Eray Çelebi
Eray Çelebi
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Öcalan’ın kapıcıları özerkliğin kapısını aralarken…

Öcalan’ın kapıcıları özerkliğin kapısını aralarken…

featured

Eray Çelebi yazdı…

Alaycı kuşlar vardır.  Duyduğu her sesi aynen taklit ederler. Sahiplerinin sesidirler.  Banu Avar bunu “Alaycı Kuş” kitabında çok güzel anlatır.

Meclis’ten çıkan ve “çerçeve yasa” adı verilen “PKK’ya af” yasasıyla 467 milletvekilinin alaycı kuş gibi ne kadar mahir olduğunu öğrendik.

Yalnız bir farkları var;

Sadece söyleneni taklit etmiyorlar, aynı zamanda komutları çok hızlı bir şekilde yerine getiriyorlar.

Bunların cinsi ne siz karar verin!

**
ÖCALAN İSTEDİ, AKP YAPTI

22 Ekim 2024’te açılımın yeniden başladığı günden bu yana teröristbaşı Öcalan’ın ağzından çıkan sözlerin harfiyen uygulandığı bir sürecin içindeyiz.

“Terör sona eriyor, Türkiye ekonomik külfetten kurtulacak, büyük bir refaha ulaşacak” diyen “yerli ve millilerimiz” gibi üfürmüyorum, kanıtlarıyla konuşuyorum.

‘KCK KANUN İÇİNE ALINSIN’

Öcalan; 2009’da Oslo’da başlayan 2015’e kadar devam eden açılımın birinci perdesinde, 7 Haziran 2013 tarihinde şunları söylüyordu;

“Heyet, süreç hızlanmalı diyor. Haklı olabilirler. Normalleşme bütün KCK yapısını kanun içine almaktır. Bunu bir türlü anlamıyorlar. Peki, şiddet tümden nasıl duracak, bu çelişki değil midir? Kanun dışındakini kanun içine almadan nasıl yapacaksınız? Daha önce bu geri çekilme yasası için de böyle yaptılar. Bunu Meclisten çıkarmak zordur dediler. Yasa çıkmazsa ben PKK’yi tasfiye mi edeyim?

Çekilmeden çekilmeye fark var. Tek taraflı bir çekilme olmayacak. Çekilme parlamento kararı ile olacak. Başbakan’ın “Çekilsinler, kendilerine karışmayız” demesiyle olmaz. TBMM onaylayacak, çekilme komisyonla olacak.”

Öcalan’ın temel talebi yasaydı, PKK’nın ve kendisinin meşruiyet kazanması için sürecin TBMM merkezli ilerlemesini istiyor, PKK’nın çatı yapılanmasının (KCK) kanun içine alınmasını istiyordu. Yasa çıkmadığı için PKK’nın silah bırakması ve örgütün tasfiye edilmesi söz konusu değildi.

‘PKK’NIN FESHİNE DAİR KANUN TASLAĞI ÖNERİYORUM’

Teröristbaşı yine 30 Mayıs 2025’te, yani 1 yıl önce komisyona “PKK’nın feshi, silahsızlanmasına dair kanun taslağı” önereceğini belirtiyordu;

“Bu parlamento komisyonu gelecek buraya. Çok sade bir şekilde bu olguya dayalı ‘PKK’nin feshi, silahsızlanmasına dair kanun taslağı’ öneriyorum diyeceğim.”

Sadece çerçeve yasa değil, sürecin bütün kritik adımlarında Öcalan’ın imzası vardı.

“MECLİS KOMİSYONU KURULSUN”

Öcalan, daha komisyon kurulmadan 30 Mayıs 2025 tarihli görüşme tutanaklarında komisyon kurulmadığı takdirde sürecin devam edemeyeceğini söylüyordu;

“Meclis komisyonu kurulsun… Komisyon hızlı devreye girmeli. Başka türlü olmaz.”

‘İMRALI’YA GELMEK ZORUNDALAR’

Öcalan aynı tutanaklarda daha kurulmayan komisyona tehditlerle “İmralı” misyonu biçiyordu;

“(Komisyon üyeleri İmralı’ya) Gelmek zorundalar. Gelmezlerse hepiniz ayağınızı ona göre denk atarsınız. Savaş riski artar gelmezlerse. Beklenen cehennem bu.”

“SÜLEYMANİYE” FORMÜLÜ

“Süleymaniye” tiyatrosu, yani sözde silah yakma töreni de farklı değil;

“Ben kriz aşılsın diye bir öneri yapayım. Bir grup silahları ile beraber Süleymaniye’ye gelsin. Hasta arkadaşlar gibi. Sağlık sorunları olanlar. Sonra tekrar silahlanırlar. Engelleyen mi var.”

HUKUKİ GÜVENCE…

Yine çerçeve yasanın 10’uncu maddesinde yer alan “Bu kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari ve cezai sorumluluğu doğmaz.“ hükmü…  Hukuki güvence, bebek katili tarafından 1 Haziran 2014’te talep edilmişti;

“Sizin hukukçularınızla bir çalışma yapsınlar. Siz hala güvencede değilsiniz. Kandil’e gidip geliyorsunuz. Yarın farklı biri çıkıp bunun üzerinden sizi idamla yargılayabilir. O nedenle önerilerinizi oluşturup tamamlayıcı yasalar konusunda hükümetle görüşün.”

Bitmedi…

ZÜBEYİR AYDAR, REMZİ KARTAL…

Saray’a yakın Abdülkadir Selvi’nin 5 gün önce yazısına konu olan, çerçeve yasa kabulü sonrası Avrupa’daki elebaşları Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal’ın Türkiye’ye gelip siyaset yapması da Öcalan’ın talebiydi. Hatta bu talebe Kamu Güvenliği Müsteşarlığı da onay vermişti. Açılımda ilk perde kapanmadan hemen önce, 9 Ocak 2015 tarihinde Pervin Buldan, Öcalan ve Kamu Güvenliği Müsteşarlığı yetkilisi arasındaki diyalog şöyle;

Buldan: Başkanım, daha aktarmamız gereken birçok konu vardı fakat zaman kalmadı. Selahattin Bey’in (Demirtaş) Remzi Kartal ve Zübeyir Aydar’la ilgili bir mesajı var. Arkadaşların seçim öncesi Türkiye’ye dönmesi sürece katkı sunabilir diyor. Ayrıca adaylıkları seçimde bize güç katar. Sizin bu konudaki düşüncelerinizi öğrenmek istiyor.

KGM: Bu konuda herhangi bir sıkıntı yok. Biz araştırdık. İstedikleri zaman gelebilirler.

Öcalan: Hayır, bir ay sabretsinler. Ben gerekli çağrıyı gerektiği zaman yapacağım. Selamlarımı iletirsiniz.

**
ÖCALAN’IN ‘SİVİL TOPLUM’ YAPILANMASI: ‘DEMOKRATİK ÖZERKLİK’

Anlayacağınız “Terörsüz Türkiye” denilen süreç, Öcalan’ın ağzına bakıyor!

Peki başından bu yana süreci yöneten Öcalan’ın bundan sonraki planı ne?

Bir diğer ifadeyle çerçeve yasa ile Suriye’den yaklaşık 2 bin, Irak’ın kuzeyinden 3 bin, cezaevlerinden çıkan 4 bin örgüt üyesi ne yapacak?

Geçen gün emekli Albay Orkun Özeller, Veryansın Tv Youtube kanalında yaptığımız programda PKK’nın şehirleri ele geçirme planını bölge kaynaklarına dayandırarak anlattı.

Özeti şuydu;

“2763 kontrol noktası kaldırıldı. Bu Irak’ın kuzeyinden Türkiye’ye kaçakçılık yapan PKK’ya büyük bir finansal kazanç. Bu kazanç PKK’nın şehir yapılanmalarına aktarılacak ve mali açıdan çöken örgüte can simidi olacak. PKK’nın ekonomik olarak güçlenmesiyle DEM Parti’nin bölgede daha da güçlendiği, neredeyse tek parti olduğu bir tablo ortaya çıkacak. Çerçeve yasadan faydalanan 10 bin teröristin DEM Parti listelerinden seçime gireceği ve bölgeye teröristlerin yığıldığı bir ortamda bölgedeki tüm şehir ve ilçeler PKK’nın eline geçmiş olacak.”

Aslında bu plan, Öcalan tarafından 24 Haziran 2013’te kurgulandı.

Biz en iyisi yine Öcalan’ı dinleyelim!

“Kürtler bu devlet içinde kendilerini sivil toplum olarak örgütleyecekler. İlk defa size söylüyorum: Toplumu sivil hale getirerek devleti çözüme zorlayacağız. MHP, ırkçılık falan, bunlar hep engeldir. Sivil sahayı hem demokratikleştirip hem de güçlendirerek bu milliyetçi tantanayı boşa çıkaracağız. Devletin bir parçası üzerinden değil, Kürtleri demokratik bir sivil toplum olarak örgütleyeceğiz. Demokratik özerklik de bunun içindedir.” (24 Haziran 2013 İmralı Heyeti ile Görüşme Notları)

İllerde, ilçelerde, mahallelerde örgütlenecek terör örgütü mensupları  “toplumu” sivil, yani devletten bağımsız bir örgütlenmeye zorlayarak “demokratik özerkliğin” ilk adımını atacak.

Ve 10 bin terörist, DEM Parti ile birlikte Öcalan’ın 21 Nisan 2025’te İmralı Heyeti’ne söylediği gibi; valiliklerin olmadığı, polislerin belediye başkanına bağlı olduğu bir yapı için çalışacak;

“Türkiye federasyondan çok çekiniyor. Bilerek özerklik demiyorum, yerel demokrasi diyorum. Ama bu da dünyanın her tarafında özerkliktir. Londra örneği böyledir, önemlidir. Seçilen belediye başkanı dışında ayrıca Vali yoktur. Yerel polis, yerel yapılar belediyeye bağlıdır. Türkiye’de de böyle bir demokrasi çerçevesi çizeceğiz. Bunu hangi blok desteklerse biz onunla ittifak yapacağız. Demokratik Cumhuriyet Bloku diyeceğiz. Önümüzdeki seçimlere böyle bir şeyimiz olacak.”

Evet, Öcalan’ın da dediği gibi PKK, bölgede “iktidar” olmak için seçimlere “özerklik” ittifakıyla girecek. İşte “çerçeve yasa” bunun ilk adımı!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!