Meral Akşener’den 'Özlem Zengin' tepkisi: Zihniyetiniz batsın

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e yönelik çok sert eleştirilerde bulundu. “Tecavüze, tacize uğrayan kadınlar için şikâyet süresi mi var, 3 iş günü içinde şikâyetçi olmayana namussuz mu diyeceksiniz” diyen Akşener, “Kadın haklarını içine sindiremeyen erkekler yetmedi bir de seninle mi uğraşacağız? Zihniyetiniz batsın sizin. İster 1 gün sonra ister 10 yıl sonra söylesin, hakkını arayan her kadın onurludur" ifadelerini kullandı.

Meral Akşener’den 'Özlem Zengin' tepkisi: Zihniyetiniz batsın

İYİ Parti lideri Akşener, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Bir kadını çıplak arayacaksın, dakikasında bundan rahatsızlığını beyan eder, bir sene beklemez. Onurlu kadın, ahlaklı kadın bir sene beklemez" ve "Bu insanlar artık talimatla bebek sahibi oluyorlar, bebekli kadınlar cezaevinde var' demek için" diyen AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin'e yönelik sert eleştirilerde bulundu.

"Bugünlerde AK Parti'nin üst düzey kadroları, milletimize tepeden bakan o çirkin tavırlarını, insanımızı sürekli kutuplaştıran o kirli zihniyetlerini, teker teker dışa vurmaya devam ediyor." diyen Akşener, şunları söyledi:

"Bir AK Parti milletvekili, üstelik de, kadın bir milletvekili, çıktı AK Parti'ye göre onurlu kadının tarifini yaptı. Tacize, tecavüze, utanmazlığa maruz kalan kadınlar için, utanmadan, 'Onurlu kadın bir sene beklemez, ertesi gün şikayet eder' dedi. Yani bu arkadaş diyor ki; 'Tacize, tecavüze uğrayan kadın susuyorsa, susmak zorunda kalıyorsa, onursuzdur', 'Aradan zaman geçtikten sonra konuşuyorsa, yine onursuzdur'. Milletin vekili olduğunu iddia eden bir insanın sözlerine bakar mısınız?"

‘ÜST PERDEDEN KONUŞMAYI MARİFET SAYIYORLAR’

Bunun ibretlik olduğunu kaydeden Akşener, "Bu arkadaşların siyaset anlayışında makbul olan liyakat değil, cehalet olduğundan, özellikle, bilmedikleri, anlamadıkları konularda, üst perdeden konuşmayı marifet sayıyorlar. Doğrusunu anlatmak da, mecburen bizlere düşüyor. Bu arkadaşların, bilimle pek ilgileri olmadığını biliyoruz ama psikologlar, araştırmacılar diyor ki; 'Kadınların yaşadığı travma ne kadar ağırsa, ortaya çıkması da o kadar zordur', 'Toplum baskısı ne kadar ağırsa, bu konuları konuşmak da o kadar zordur.'" dedi.

‘GÖK KUBBEYİ AŞAĞIYA İNDİRMEYE ÇALIŞTIM’

Bir televizyon kanalında 7 Haziran 2015'te kendisine "eşini aldattığına" dair imalı bir iftira atıldığını anlatan Akşener şöyle devam etti:

"Buna ben susmadım, çok sert bir tavır, tutum aldım, anında konuştum. Bu kadın milletvekilinin 'Niye zamanında konuşmuyorlar' dediğini söylüyorum. Bana göre gök kubbeyi aşağıya indirmeye çalıştım. Sonra dördüncü gün sayın Erdoğan beni aradı. Bu arada herkes sustu, içerden bilgi bu, şuradan bilgi. O zaman neyi gördüm biliyor musunuz; Arkadaşlarımız çok üzüldüler ama kadındır, rencide olur mu diye sustular. Benim arkadaşlarım öyle sustu ama diğerleri ise ya doğruysa diye sustu. Sonra dördüncü gün sayın Erdoğan, beni aradı. Uzunca bir telefon konuşması yaptık. Ondan sonra AK Parti'nin içinden insanlar beni aradılar. Fakat sayın Erdoğan'ın aramasıyla beraber o defteri kapatmamı beklemiş bu hanımefendiler, AK Parti bünyesinden bahsediyorum. Bunların yazar, çizer takımının tamamı, 'Bu Meral Akşener de ne yapmak istiyor. Bu kadar yeter, Cumhurbaşkanı aradı. Bu kadın ne yapmak istiyor? Yeter, sen bir kadınsın, sus' dediler ve yazdılar. Şimdi kalkıp da tecavüze, tacize uğrayan bir kadının veya çocuğu tecavüze veya tacize uğrayan bir annenin hemen konuşmamasını onursuzluk olarak nitelendiriyorsanız aynaya bakın muhteremler."

‘SUSMADIĞIN ZAMAN DA ÇİRKEFLİKLE SUÇLANIYORSUN’

Herkesin bu açıklıkta konuşamadığını dile getiren Akşener, "Mesela şöyle olmuştu. 'Çocuğun, oğlun var cinayet işlemesin. Kocan var şunu yapmasın. Abin var böyle olmasın. Uzatma büyütme Meral' bu da dendi bana. Aileler bile devreye giriyor. Dostlar, arkadaşlar devreye giriyor. Herkes bir sağduyu timsali olarak o kadına 'sus' diyor. Susmadığın zaman da çirkeflikle suçlanıyorsun." dedi.

‘BİZLERİN GÖREVİ KADINLARI CESARETLENDİRMEK’

Bütün dünyada, kadınlara cesaret aşılayan bir "meToo" hareketi olduğuna işaret eden Akşener, "meToo" hareketinin, toplumun baskısından korkan, binlerce taciz mağduru kadına cesaret verdiğini söyledi.

Bu hareketin, 10 yıldır, 20 yıldır saklanan taciz olaylarının ortaya çıkmasına vesile olduğunu anlatan Akşener, "Ama tüm bunlar, torunu yaşındaki bir kadın siyasetçiye, sırf kendinden değil diye, 'vitrin süsü' diyebilen bir genel başkan ve onun meclis grup başkanvekilinin umurunda bile değil. Ne kadar acı değil mi? Oysa bizlerin görevi, kadınları, uğradıkları felaketlere karşı cesaretlendirmektir. Haklarını aramaları için cesaretlendirmektir. Şikayet edeni onursuz ilan ederek, bir travma daha yaşatmak değildir. Vicdan bunu gerektirir. Ahlak bunu gerektirir. Ve aynı zamanda onurlu siyaset bunu gerektirir." değerlendirmesinde bulundu.

‘HAKKINI ARAYAN HER KADIN ONURLUDUR’

“Tecavüze, tacize uğrayan kadınlar için şikâyet süresi mi var, 3 iş günü içinde şikâyetçi olmayana namussuz mu diyeceksiniz” diyen Akşener, “Kadın haklarını içine sindiremeyen erkekler yetmedi bir de seninle mi uğraşacağız? Zihniyetiniz batsın sizin. İster 1 gün sonra ister 10 yıl sonra söylesin, hakkını arayan her kadın onurludur." ifadelerini kullandı.