1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Özgür Özel: ‘Erdoğan İBB Başkanı iken 24 maaş alıyordu’

Özgür Özel: ‘Erdoğan İBB Başkanı iken 24 maaş alıyordu’

CHP tarafından Beyoğlu'nda düzenlenen ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitinginde yurttaşlara seslenen CHP lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İBB Başkanlığı döneminde belediyenin 7 ayrı iştirakinden 24 asgari ücret maaş aldığını iddia etti.

featured

CHP, 50. ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingini İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yaptı.

Özel, İBB Başkanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında verilen bir soru önergesine ilişkin “Elimde 1995 yılına ait bir soru önergesine İBB’nin verdiği bir cevap var. Belediye Başkanının, belediye iştiraklerinden aldığı huzur hakkı hakkında. İBB Başkanı Erdoğan, İstanbul Ulaşım Sayai A.Ş’den 16 milyon lira, İGDAŞ’tan 4 asgari ücretten 4 asgari ücret, KİPTAŞ yönetim kurulu üyeliğinden 4 asgari ücret, Kültür A.Ş’den 2 asgari ücret, Erdoğan bugünkü parayla 500 bin lira ayrıca 24 asgari ücret huzur hakkı almaktadır. Sen İBB Başkanı iken 7 firmadan 24 asgari ücret ‘ayrıca huzur hakkı almaktadır. Sen hem İBB Başkanı iken 24 asgari ücreti 7 firmadan alacaksın hem de İnan Güney’e Ekrem Başkan’a kara çalacaksın. Senin bunu alnına yapıştırmazsam.” dedi.

Özel, şunları söyledi:

“İnan Başkanı iftiralarla tutuklayanlar, eğer gerçekten yolsuzluk arıyor olsalardı, İnan Başkan onlara hediye paketi yaptı, teslim etti. İnan Başkanı gözaltına alanlar arama yapıyorlar ya… Gelen ekibe ‘Evraklar bunlar, alın tutanağa’ dedi. Sağ olsunlar, tutanağa geçirmişler. Tutanağa geçirdikleri dosyadan ne çıktı? 1-İnan Başkan’dan önceki belediye cephe giydirme işinin metrekaresini 550 TL’ye yaptırmış. İnan Başkan, bir yıl sonra aynı işi 72 TL’ye yaptırmış. 2-Özel günler için yapılan pankartların tanesi AK Parti döneminde 600 TL’ye yaptırılmış. İnan Başkan, bir yıl sonra 90 TL’ye yaptırmış. 3-AK Parti döneminde 6 aylık kurumsal iletişim hizmeti için 11,5 milyon TL ödenmiş, İnan Başkan bir yıl sonra 1,5 milyon TL ödemiş.

‘AKIN GÜRLEK’E SORUYORUM’

Sayın Akın Gürlek, belediye Sayıştay tarafından denetlenir. İçişleri Bakanlığı’nın yolladığı müfettiş denetler. Bir suç bulursa yazar, savcılığa bildirir, savcılık işlem yapar. Geçmişte denetlenmiş bütün dosyaları tekrar alan, tek tek bakan, oradan suç icat etmeye çalışan Akın Gürlek’e diyorum ki, Önceki AK Partili belediyenin yaptırdığının belgeleri poliste var, savcılıkta var. Hırsız arıyorsan, hodri meydan. Yarın Beyoğlu’nun önceki Belediyesi’nin kapısına dayan da görelim. Eğer, hukuk insanıyım diyorsan, yolsuzluğun peşindeyim diyorsan, namusum var, ben herkese eşit davranırım diyorsan, hadi bakalım Aziz İhsan Aktaş’ın çalıştığı AK Partili belediyelere git de göreyim.

19 Mart darbesinin üzerinden 161 gün geçti. O günden bugüne ortada iddianame yok, kanıt yok, iftira çok. O günden bugüne yargılanmıyoruz ama infaz ediliyoruz. Yargısız infaza muhatabız. AK Toroslar çetesi, hukuk tarihimize koca bir lekedir. Zekeriya Öz gibi şımartılan bu çete, hem adalete, hem ekonomiye, hem siyasete zarar vermektedir. Bunlar, çete üyesi olmayan şerefli yargı üyeleri için de tehdittir. Türkiye’deki yargıya güvenmek isteyen ama güveni kalmamış 80 milyon vatandaş için de tehdittir. Tuzla mitinginde bir avukatın adını da temin etmeye çalıştığı maddiyatı da ifşa etmiştim. AK Parti’nin kuruluş yıldönümünde onlara kuruluş hediyesi olarak MKYK üyeleri Mücahit Birinci’nin bir tutukluya gittiğini ifşa etmiştik. Yunanistan’a kaçan avukat için de, Mücahit Birinci için de önce Adalet Bakanlığı’na başvurdu, oradan izin aldı. Sonra bunların birisine ev hapsi, bir tanesine yurt dışı çıkış yasağıyla adli kontrol verdi. Kendi ayağıyla gelen Ekrem İmamoğlu’nun avukatına kaçma şüphesi var diyen, Yunanistan’a kaçarken yakalanana ev hapsi yeter diyen Akın Gürlek’e soruyorum. Sende şu kadar namus varsa, bunu niye yaptığını açıklarsın. Dünya kadar avukatı, evinden alıyorsun, AK Partili avukat olunca Adalet Bakanlığı’na soruyorsun. Bir avukat AK Partili olunca kanuna uymak, muhalifleri savununca kanuna uymamak hangi hukuk adamlığına yakışıyor? Senin alnını karışlayacağım, bunu bilesin Akın Gürlek.

‘ERDOĞAN’I YENECEĞİZ’

Adalet Bakanı’na soruyorum. Sen Adalet Bakanlığı’nı duvarda asılı bir tablo gibi mi, makam masasına konulmuş bir biblo gibi mi yapacaksın. Hala susacak mısın biblo bakan. Bu ülkede ikili hukuk vardır. Hukuk, Tayyip Erdoğan’ın muhaliflerine başka, yandaşlarına başka işlemektedir. Ekrem Başkan suçludur, eşinin yanında itiraf edeceğim. Ekrem Başkan, Tayyip Erdoğan’ı yenme suçunu işlemiştir. Ekrem Başkan bu suçu 3 kez üst üste işlemiştir. Ekrem Başkan niye tutukludur? Tutukluluk, bir tedbirdir. Erdoğan tedbir almak zorundadır. Çünkü Ekrem Başkan, bu suçu bir kez daha işlemeye yeminlidir. Bu memlekette Tayyip Erdoğan’ı yenmenin suç olduğu bu memlekette, biz hepimiz 10 milyonlar bu suçu müştereken işleyeceğiz. And olsun ki Tayyip Erdoğan’ı yeneceğiz, AK Toroslar çetesinden hesap soracağız.”

Hemşehriniz değil mi, komşunuz değil mi? Kasımpaşalı. Onu sevmiyor musunuz? O fakir sevmez. Yoksulluk sınırının altında maaş alana fakir diyoruz. Şu meydanda 86 bin TL’nin üzerinde maaş alan yok, herkes fakir. Oysa bu iktidar gelmeden önce öğretmenler, polisler, memurlar, esnaf, çiftçi, emekli fakir değildi. Ama bunlar geldiler, emekliler, asgari ücretli, memurlar fakir. Yandaş firmaların, beşli çetenin, 40 haramilerin 700 milyar liralık Kurumlar Vergisi’ni silmek için bütçeye para koyuyor.

Memleket maalesef 1990’lı yıllara döndü. Eskiden beyaz toroslar vardı, şimdi AK Toroslar var. Eskiden ekonomik kriz vardı, şimdi ekonomik krizin daniskası var. Eskiden ucuz ürün kuyrukları vardı. Şimdi ucuz et, ucuz ekmek kuyrukları var. Devleti çürüten kara bir düzen var. AK Parti bir kara düzen kurmuştur. Bu kara düzende AK Parti üyesine bile artık huzur yoktur. Bir avuç insanın, bir zümrenin partisi olmuştur. Üniversite bitirene değli, sahte diplomalıya iş veren, terfi veren, çalışana, kazanana hakkını veren, torpilliye hakkını veren, emekliyi, asgari ücretliyi görmeyen, zengini seven bir iktidar vardır. Demokrasiyle gelen, demokrasiyi rafa kaldıran bir iktidar vardır. Savcıları kendisine memur etmiş bir iktidar vardır. Dünyanın en pahalı etini de, en pahalı internetini de Türkiye’ye kullandıran, gençlerin umutlarını körelten, ailelerini kahpreden bir iktidar vardır. Hep beraber AK Parti’nin bu kara düzenini yıkacağız, bu iktidarı değiştireceğiz.

‘ERDOĞAN 24 MAAŞ ALMIŞ’

“Elimde 1995 yılına ait, bir soru önergesine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği cevap var. Belediye başkanının, belediye iştiraklerinden aldığı huzur hakları hakkında. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İBB Başkanlığı dışında İstanbul Ulaşım Sanayi Ticaret A.Ş.’den 16 milyon TL, o gün için dört asgari ücret, bugünkü parayla 88 bin TL. İGDAŞ’tan 4 asgari ücret, İstanbul Halk Ekmek’ten 4 asgari ücret, İSFALT A.Ş’den 4 asgari ücret, KİPTAŞ Yönetim Kurulu üyeliğinden 4 asgari ücret, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi Yönetim Kurulu üyeliğinden 2 asgari ücret. İstanbul Kültür A.Ş’den 2 asgari ücret. 24 asgari ücret. Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyken bugünkü parayla 500 bin TL, 24 asgari ücret ayrıca huzur hakkı almaktadır. Soruyorum, Ekrem İmamoğlu kaç tane almaktadır, sıfır. İnan Güney, sıfır. Sen hem İBB Başkanıyken 24 asgari ücreti 7 firmadan ekstra alacaksın, ondan sonra da İnan Güney’e, Ekrem Başkan’a kara çalacaksın, bunu senin böyle alnına yapıştırmazsam… Gökan Zeybek, al bunu Türkiye’nin önünde Tayyip Bey’in alnına yapıştır. Sen 7 şirketten 24 asgari ücreti çekeceksin her ay, sonra Ekrem İmamoğlu İBB’yi dolandırdı. Cebine kör kuruş koyan namussuzdur. Allah bütün hırsızların belasını versin.

‘MECLİS’İ FİLİSTİN İÇİN TOPLUYORUZ’

Dünyada haklının ezildiği, zalimin kayrıldığı bir düzen de İsrail’de var. Filistin’de büyük bir dram yaşanıyor. Netanyahu ile kayıkçı kavgası yapan ama Trump’a gelince susan Erdoğan’a söylüyorum. Pozisyonumuz belli. Bütün muhalefet partileri ile görüştük, hepsinin imzasını aldık, imza veremeyen bir siyasi parti de toplantıya katılacağını söyledi. Bugün yapamazlar, toplanamazlar, lüzumu yok dedikleri Meclis toplantısının başvurusunu yaptık, Cuma günü 14’te Meclis’i Filistin için toplanıyoruz. Filistin’e dönüp bakmayanlara inat, Filistin için Meclis’i olağanüstü topluyoruz. Söz bitti, gerek yok diyenleri millet görüyor. Samimi davetimdir, MHP’nin, AK Parti’nin bütün milletvekillerini bu tarihi sorumluluk için Meclis’e gelmeye, iktidar, muhalefet ayrımı olmadan İsrail’e haddini bildirmeye, Filistin’e sahip çıkmaya davet ediyoruz. Davet sadece muhalefetin değil Türk milletinindir. Erdoğan’a pozisyonunu yeniden gözden geçirmesi için çağrıda bulunuyorum. Benim pozisyonum partinin 3’üncü genel başkanı Bülent Ecevit’in Yaser Arafat’ın arkasında duran pozisyonudur. Bizim pozisyonumuz Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının FKÖ’nün arkasında durduğu pozisyondur.”

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!