Okullar açılmalı mı?

Eski Ankara Barosu Başkanı Av.Sema Aksoy yazdı...

Okullar açılmalı mı?
Okullar açılmalı mı?

Eğitim hakkı mı, Sağlık hakkı, Yaşam hakkı mı ..

Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 1.Maddesine göre onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılmaktadır. Pandemi sürecinde korunması gereken en büyük değer, çocuklarımız, onların sağlığı ve yaşam hakkıdır. Çocuklara yaşanılabilir sağlıklı bir çevre, başta sağlık ve yaşam olmak üzere haklarına erişebildikleri bir düzen yaratmak devletin, velilerin ve tüm insanlığın görevi ve yükümlülüğüdür.

Bu süreçte dünya ölçeğinde bir milyarın üzerinde öğrencinin geleneksel eğitim ortamlarından uzaklaştığı biliniyor. Türkiye’ye de sıçrayan salgın sonrası okullar kapatılmış yüz yüze eğitim yerine çocukların da sağlığının riske atılmaması için alınan tedbirler kapsamında online eğitime geçilmiş ve öğretim dönemi bitirilmişti. Elbette herkesin isteği normal koşullarda yüz yüze eğitim. Ancak günlük vaka sayılarının binleri bulduğu, haftalık vefatın yüzleri geçtiği bu günlerde okulların açılması doğal olarak tartışmaya açıldı.

Bu süreçte devlet olarak, anne baba olarak sorumluluklarımızı bilmeli ve çocukların ihtiyaçlarını, değerlendirerek formüller gerçekleştirmeliyiz. Çocuk odaklı bakış geliştirmek ve pandemi süreciyle birlikte dünya düzeninin ekonomik, sosyal, siyasal olmak üzere tüm yönleriyle büyük bir değişim yaşamakta olduğu ve bu süreç sonrasında bir çok şeyin kalıplaşmış, kanıksanmış, klasikleşmiş olarak tabir edilen düzenin dışına çıkacağı gerçeğini görmek gerekiyor.

Bu çerçevede kararları alacak tüm ilgililere büyük sorumluluk ve görev düşmektedir. İdarecilerin kararları alırken bir çocuğun bile hayatının tehlikeye atılmasının vicdani ve hukuki sorumluluk getireceğini unutmamalı bağlayıcı ve zorlayıcı kararlardan kaçınmalıdır. Hiçbir gerekçe çocuğun üstün yararından yani sağlıklı bir ortamda eğitimini alma ve yaşama hakkından üstün değildir.

Çocukların başta yaşam hakları olmak üzere, eğitim hakkı Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak tarafı olduğumuz sözleşmelerin dışında Anayasamız ve Milli Eğitim Temel Kanunu ve diğer yasalarda da düzenlenmiştir.T.C.Anayasası’nda Devlet çocukların korunması için gerekli tedbirleri alır denilmektedir. AİHS 2. Maddesinde ifadesini bulan Yaşam Hakkı hukuk devletinin de temel değeri olup, diğer tüm hakların kullanılabilmesinin ilk koşuludur. Yaşam hakkı elinden alınmış bir insanın diğer hakları kullanmasından bahsedilemeyeceğine göre öncelikli olarak korunması gereken hak ve değerdir. Yaşam hakkı olağanüstü hallerde bile askıya alınamayacak haklardandır. Bu nedenle Devletin yasal mevzuat ve imzalanan sözleşmeler kapsamında ilk yükümlülüğü bu hakkı korumak, hakkın korunmasını etkileyecek tüm engelleri ve tehlikeleri ortadan kaldırmak, koşulların sağlıklı yaşam koşullarına uygunluğunu denetlemek ve bu koşulların sağlanmasını garanti altına almak ve insan yaşamını etkin bir şekilde korumaktır.

T.C.Anayasası’na göre Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür.” BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi’nin 14 No’lu Genel Yorumunda sağlığın, diğer insan haklarından yararlanabilmek için vazgeçilmez temel bir insan hakkı olduğu vurgulanmaktadır.

Çocuk Hakları Bildirisi’nde çocuğun gerek bedensel gerek zihinsel bakımdan tam erginliğe ulaşmamış olması nedeniyle uygun yasal korumayı da içeren özel güvence ve koruma gereksiniminin bulunduğu belirtilmektedir. Taraf Devletler çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler, çocuğun olabilecek en iyi sağlık düzeyine kavuşmasını sağlamak zorundadırlar.

Bu çerçevede de ilk sorumluluğun öncelikle çocuğun bakım ve gözetim yükümlülüğü olan tüm kurum ve kuruluşlar ile ana,babasına ve eğitim kurumlarına düştüğünü kabul ederler.

Taraf Devletler eğitim hakkını kabul ederler. Çocuk hakları açısından okulun fiziksel çevresi ve eğitim aldıkları ortamda çok önem taşımaktadır. Eğitim ortamı ve fiziksel çevrede sağlık açısından sorunlar varken onlara kendinizi koruyun demek, sorumluluğu çocuklara yüklemek mümkün değildir? Çocukları ilgilendiren her konuda onların haklarını koruyacak bir düzen oluşturmak ve kararlar almak biz yetişkinlerin birincil sorumluluğudur. Çocukların üstün yararı bu süreçte bir süre daha sonuçlar sağlıklı hale gelene kadar online eğitimlerin devam etmesidir. Bu devam ederken de devlete okul idarelerine ve ilgili herkese düşen görev eşitlikçi bir yaklaşımla çocukların eğitime erişiminin önünü açmaktır.

Birleşmiş Milletler (UN) Eğitim Ajansı tarafından yayımlanan raporda, dünyadaki yaklaşık 830 milyon öğrencinin okul dışında kullanabildiği bir bilgisayara sahip olmadığı, bu öğrencilerin yüzde 40'ından fazlasının ise erişebildiği bir internet bağlantısının bulunmadığı ifade ediliyor.

Unutulmaz film “Hababam Sınıfı”nın Mahmut hocası’nın repliğinde olduğu gibi “Okul sadece dört yanı duvarla çevrili tepesinde dam olan yer değildir, okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı. Öğrenmenin, bilginin var olduğu her yer okuldur.”

Artık bu süreçte okuldan geri kalmamak değil eğitimden geri kalmamak ilkesi ile hareket edilmesi gerekmektedir. Çocuklar siyasetin ve ekonomik kaygıların bir parçası yapılmamalıdır. Unutmayalım ki çocukların sağlığı olmazsa eğitim olmaz, geleceğimiz olmaz. Önce Sağlık Önce Yaşam Hakkı …