİNİN EN KARANLIK DÖNEMİNDE DESTEK AÇIKLAMALARI YAPTI’

O dönemdeki sürecin başındaki kişi sensin. Cumhurbaşkanı olarak süreçten kendini sorumsuz hissedemezsin. Siyaseten sorumlusun. Hukuk tarihinin en karanlık dönemi yaşanırken bunları destekler açıklamalar yap, ondan sonra da ‘Anayasa Mahkemesi üyeleriyle konuştum, öyle çıktılar’ de. Bu şekilde açıklama yapması ‘Aslında suçluydu da biz kurtartık’ der gibi. Neresinden baksan doğru bir konuşma olmamış.

‘KENDİSİNİN ATADIĞI KİŞİLERİ SAVUNMAYA YÖNELİK’

AYM’ye yönelik çok şiddetli eleştirilerde bulunulan siyasi bir ortam var. Hem Gül’ün hem de Cumhurbaşkanının atadığı kişiler var. Sanki kendisinin atadığı kişileri savunmaya yönelik gibi sözleri. Kendisine yöneltilmiş gibi bir algıya kapıldığını düşünüyorum.

Bu süreçte AYM seçim şekilleri yanlış olabilir ama netice itibariyle AYM anayasayı uyguluyor.

Mahkemelerden kahramanlık beklemek doğru bir şey değil. Mahkemelerden kanunlara yasalara uygun kararlar vermesi beklenir. Sen kötü kanun yap, sonra bu kanunu uygulayan mahkemeleri eleştir, bu doğru değil.

‘KATI LAİKÇİ DEDİĞİ AYM BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA AİHM’LE AYNI KARARI VERDİ’

Sayın Gül açıklamasında, daha önceki Anayasa Mahkemesi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymadığını belirterek, burada da başörtüsünü örnek göstermiş. AİHM’in o dönemki kararları başörtüsünün kamuda kullanılamayacağına yönelik karardı. Katı laikçi dediği Anayasa Mahkemesi, başörtüsü konusunda AİHM’le aynı kararı vermişti. AYM kararının AİHM kararıyla çeliştiği söylemini de yanlış bir ifade olarak görüyorum.

‘GEÇMİŞTEKİ SÖZLERİNİ BİLİYORUZ’

Emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel:

Cumhurbaşkanı hakim mi, savcı mı, hukuk insanı mı? Anayasa Mahkemesi’nin neyi? Bu bir hukuk devletinde bir idarecinin söylememesi gereken bir söz. Böyle hukuk olabilir mi?

Biz Abdullah Gül’ün bu kumpas operasyonları başladığında basına yansıyan sözlerini biliyoruz. ‘Belgelendirin, gereğini yapın’ dediğini biliyoruz. Ergenekon kapsamında gözaltına alınan gazeteciler için ‘Onlar yazdıklarından değil, terör örgütü üyesi olduklarından dolayı alındı’ diyen şahıstır. Eğer Abdullah Gül, ‘biz söyledik çıktılar, çünkü suçluydular’ demeye getiriyorsa bu hiç kabul edilemez. ‘Hukuk devleti olsak da biz müdahale ediyoruz ara sıra, çıkmaması gereken adamları da çıkarttırıyoruz’ anlamına gelir. O zaman AYM’ye gönderme yapmasın, ‘özgürlükçü olduğu için saldırılıyor’ diye.

‘BİZİ KARIŞTIRMASINLAR’

Yüzde 100 çelişiyor ifadeleri. Bu ülkeyi yönetenler ve yönetecek olanlar önce hukuk devletinin ne demek olduğunu öğrensinler. Laflarını ondan sonra ölçsün biçsin, bizi de karıştırmasınlar işin içine. Biz çok ciddi bir kumpasa uğradık, önüne gelen ‘bizim sayemizde çıktınız’ gibi laflar etmesin. Biz suçsuzduk kardeşim. Ülkemizde hukuk var zannediyorduk, birileri gibi kaçmadan tutuklanacağımızı bile bile gittik ama hukuk er ya da geç dönecek dedik. Döndü de sonuç itibariyle ama hem biz hem ülke geleceğinden oldu. Hala zır zır konuşuyorlar. Sanki biz suç işledik de! Abdullah Güllerle falan işimiz olmaz bizim. Bizi oyunlarına karıştırmasınlar.