'Pervinatör' için yargı zamanı!

'Pervinatör' için yargı zamanı!

Eğitimci Hüdayi Baş'ın, Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre'nin baskısına uğradığı ve baskı sonucu yaşamını yitidiği gündeme gelmişti. "Pervinatör" lakabıyla tanının Töre hakkında “taksirle ölüme sebebiyet vermek” gerekçesiyle suç duyurusu yapıldı.

Muğla Olgunlaşma Enstitüsü Müdür Vekili Hüdayi Baş’ın, usulsüzlüğe karşı çıktığı için Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre tarafından baskıya uğradığı ve baskı sonucu yaşamını yitirdiği iddialarının ardından Töre hakkında, “taksirle ölüme sebebiyet vermek” gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu. Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), sınava ilişkin iddialar hakkında soruşturma başlatıldığını bildirdi.

Baş, 8 Eylül’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirmişti. Baş’ın kalp krizi geçirmesinin arkasında, Töre tarafından, kuruma alınacak kişilerin listesinde usulsüzlük yapmadığı için “istifa et” baskısına maruz kalmasının olduğu belirtilmişti.Eşi Esen Baş’ın avukatı Yaşar Güzeller, Töre hakkında, “taksirle ölüme sebebiyet vermek” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Töre’nin, “mobbing ve baskıların verdiği manevi şiddet nedeniyle Baş’ın kalp krizi geçirmesine ve ölümüne neden olduğu” öne sürüldü.

Cumhuriyet'in aktardığına göre Güzeller, Usta Öğrenci alımı için oluşturulan sınav komisyonunun “usulsüz” oluşturulduğunu belirtti. Güzeller, “Kurum amiri başkan olması gerekirken ilçe milli eğitim şube müdürünü, komisyona başkan olarak atamışlar” dedi. Baş’ın, kazananlar listesinin değiştirilmesi yönünde baskı yapılmasının ardından Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’ne durumu ilettiğini ve “Yaptığın doğru, kazananları yayınla, biz arkandayız” yanıtı aldığını söyleyen Güzeller şunları kaydetti:

31 Ağustos’ta Hüdayi Baş, il milli eğitim müdürlüğüne gidiyor, Listenin değiştirilmesi isteniyor. Karşı çıktığında da kendisine kötü muamelede bulunuluyor. Liste elinden alınmak isteniyor ama vermiyor. Fenalaşıyor, 112 aranıyor ve hastaneye kaldırılıyor. Tedavisi sırasında, başka bir öğretmenin de bulunduğu esnada, ‘Bana köpek gibi davrandılar’ diyor.”